komünizm

2 /
azwepsa azwepsa
en güzel bi şey olup en sevdiğimdir. tadından yiyemem. keşke komünizm gelse de şu belimin ağrısı da dahil tüm dertler bitse. tüm dertlere deva bir güzellik.
tonguç tonguç
dünya kaynaklarının hızla tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. hatta çok uzak olmayan bir zamanda “su” yüzünden kimi ülkeler arasında ciddi sorunlar yaşanacağı biliniyor. bunun yanında bu kaynakları en hızlı şekilde tüketen ülkeler aynı zamanda ekonomik güçlerinin baskınlığı ile ülkelerin ekonomik manadaki artılarını üzerlerine giderek artan bir arsızlıkla geçiriyorlar. standart sapma gittikçe artıyor. bu bağlamda kimi çevrelerin şu an için bundan daha iyi bir sistem yok diye savundukları kapitalist sistem insanları yakın zamanda yaşamaları kaçınılmaz "saf anarşi"ye doğru sürüklüyor. şu an için bu dünya düzeninde yaşamını devam ettirecek sağlıklı bir beden bulamayan komünist sistem ancak ve ancak bu saf anarşi sonrasında gelebilir ki bu da yakın bir zamanda olmayacaktır.

en basit tanımı ile komünizm, komün yaşamdan yani birikimlerin ortak bir cüzdanda toplanması ve herkesin yaşamını idame ettirmesinin de bu ortak cüzdandan yapılması mantığından hareket eder. burada cüzdan içindeki önemlidir (özellikle cüzdanı kullandım) bulunduğumuz çağda bu cüzdanın içindeki para olacağından komünist sistemde mertlik bozulacaktır ve beden sağlığını kaybedecektir. içerden sağlıklı yaşam alanı bulsada global bir dünyada elbet virus bünyeye iştigal edecektir. komünist dünyada maddi manada bağımlıklara yer yoktur. yukarıda da bahsedildiği –zengin adamın salak oğlu- üzere. maddi bağımlılıklarının zehrini tükürdüğü bir ortama hoşgörü nüfuz edemez ki komünizmden bahsediyorsak eşit haklardan yararlanabilmeden, birbirinin hakkına tecavüz etmemekten bahsediyoruz. bu da önceden diğer arkadaşlarımın da değindiği gibi hoşgörü sayesinde gerçekleşebilir.

