korkarım

1 /
esdora esdora
bir ilişkinin gidişatını en iyi şekilde anlatan candan erçetin şarkılarından biridir. zaten son cümleyle de herşey kısaca özetlenmiştir.

korkarım tanışacağız sizinle
birkaç film seyredeceğiz belki de
ellerim tanışacak ellerinizle
seveceksiniz beni uzun uzun
içimde telaş olacak aşkınız
bir başka bakacağım günlere
dünler dahi değişecek gözümde
seveceğim sizi hem de çok

korkarım alışacağız birbirimize
hangi yemeği sevdiğinizi bileceğim
siz televizyona bakarken
ben saçlarımı öreceğim
konuşmadan oturacağız aynı evde
midem kasılmayacak artık sizi beklerken
seveceksiniz beni, hem de çok
ama işte, daha az bir keyifle

korkarım gideceksiniz sonra siz
biraz ferah ruhunuz, biraz üzgün
uykunun o ipek saflığında gelecek nefesiniz
özleyeceğim sizi, hem de çok
benden bir ses bekleyecek, aramayacaksınız
hem özleyeceğiz hem uzakta dinleneceğiz
ve işte böyle biz artık biz olmayacağız
korkarım tanışacağız, sevişeceğiz, ayrılacağız sizinle
sonbahar uğultusu sonbahar uğultusu
korkunun krallığı kitabından attila ilhan şiiri

ay soluk soluğa
yıldızlar akla ziyan bir irilikte
uzaydan yanmış kibrit kokuları
koklasam korkarım
koklamasam
gizli yılan ıslıklarıyla özsuyu zaptediyor
henüz birer iskelet gibi çıplak
asağıdan yukarıya ağaçları
çiçekleri uyandı uyanacak
koparsam korkarım
koparmasam
öyle yoğun bir elektrikle
çıtırdar ki saçları
kim değse tutaşacak
dokunsam korkarım
dokunmasam
gözleri bir yangın başlangıcıdir
dudakları kırmızı alarm
uğultusu şehre yayılır
sokak sokak
tutulsam korkarım
tutulmasam
heidi heidi
ziyadesiyle özet aşk tanımı içeren candan şarkısı...

ve işte böyle biz artık biz olmayacağız
korkarım tanışacağız, sevişeceğiz, ayrılacağız sizinle...
surrealkedi surrealkedi
aşk denen hadiseyi başından,sonuna harikulade anlatan candan erçetin şarkısı.
çok şarkısı güzeldir,ama bu cidden bir başka.
'biz' olmayı ve artık 'biz' olamamayı o kadar güzel,o kadar içten anlatan bir şarkı ki hayran olmamak elde değil.
hakkında aslında sayfalarca yorum yazılabilecek bir şarkı olmasına karşın zaten yazılabilecek her şeyi kendi içerisinde barındırmaktadır.aşk ...


korkarım gideceksiniz sonra siz ...
sezenehir sezenehir
ahmet kaya şarkısı.

gençliğimi kimse bilmez
sakallarımdan çocuk kokusu
ağzımdan ay ışığı fışkırır benim
ceketimi yağmurlara astığımdan beri
tehlikeli şiir okur
dünyaya sataşırım ben

güzüm baharlara
yüzüm yağmurlara
hüznüm dağlara küs

gözüm sabahlara
ömrüm topraklara
hüznüm dağlara küs

geceden karanlık sebebim
geceden mülteci kederim
korkarım dönmez yüreğim
korkarım güzelim korkarım

beni soracaklar
beni bulacaklar
beni yoracaklar yar

beni tutacaklar
beni yakacaklar
bana kıyacaklar yar...
ender gelişen ataklar ender gelişen ataklar
behçet gülas'ın karadeniz'in doğasını hiçe sayanlara, yok etmeye çalışanlara müthiş bir ironiyle yazdığı parça. ayrıca parçada tulumun kullanılışı da alışılagelmişin dışındadır, adamı bir farklı yapar azizim.

