köylü bakış açısı

chosen35 chosen35
bu toplumun en büyük problemi köylü bakış açısıdır.
"köyündeki köylünün zararı kendi çapındadır, asıl problem şehirdeki köylülerdir" , diyordum ancak bu olay göstermiştir ki, köylü bakış açısı nerede olursa olsun zararlıdır. analiz - sentez - yorum melekelerinden yüzde doksan oranında yoksun, düşünce gücü kurnaz bir çakalınki kadar olan bu kesimin türkiyeye yön veren en etkili kesim olduğu bir gerçek.

son olay göstermiştir ki, ne doğru dürüst düşünebiliyorlar ne de üretim yapabiliyorlar.. bahçeye iki baş soğan ekip yumurtanın tekini bir liraya satmayı köylülük bellemişler. devlete düşen en önemli görev:

ya düşündürtün bunları ya da ürettirin...

boş boş oturup sağa sola sarmasınlar.
2
rocannon rocannon
köylü bakış açısı ile şehirde yaşayan eğitimsiz, cahil insanın arasında da fark vardır. köylünün dünya algısı sadece köyü ve arada sırada gittiği ilçe ile sınırlıdır. gündemi, kendine sunulduğu kadarıyla köyüne ve ilçesine ölçekleyerek değerlendirir. söz gelimi yaşadığı köy muhafazakar ve akp'li ise tüm ülkenin aynı olduğunu düşünür. istanbul'da chp'nin 4 milyon küsur oy aldığını idrak edemez. ona göre ülkenin yüzde doksanı akp'lidir. bu yüzden üç beş muhalifin gündemi işgal etmesi, ülke yönetiminde söz sahibi olmak istemesini kavrayamaz. hele orta ve batı anadoludaysa, daha önce yirmiden fazla kürdü bir arada görmemişse onları sadece dağdaki 2-3 bin teöristten ibaret olduğunu sanır. akp'ye oy veren yaklaşık 10 milyon kürt konusunda düşünmek bile istemez. çünkü onun düşüncesine göre onlar kürt değildir, akp'lidir. bırakın başka bir dili, kendi şivesinden farklı bir şiveyi bile yabancı olarak görür. farklı şive ile konuşan o kişi akp'liyse o kişiye gıpta ile bakar, imrenir, onu şehirli olarak görür. fakat muhalif biri ise o kişi onun anlayabildiği kadarıyla sakınılması gereken bir yabancı, kendine tepeden bakan bir şehirli, komünist ve vatan hainidir.

yaşadığı ülkeyi böyle algılayan birinin dünyanın geri kalanını, başka inançları, kültürleri nasıl algılayamadığını siz düşünün.

gerçek, gördüğünüz kadardır. görmediğiniz şey ya yoktur, yada tehlikelidir.
kubarova77 kubarova77
köylü bakış açısı zararlıymış.. umarım sadece yanlış bir kelime kullanımından kaynaklıdır. köylü dediğiniz insan da sizin gibi insanlar. bazı imkanlara onlardan daha çok sahip olmanız ya da onların olamaması bireyin suçu değil bu imkanları yaratmayan devletin suçudur. yurt dışında misal fakir dediğimiz bulgaristan ın bile neredeyse her köyünde bir okul, kütüphane ve spor alanı mevcutken bizim köylerimizde durum ne? çoğunda sağlık ocağı bile yok, okul yok, gelişim için alan yok. ne yapmasını bekliyordunuz? kademeli bir şekilde cahilleştirilen bir toplum var. bu insanlar sadece köylerde yaşamıyor, şehirlerde de varlar.
köylü sadece soğan eksinmiş, üretim yapsınmış.. ekonomi bu haldeyken bırak soğan çıkarmayı tohum almaya parası yok. bu saldırıların sadece cahillikten kaynaklandığını düşünmüyorum. ekonomik sebepleri de var. ha şu kısmı çok üzücü, keşke bu bir cenazede yapılmasaydı. büyük saygısızlık. bunu yapan kişilerin de nereye bağlı olduğu ortaya çıktı. provokasyon bilerek ve isteyerek seçim zamanları da yapıldı. küçük ilçelerdeki mitinglerde de oldu, şehirlerdeki mitinglerde de. kin ve nefrete sürükleyen medya ve devlet adamları olduğu sürece bu olaylar da azalmayacak.
sychtianarch sychtianarch
insanın içinde olacak diye bir laf var ya, çok doğru. vakti ile imkan olmayabilir, hayata 2-0 yenik başlayabilirsin vs fakat, bunların hiçbiri oturup kalkmayı, görgüyü, tuvalet temizliğini kapmaman anlamına gelmez.

türkiye genelinde şehirli orta sınıfa bakmak gerek. bu ailelerden birinde doğdum. saraylı değiliz. hal ve tavırlarımızı varlık ve ortalama gelir düzeyimize göre kontrol etmiyoruz. taşkınlık ve cehalet gelir ve alım gücü ile giderilmiyor. zaten sonradan görmelik bulunduğu yeri sindiremeyenlerin paçalarından akıyor.

türkiye'de seküler, orta gelirli kesimin bir çok eleştirilecek yanı var ki, ideali için bir iki nesil daha yontulmak gerek. bu elbette benim düşüncem. türkiye'de yaşam survival modunda sürdüğünden insanların zivandan çıktıklarını ve öncelik algısının bu şartlara göre şekillendiğini de kabul ediyorum. diğer taraftan ülkenin siyasi ve politik tercihlerin sonuçlarının ilk elden köylü zihniyetinin bir ürünü olduğu su götürmez bir gerçek.

mantıklı insanlar bindikleri dalı kesmezler. estetik, sanatsal algı ve takdir etme yetisi ve refah düzeyi özünde kendi varlığına isyan eden ecüş bücüş tiplerin yönetimi ile iyiye gitmez. bu anlamda elitizmi kötü bir şey olarak görmüyorum. battık batıyoruz.

hınç duygusu adalet getirmez. aslında köylü ve kentli ayrımı yaparken karşıtlık algısını hatalı buluyorum. köylü bakış açısından ziyade şehirlerde kimlik bunalımı yaşayan insanlar var. kabaca arabesk yavşaklığı dediğimiz davranışlar bu ayrımız daha iyi tanımlıyor. köylerde şehirlilerden ayadın insanlar da var.