bir kere her yönetim sistemi içinde bulunduğumuz kaotik yapıya uymalıdır. düzense en baba düzeni sağlayacağını vadeden komünizmdir;ama o düzenin içindeki düzenden başlayıp düzene giden düzensizliklerin yönetimi işte en fazla komünizmde zordur. kararlı bir yapıya ulaşmak inanılmaz bir bilinç gerektirir ki yapısı itibariyle insanların eğitilmişlik seviyesinin ya da okur yazarlık oranının yüksek olmasına çok fazla ihtiyaç duyar. uygulanmaya çalışılan ülkelerde bu verilmeye çalışılmıştır;ama birşey verilmemiştir. bu da halkayı dayanıksız kılmıştır. eğer insanlara verilen eğitimle beraber “etik” değerler de verilebilse o zaman daha sağlıklı bir sistem haline dönüşeceği kesindir. düzensizliklerin yönetimi o zaman daha kolay olacaktır.
alçaköfte alçaköfte
insanların uygulanması imkansız dediği için şimdiki zamanda imkansız olan sistemdir. ve uygulanması imkansız diyen insanlar acaba at gözlüklerini cüzdanlarının kabarıklığını ölçmekten çevirip milyonlarca aç ve sefil insana bakıyorlar mı!!
komünizm kapitalizmin köpekliğinden vazgeçmektir, vazgeçebilmektir kişisel hırslarından her insana eşit te bakabilmektir aynı zamanda.
sanitarium sanitarium
bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni demektir.aslen fransız olan communisme sözcüğünden türemiştir. özel mülkiyet yerine tüm mülklerin kamuya ait olması öngörülmüş böylece zenginleşen ve güçlenen bir burjuva sınıfının oluşması ve bu sınıfın emekçi sınıfı ezmesi önlenmek istenmiştir. bu bağlamda komünizmin din karşıtlığı ortaya çıkar.aslen komünizm din karşıtı değildir içerdiği sistem itibariyle dine gerek olmayacağını savunmaktadır.dinlerin toplumda ezilen sınıfların bir çıkış,haykırışı olarak doğduğunu iddia eden komünist manifesto ortadan sınıfları kaldıracak böylece insanların dine olan ihtiyacı ortadan kaybolacaktı. tarih incelendiğinde özellikle yahudilik ve hristiyanlıkın ezilen sınıfların omuzlarında ortaya çıktığı aşikardır. yahudilik mısırda taş işçisi olarak çalışan köle yahudilerin mısır yönetimine ve firavuna isyanı sonucu ortaya çıkmıştır.hristiyanlık ise ortadoğuda roma imparatorluğu tarafından rahatsız edilen yahudilerin hz isa yı takip etmesi sonucu bir direniş hareketinden ortaya çıkmıştır. sonuçta komünist düşüncenin ortaya attığı görüş doğrudur. ancak insanların her zaman manevi bir yönü olduğu unutulmuştur ne yazık ki. insanlar inanma ihtiyacı duyduğu içinde inanır. bu komünizmin en büyük eksikliklerinden biridir.
tantallos tantallos
tek partili dönemde ferdin ve milletin sömürülmesine engel olmak, insanların yoksulluktan kurtulmaları ve bir kelime demokrasiye kavuşmaları için çabalamış ve komünizmin ne olduğunu bilmeyenlerle, bildikleri halde işlerine gelmeyenlerce saldırılara maruz kalmış, kominist eşittir vatan haini suçlamasıyla öldürülen sabahattin ali'den : “biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun… biz istiyoruz ki , bu topraklar üzerindeki insanlar, kafalarında taşıdıkları fikirlerinden dolayı değil, bu yurdun ve bu halkın yararına yahut zararına yaptıkları işlerden hesap versinler. koltuğuna ısınmış beş on hazır yiyicinin menfaati değil, milletin hayrı düşünülsün… biz istiyoruz ki, bu topraklar ve onun üzerinde yaşayan insanlar, hiçbir yabancı devletin oyuncağı olmasın… dünya işlerinde politikamız, şunun bunun kölesi gibi peşinden giderek değil, bu milletin selameti için en iyiyi sağlayacak yolları bağımsız olarak seçmek şeklinde kendini göstersin… biz diyoruz ki : dostlar, kalemimiz, fikrimiz sterlin kölesi olmasın… vicdanımız doların esiri olmasın… düşmanın çizmeli istilasını tepelemek kolaydır. fakat bir kere sinsi sinsi dolar ve sterlin emperyalizminin sömürgesi olduk mu kurtuluş zordur. hem uşak olursunuz, hem de kendimizi efendi sanırız.”
elma kurdu elma kurdu
komünizmin en bilinen örneği olan sovyetler birliğinin en güçlü olduğu dönemlerde gençliğini yaşamış olan, geçen yıl tanıştığım rus bir bayanın anlattıklarına göre, o dönemde yaşayan insanların pek de hoşlarına gitmeyen bir sistemdir.evet herkes eşit, herkes zengin, herkese devlet eşit para veriyor ama gel gör ki insanların bu paraları harcayabileceği tek bir yer bile yokmuş.bütün insanlar ise tek tip ve devlet özel yaşamı bile kontrol ediyor.bunları da göz önünde bulundurmak lazım tabi.
stokman stokman
komünizm insanlara akıllıca gelmeyebilir; sömürge zihniyetini hırsızlık olarak değil de, akıllılık olarak gören bünyeler için gayet normaldir. ya da komünizmin bir ütopya olduğunu düşünebilirsiniz. ütopya denilen şeyin sınıflar ve toplumlar arasında nasıl farklı biçimlerde algılandığını öğrenmek gerekir. londra' daki bir çocuk için afrika' da insanların öldüğü yerler birer korku ütopyasıdır.. belki büyüyünce gidip oraları görecektir; hatta gözünün önünde bir insan açlıktan can verecektir. ama tüm bunlar kendisini etkilemediği sürece yalnızca birer kurgudur. işte insanı böylesine bencilleştiren bir düzendir kapitalizm. diğer yandan somali' deki bir çocuk için, güzel bir akşam yemeğinin ardından, sıcak bir duş sonrası anne öpücüğüyle uykusuna dalabildiği yer, bir ütopyadır.

