köşeyi dönen adam

1 /
libertar libertar
bu film burjuva medya sansür sanatının doruk noktasıdır bence. film çok ustaca makaslanmıştır. helal olsun.

çok siyasal bir filmdir.

filmde kemal sunal zengin olmak için kupon biriktiren, evlenmek için işyerinden umutsuz bir şekilde zam bekleyen ve ev sahibi hacının(bkz: ali şen) kızına olmayan parasını yediren, yine umutsuz bir şekilde amerika'daki amcasından gelecek mirası bekleyen bir işçidir.

sonunda amerika'daki amcası ölür ve miras haberiyle etrafındaki bütün insanlar, adem'in çevresinde dönmeye başlar. hacı kızını verir, zam vermeyen müdür kemal sunal'ı şirkete ortak yapar, aptallığıyla dalga geçen mahalleli "adem adem çok yaşa amerika çok yaşa" diye sloganlarla karşılarlar mahalleye girişini.

fakat beklenen miras türkiye'ye gelip koca kutunun kapağı açılınca eşekle mister dörtnalla karşlılaşırlar ve aynı anda yüzlerini dönerler adem'den.

adem daha sonra gazetecinin verdiği akılla veterinere götürürler mister dörtnalın karnına bakmak için, ama mister dörtnalın karnı boştur. veterinere eşeğin boynundaki yazıyı okuturlar, eşeğin boynundaki yazıda; bu eşeğe iyi bak yeğen sana doğru yolu gösterecek odur gibi birşeyler yazmaktadır.

adem gazeteciyle işbirliği yaparak eşeğin karnında elmas olduğunu söyler ve çevresindeki bütün ikiyüzlü insanlardan intikamını alır. eşeğin karnındaki elması cerrahi bir operasyonla çıkartılmasını kabul etmez ve bütün bu kişileri bok nöbetine diker.

televizyonda izlediğimiz haliyle eşeğin sıçışını ve bok nöbeti tutanların eşeğin bokunu avuçlayıp elmas arama sahnesini, daha sonra adem'in duvar yazılarını tamamlamasını, patronların sınıfsal bilinçle yaptıkları kouşmaları, adem'in 1 mayıs kortejine katılışını ve işçi sınıfı partisine özgürlük sloganını atışını göremeyiz, zira bunlar sakıncalıdır.


sansürsüzünü bulun, izleyin, izletin...
chaghdash chaghdash
kemal sunal, hayattayken, bu kadar siyasi mesaj içeren filmin sansürlenmiş haliyle, bir "aile komedisi" olarak ekranlarda görünmesine karşı çok mücadele etmiştir. fakat telif hakkının tamamı yapımcı şirkette olduğu ve artık bu bir "kemal sunal filmi" değil, "bilmem ne prodüksiyon filmi" olduğundan bu uğraşında başarıya ulaşamamıştır.
yeşilçam yeşilçam
1978 yapımı türk filmi, yönetmen atıf yılmaz batıbeki, senaryo umur bugay,müjdat gezen(müjdat gezen'in "eşeğin karnındaki elmas" adlı öyküsünden) görüntü yönetmeni hüseyin özşahin, yapımevi çiçek film(arif keskiner) oyuncular kemal sunal, meral orhonsay, necla soylu, ali şen, özcan özgür.
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
sonunu göremediğimiz kemal sunal filmidir. bok nöbeti kimde repliğinden sonra film biter. filmin en komik karakterlerinden biri kesinlikle satırla traş olan ve nöbet arkadaşlarının zoruyla rakı içen hacı rolündeki ali şen'dir.
betatron betatron
sansürsüz versiyonundaki görüntüleri öğrendiğimde inanılmaz bir şok yaşadığım kemal sunal filmi.
tv versiyonundaki durup dururken biten son küçüklüğümden beri kıllandırmıştı beni.açıkçası bunu hep filmin eskiliğine bağlıyordum.işte kopyanın eksikliği falan filan.zira sansüre uğrayabilecek bir konusu olmadığından(en azından izlediğimiz versiyonda)bunun bilinçli yapılmış olabileceğine ihtimal vermiyordum.
gerçeği öğrendiğimde ise inanılmaz bir burukluk hissetim.hatta yıllarca tv kanallarının bizi aptal yerine koyduğunu öğrenince biraz kulaklarınıda çınlattım yayıncılarının.hayır madem sansürlenecek bir film olarak görüyorsunuz(ki bunun hiç bir haklı gerekçesi olamaz)3 ayda bir bu saçma versiyonunu niye yayınlıyorsunuz.insanları salak yerine koymak değilde nedir bu...
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
29 ocak tarihiyle kanal 7 televizyonu tarafından bir çok sahnesinin sansüre uğramasına rağmen bu güne kadar türk televizyonlarının istisnasız sansür uyguladığı sahneleri yayınlamasıyla şaşkınlık konusunda tavan yaptırmış kanal 7'nin yayınladığı filmdir. bok kelimesini, şükran ve müjde karakterlerinin kavga ederken bacaklarının gözüktüğü sahneleri ve şu an aklımda olmayan çok kaka kelimeleri ve sahneleri sansürleyen kanal 7 filmin son sahnelerini yayınlamıştır.
kerkerte kerkerte
film, stalin'in ayakkabıcı örneğini yaşatır. her yılbaşında alınan milli piyango biletini, her ultra mega süper kuponu ve zengin olma hayalini buruşturup yüzünüze fırlatır.

