komşu

6 /
no one can hear her no one can hear her
benim bildiğim komşu kapıyı çalınca bir pişirimlik kahve ister...
olmadı soğan kalmamış der kuru soğan ister. olmadık zamanında tatlı yapacaktır şeker ister...hadi abarttı diyelim yan dairedeki teyzem gibi internet hattına ortak olmak ister.gündüzün sıcağında kapıya gelip "hocam çocukları pikniğe götürcez arabanızı alabilir miyim" ne demek yahu ?:)

hayır işin ilginci ben arabamı "bir yıl önce sattım" dediğimde inanmayıp küsmesi. bir de "günaydın" ve "iyi akşamlar"dan öte asansörde karşılaştığımız 2-3 dk dan başka bir tanışıklığımız da yok.

ilahi :)
nhxmh nhxmh
özellikle sese hassas benim gibi bir tip için gece vakti halay çeker gibi evde dolaşan insanlar zorlayıcı. yeni taşındığım binada adım manyağa çıkmadan bu dertten nasıl kurtulurumu düşünmeye başladım. kısacası komşuyu da tercih edebilsek keşke ev gibi.
feklavye feklavye
sabahın dördünden beri, akordu bozuk gitarına kafası güzel çığlıklarıyla eşlik edendir, allah belasını versindir.

dinine yandığımın ülkesinde kaçacak tek yerim uykuyken, bu bana yapılmamalıydı!
1
bülbülü öldürmek bülbülü öldürmek
allah büyük diyorum.
erkek erkeğe yapar, karı getirir bağırtır.
millette gram utanma yok.güm güm ayak sesleri . pat diye tabana bir sey bırakır. hoplayarak yerinden kalkarsın.
allahım sen büyüksün öyle bir dert ver ki bana verdiği rahatsızlığın, huzursuzluğun cezasını çeksin. gün boyu yorul, yorgun eve gel . evinde huzur bulama.
merope riddle merope riddle
seçmen sorgulama'da apartmandaki herkesi görebiliyorsunuz. karşı komşumuz yeni evli bir çift belli ki ikametgahları buraya alınmamış, ikametgah adresleri ise tahminimce uzak değil, gidip oy verecekler mi referandumda yoksa ''benim oyumdan nolcak be'' diye mi düşünüyorlar bilmiyorum ama iki gündür içim içimi yiyor. sorsam sapık gibi gözükürüm diye soramıyorum da, komşuyla derdim var sözlük.
deliadaminteki deliadaminteki
karşı apartmanın en üst katına bugün biri taşınıyor. bizde salonun perdesini komple açıyoruz. kadın girip çıktıkça bakıyor, deli etti beni. ablacığım ne var amk bok mu var bakıyorsun. rahatsız oluyorum bakma. belki buralarda görür okursun bakma amk karısı bakma. illa balkona çıkıp "hanımefendi neden sürekli evime bakıyorsunuz?" mu diyeyim. rezil mi olasın daha ilk gününde. izdırabını s*kiyim ablacığım.
birvarmisbiryokmus birvarmisbiryokmus
iki gecedir alt kattaki çift ölümüne kavga ediyor. adamın bağırması ağlaması hiç bitmiyor ama dayak yiyen kadın. çocukluk travmamı yeniden yaşattıkları için hayırla anmıyorum kendilerini.

polisi aramama rağmen 3. şahısların şikayeti işe yaramıyormuş. bakalım kadın ne kadar sabredecek.
zekzek zekzek
tatile girdik malum, şehre döndüm üst kat komşumun yanında sumo güreşçisinin fidan gibi kaldığını gördüm, maalesef güreşçi kadar narin yürümeyi öğrenememiş.... filler horon tepiyor ben dinliyorum....
skadi skadi
karşımda olanlar için söylüyorum. kendileriyle bir kere tanıştım, iki kız kardeş. doğru söylüyorlarsa biri bilgi' de bilmem ne bilmem ne okuyormuş, biri de odtü mezunuymuş. bi boğaziçi olmasa da "oha ne güzel aferin size kızlar, okuyun, okuyun" dedim. dayanamadım,"nerelisiniz bakiym dedim?" "samsun" dediler. " pek sevmem ama olsun o da iyi" dedim. (demedim tabi) yaşlanınca böyle apartman teyzesi moduna geçiyorsunuz. oğlum olsa alırım, o derece. neyse, sonra bi daha da yüzlerini görmedim. hayır yüzlerini göreydim de, seslerini duymayaydım, daha katlanılabilir olabilirdi. yemin ederim kahkaha mı atıyorlar, kişniyorlar mı, televizyondan mı geliyor çözemiyorum. ama kesinlikle rahatsız edici. yani gidip söylesem, kırmadan söyleyemiycem, kendimi tanıyorum.ben böyle şeylere çok dikkat ediyorum, zaten geç geliyorum, tv,müzik olayını abartmıyorum,enstrüman çalmak için normal saatleri seçiyorum, çaldığım zamanlarda biri şikayete gelecek filan diye ödüm kopuyor, hatta soruyorum bazen ses geliyor mu, rahatsız oluyo musunuz filan diye , kimsenin de bir gram şikayetini duymadım, hatta çal çal hoşumuza gidiyor diyorlar. ama bu kızcağızların olayını çözemedim. naabsam bilmiyorum.
3
skadi skadi
benimkiler cono çıktı ya.bildiğin öz hakiki cono. ha ben kendileriyle çok iyi anlaşırım, zira kendileriyle hayatımın çeşitli alanlarında fazlaca haşır neşir oldum ama kendi aralarında da anlaşmayı öğrenseler keşke. her akşam bir üst sokağa gidip, feryat figan kavga edip hiçbir şey olmamış gibi geliyorlar. ne bok varsa o sokakta.arada kim vurduya gitmesek bari.

edit: goygoy bir yana baya aşiret halinde filan yaşıyorlar sanırım ve kriminal tipler gibi duruyorlar. bize bi zararları yok gibi ama işte her hafta bir gürültü patırtı patlıyor muhakkak. naapsak bilemedim.

edit 2:adamların mercedes'i var lan. üstüne de yazmışlar : "adanalıyık". biz de dirsek çürütüp duralım valla. hayat hiç adil değil ya. neyse, bir gün papaz olursak çıkartıp kimliğimi göstersem, kütükten kurtarırım zaar. diğer komşular düşünsün.
9
kendini ahmet sanan süleyman kendini ahmet sanan süleyman
komşularım roman, insanı zorla ırkçı yapma potansiyelleri var.

bütün gün kavga-dövüş, en son evin babası (ladri di biciclette filmine mi özendi naptı pezevenk), bisiklet çalmış saklamaya çalışıyordu.

alkol var, bonzai var. içip içip allah'a sövüyor filan. hayrına biri dövse rahat edicem.
6
everybodyhurts everybodyhurts
apartmanda oturan insanlar için merdiven kullandığımız zamanlarda kalmıştır. asansörsüz binalarda yaşarken eve her giriş çıkışlarımızda komşularımızla apartman içinde rastlaşır, selamlaşır, bir çaya kahveye gel der ya da onlar tarafından çağırılırdık. şimdi asansörde denk geldiğimiz kadarıyla ancak simalarını tanıyoruz aynı binayı paylaştığımız kişilerin. onuncu kattaki nereden bilsin ikinci katta kim yaşıyor? ama tek tuşla her yere yetişebildiğimiz şu devirde kimin umurunda ki komşu?
6 /