konservatuvar

sebze sebze
kampüsünün maçkada bulunduğu, benim girdiğim zamanlarda "aaah bizim dönemimiz ne güzeldi.." cümlelerini duyduğum, mezun olurken aynı lafları sarfettiğim güzide okulum. kanımca artık kapatılsa çok hayırlı bi iş yapılmış olur.
abdüş şuküfe abdüş şuküfe
başka bir bölümde okuyorsanız ve sanatla ilgili bir şey yapmak istiyorsanız ama hala okulunuza devam etmek zorundaysanız... içinizde ukte olarak kalacak bölümdür...
merope riddle merope riddle
güzel bir okulda ve güzel bir bölümde okusanız bile senelerce tiyatro bölümünde okumayı amaçlamış ve sırf ''aman evladım bir mesleğin olsun, tiyatroya sonra bakarsın'' ''aa bu kadar iyi puan aldın ne tiyatrosu, aç ölürsün aç!'' gibilerinden fikirler yüzünden okuyamadıysanız, kadıköyde konservatuvarın önünden geçerken, binanın kapısının önünde tartışan öğrencilere gıpta ederek bakarsınız, hatta abartıp ''abi var ya çok şanslısınız kıymetini bilin'' demek istersiniz. mezun olacağınız zamanı düşünüp ''22 yaş konservatuvar için geç değil kii'' diye düşünüp kendinizi mutlu etmek istersiniz. normal insanlar gibi bir tiyatro oyunu izlediğinizde efendice alkışlayıp evinize gidip uyuyamazsınız, aksine komedi bile olsa sahneye baktıkça kıskançlıkla birlikte ağlayasınız gelir.
tanım: kıymeti bilinmesi gereken eğitim öğretim yuvası
yerleşik yabancılığın acısı yerleşik yabancılığın acısı
genellikle her öğrencinin "burada herkes çok ikiyüzlü, herkes birbirinin arkasından konuşuyor" dediği ve anında başkalarının arkasından konuşarak kendisiyle çeliştiği bir garip okul.

kabul edin işte kardeşim, dedikoducusunuz, yüzeyselsiniz, önyargılısınız, müzikten (ya da sanat dalınız her neyse) başka hiçbir şeyden anlamıyorsunuz, kıskançsınız, komplekslisiniz, birbirinizle sidik yarıştırmayı marifet sanıyorsunuz ve o okulun dışında bir hiçsiniz.

hocalarımdan birinin çok güzel tanımladığı okuldur aynı zamanda:

- ya hocam burada herkesin babası zengin galiba.
- ne tesadüf değil mi nayloncuğum?
saykoşirin saykoşirin
rekabetin kıskançlığın dedikodunun bol olduğu yer. içinde sanat dışında türlü entrikalar ve haksızlıklarında olduğu eşsiz mekan. hiç bir kurum bu kadar renkli olamaz.
kibar feyzo kibar feyzo
annelerin anlamak istemediği yerdir. "ben tiyatro okuyacağım" dediğinizde "olum onu da oku yapma demiyoruz ki. ama hobi olarak yap. bir üniversiteye gir yanında onu da yap." dedikleri şeydir. 3 aylık dikiş nakış kursu tarzında sanmasa biraz muhabbet ilerleyecek ama hep aynı kavşakta dönüyoruz muhabbette.