kapitalizm sadece öcü patronlar düzeni demek değildir. peki, dünyada 2 tane dünya savaşına, hala sürüp giden ve gelişi kaçınılmaz olan savaşlara ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilecek şey nedir? kapitalizmin en vahşi hali: emperyalizm.. 1946' da birleşmiş milletlerin kurulması, kalıcı bir barış hali değil, geçici bir ateşkes anlaşmasıdır. bm' nin akıbeti, milletler cemiyeti' nin akıbeti ile aynı olacaktır. son ırak savaşı da bunun kanıtıdır. 60 yıldır kimse topyekün bir savaşa girişmedi diyeceksiniz(zaten sizin için dünya sadece avrupa' dan ibaret). ama biraz tarih bilinciniz varsa, bu 60 yıllık zaman dilminin insanlık için kısa bir an olduğunu farkedebilirsiniz..

"düzgün işleyen, haksız kazanç elde edilmesine karşı olan bir kapitalist düzen". "hak" kavramı bu noktada görecelilik gösteriyor. böyle zırvaları bir kenara bırakın. herkesin komik teorilerini kendine sakladığı bir düzen hayali kurabilirsiniz mesela. daha yerinde olur.
recai pengül recai pengül
bir ütopyadır. gerçekleşme ihtimali olmasa dahi insanlara bugünkünden daha farklı bir dünyanın hayalini kurma şansı tanır. ulaşılamayacak bir hedef olsa dahi bugünkü sistemin eksiklerini görmeyi kolaylaştırır.

en sevmediğim hâli romantik komünizmdir, "kapitalizm pis, komünizm cici." diyen hâlidir. eğer bir gün komünist ütopya gerçekleşecek olursa gerçekleşmesi insanlar için "iyi" olduğu için değil, kaçınılmaz olduğu için gerçekleşecektir. devrim yapmak için yani komünizme ulaşmak için her türlü romantizmin ötesine geçen bir gerçekçilik gerekir.

tarihe, insanların üretim ve yönetim şekillerine hâlâ kendi değer yargıları ile bakanlar çok şahane devrim edebiyatı yapabilirler ancak devrim yapamazlar.
recai pengül recai pengül
bir de (kesin literatürde adı konmuştur ama) benim tembel komünizmi dediğim cinsi vardır ki en sevdiğim komünizm budur. gelecekte, teknoloji sayesinde insanların yaşamlarını emek harcamadan sürdürebilecekleri bir toplumda paylaşabileceğimizden çok vaktimiz ve lüksümüz varken yaşanacak komünizmdir bu. bir tarafta bilgisayarlar ve makineler insanlığın her türlü ihtiyacını eser miktarda insan denetimi ile sağlayacak. bir tarafta da bu düzenin keyfini sürecek insanlar yaşayacak. temel ihtiyaçların ve onun da ötesinde bir kısım lüksün görünüşte bedavadan karşılandığı bir toplumda hala bireyci kapitalistler varsa türümüz şu anki düzeni hakediyor demektir. tarih öncesinin avcı toplayıcılarından bile daha çok refaha sahip olacağımız bir dönem olacak bu.
2 /