------spoiler-----

filmdeki, kemal sunal'ı etkileyen karakterlerden, odacının, "bir fabrikaya işçi yazılırım daha iyi" sözü ders niteliğindedir.

------spoiler-----
koseyidonenadam koseyidonenadam
nickimi aldığım kemal sunal filmi.

kemal sunal'ın müthiş mesajlar verdiği filmdir aynı zamanda. izleyiniz, izlettiriniz efendim tabi ki sansürsüzünü.
badanaadanadanaana badanaadanadanaana
türkiye sınırlarında çekilen filmlerin içinde sınıf bilincinin ve siyasetinin ne olduğunu bu kadar güzel ve bu kadar sade anlatabilen bir bulunsa bile iki film daha bulunamaz bence. en güzel yanı yönetmenin derdini anlatmak için filmi komplike hale getirmemesi. filmi izleyen- tabii ki sansürsüz halini- hemen herkes filmin mesajını anlayabilir. sosyalist içerikli bir film için olması gereken belki de en önemli özellik bu. bir yanda absürd ama sınıf çelişkileri etrafında örülmüş espriler var filmde; bir yanda sınıf bilinci olmayan bir insanın geçirdiği değişimleri anlatan ciddi bir olaylar örgüsü. levent kırca tarzı hicivde görülen güleriz ağlanacak halimize durumundan eser yok filmde. kupon sahnesi olsun, eşeğin karnında elmas aramalar olsun, yaşasın 1 mayıs yazısını silme sahnesi olsun hepsi doğrudan kapitalizme yöneltilmiş taşlamalar. bu noktada kemal sunal ile şener şen arasındaki ayrım ortaya çıkar. şener şen dürüst memuru, öğretmeni oynar. oynadığı filmler küçük burjuva kaygıların ön planda olduğu filmlerdir. kemal sunal ise kapıcı olur, çöpçü olur, çaycı olur ve kişilere değil kişiler üzerinden üretim ilişkilerine eleştiri yapılır bu filmlerde. bu film bana kalırsa kemal sunal'ın oynadığı en iyi filmdir. ve kemal sunal'ın niye büyük bir oyuncu olduğunu göstermek için köşeyi dönen adam'dan daha güzel örnek bulunamaz.
stavrogin stavrogin
kokuşmuş bireyciliğin içine hapsolmuş adem'in, kurtuluşu sınıfta bulmasının öyküsü. tüm film boyunca çevresinde yaşananları sorgular adem, sonunda sıra kendisine gelir. ''kime güvenecem lan ben'' derken; yanıbaşında kendinden olanları görür. yalnızca adem'in değil, insanlığın da kurtuluşudur simgelenen. zaten adem ismi boşuna seçilmemiş olsa gerek.
spancibab spancibab
"bir amerikan dergisinde okumuştum efendim, ciklet çiğnemeye alıştırılmış bir işçi sınıfı; çiğnemeyenlerden daha az hakkını arıyormuş."

gerçekten güzel bir filmdir. en iyi sahnelerinden biri muhtemelen kemal sunal'ın 4 zengin işadamının isteklerini karıştırdığı sahnedir.-evet klasik komediyi severim- ayrıca filmin en dikkat çeken karakteri, ileri teknoloji ciklet ve sakız ltd. şti.'nin devrimci çaycısıdır.(kesilen sahneleri de göz önüne alarak söylüyorum)
1 /