ben yol olmam korkarum
o kayalar ezerse, beni ezerse
ben yol olur uzarum
nazli yarim gezerse, beni gezerse
yılda bir kere olsun benden geçerse

ben su olmam korkarum
o adamlar keserse, beni keserse
ben su olur akarum
nazli yarim içerse, benden içerse
yılda bir kere olsun benden içerse

ben sis olmam korkarum
aydınlıklar biterse, benle biterse
ben sis olur gelurum
nazli yarim yiterse, bende yiterse
yılda bir kere olsun bende yiterse
hunharca vuvuzela çalan insan hunharca vuvuzela çalan insan
korkarım tanışacağız sizinle,
birkaç film seyredeceğiz belki de.
ellerim tanışacak ellerinizle,
seveceksiniz beni uzun uzun...
içimde telaş olacak aşkınız,
bir başka bakacağım günlere.
dünler dahi değişecek gözümde.
seveceğim sizi, hem de çok...

bayım sizi ilk gördüğüm gün, bende, epey derinlerde bir yerlerde, güneş tutuldu. mucizelere inanır mısınız? yok, ben inanmazdım. kendi güneşim tutulana kadar...
ne ayıptır bunu dillendirmek ama nafile, sizi bana yollayan, hani şu sevap ve günah olayımı en iyi bilen, o işte, biliyor içimi. dudaklarınıza soluğumu sıkıştırmamak için direndim. tanıştık.
ellerim, muhtemel ki başka bir hayatta, yani bilmem kaç yıl evvel tanışmıştı sizinle. boynunuza sarıldığımda, hesap kitap kapanmıştı geçmişle. yüzümü uzun uzun seyretmiştiniz. demem o ki, siz beni çok sevmiştiniz.
bayım? hatırladınız mı?

korkarım alışacağız birbirimize,
hangi yemeği sevdiğinizi bileceğim.
siz televizyona bakarken,
ben saçlarımı öreceğim.
konuşmadan oturacağız aynı evde,
midem kasılmayacak artık sizi beklerken.
seveceksiniz beni, hem de çok!
ama işte, daha az bir keyifle...

sol tarafınızda bir sancı mı var? bazı bazı kıvranıyorsunuz sanki? sol tarafınız, kalbe doğru? anladım. biraz fazla hızlı karıştım size. oysa ne hoştu detaylarınız. yer maydonozu seven ilk tanıdığımdınız. bayım? beni dinliyor musunuz? ah... uyuyakalmışsınız... duymamışsınız beni... üstünüzü örteyim.

korkarım gideceksiniz sonra siz,
biraz ferah ruhunuz, biraz üzgün...
uykunun o ipek saflığında gelecek nefesiniz,
özleyeceğim sizi, hem de çok...
benden bir ses bekleyecek, aramayacaksınız.
hem özleyeceğiz, hem uzakta dinleneceğiz.
ve işte böyle biz artık biz olmayacağız...
korkarım tanışacağız,
sevişeceğiz,
ayrılacağız sizinle...

bayım? mutsuzsunuz siz, özür dilerim.
böyleyimdir ben. mutsuz olunca biri, özür dilemek gelir içimden. ben yaptım derim saçlarıma, ellerime, gözlerime, dilime, aklıma, kalbime. böyleyimdir.
benden hiç özür dilenmedi, onun telaşı bu bende ki.
bayım? duymuyorsunuz sanırım beni, rahatça konuşabilirim...
öyle çok izledim ki sizi; yürüyüşünüzü, gülüşünüzü, elinizi saçınıza götürüşünüzü, yemeğe tuz atışınızı, öfkenizi, huzurunuzu... yanımdaki koltukta oturuyorsunuz artık. hiç kalkmıyorsunuz oradan. öyle çok biriktirdim ki sizi, size benzeyen bir hayalet edindim. toplarken şimdi eşyamı, çantamın ucundan bir hayalet tutuyor, sağ olsun, yardımcı oluyor. daima...
bayım,
özleyeceğim sizi... hem de çok...
yo mr white yo mr white
gençliğimi kimse bilmez,
sakallarımdan çocuk kokusu,
ağzımdan ay ışığı fışkırır benim.
ceketimi yağmurlara astığımdan beri
tehlikeli şiir okur,
dünyaya sataşırım ben..


diye müthiş bir girişi olan ahmet kaya parçasıdır.
1 /