kuaför değiştirme nedenleri

2 /
kumanda altında bulunmayan tekne kumanda altında bulunmayan tekne
size 'değiştirmeme' nedeni ile alakalı buz gibi hollywoodvari ama bi o kadar da traş bir hikaye anlatayım.

kahramanımız beykoz'da yaşayan bir vatandaş. hikayeyi kendi ağzından dinliyoruz.

-"kendimi bildim bileli aynı berbere giderim. mahallemizin berberine."

burda bi araya gireyim; tanıdığım beykozlular beykoz sevdalısıdır. beykoz milliyetçisidirler ve mahallecilik, mekancılık kavramlarının ciddiyeti tartışmaya kapalıdır.

-"damat traşı olmak için yine gittim. oldum traşı, benden 500 lira istedi; biraz bozuldum ama damat traşının şanındandır diye ses etmeyip verdim. sonra berber abimiz düğüne geldi benim kuşağa 1000 lira taktı."

sanıyorum tarafların kafalarında sims oyunundaki gibi yeşil artı çıktı ve ilişki seviyeleri ilerledi.
şimdi bu adam istese de başka berbere gidemez. istemez de.

hikaye tırt aslında. bu kadar yazmaya değmez. can sıkıntısı amk nabalım be sözlük. yazmayınca da niye yazılmıyor oluyor. yazan da ağlıyor yazmayan da ağlıyor.

sevgiler.
francesca francesca
ünviversite zamanlarında çok boş vaktim olduğu için kuaför işletmiştim. o dönem anladım işini hakkıyla yapmak isteyenler için zor meslek. oda toplantıları, seminerler, eğitimler, yarışmalar derken hayli yorucu olabiliyor. üstüne bir de saatlerce ayakta çalışılıyor. edindiğim tecrübeye göre çoğunlukla yetenek işi. mesela biri harika renklendirmeler yapabiliyor ama normal bir saç kesimi yapıyor ancak. kimisinin yeteneği tarz, stil muhteşem gözüken kesimler ama standart renklendirme yapabiliyor. işte burda özelleştirip ayıran etken, hen iyi renklendirme hem de iyi kesim yapabilirse oluyor. bilgi ve tecrübe de önemli. üstüne bir de davranış, üslup da nezaketliyse ordan yürüyüp gidiyor. genel olarak iki alanda da yetenekli olanlar biraz atarlı oluyor, çabuk sinirleniyor, sırf sen istiyorsun diye bir şeyi yapmıyor uygunsa yapıyor. işte burda o stres yönetimini iyi halledebilen kuaför benim için sanatçı, zanaatçı katagorisine yükseliyor.
kuaför suratsızsa, laubaliyse ve becerekiksizliğini örtmek için senin de saçın fön, maşa, boya tutmuyor gibi cümleler kurarsa,duyduğum anda bırak deyip terkediyorum. hoop başka kuaföre. başka kuaför yapabilirken ve sen bunu bilirken de insanların bu sözlerine katlanamıyorsun. saç bu nasıl şekil verirsen, nasıl boyarsan öyle olur. doğru ürün, doğru teknik, doğru yetenek. saygı, güleryüz. hepsi bu.
insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu insan kaynaklı ilişkiler sorumlusu
çeşitli sebeplerle ve bol atraksiyonlarla oluşan nedenlerdir.
kuaförlerle münasebetim sadece saç kesimiyle ilişkili. saçım zaten düz, fönü falan kendim hallediyorum. boyayı da en son bundan yıllar önce üniversiteye ilk başladığımda üniversiteye giriş kızılına boyatmıştım. sonra vizeler, finaller, sabahlamalar falan derken en son aynaya baktığımda gomünist kızılın yerini doğal saç rengimin aldığını görünce boyama serüvenine kendiliğinden elveda demiş oldumswh. genetik olarak beyaz da yok, yemişim boyasını...
ne anlatıyordum, en basit istekli müşterilerdenim. hiçbir şey yapma kardeşim, dediğim boyutta saçımı düz kes, ucundan al bırak. bu kadar...
sanki ben öyle dememişim gibi, ordan alır burdan alır, o yetmez aramakası kullanır. sonra makası bırakır ustura vurur...ulan saçı kedi kuyruğu kadar bıraktın. gösterdiğimiz 4 parmak ölçü oldu bize dolma parmaklarla 8 parmak ölçülü kesim... senin yapacağın işi dee, duvara astığın ustalık belgene dee... tövbestağ...
sonra yine aranır taranır yeni bir kuaför bulunur. lan bu adam bu işten ve en önemlisi, dediğimi anlıyor dersin veee... bir kaç ay sonra uğradığında adam dükkana yaptığı masrafı size kitlemeye çalışır. iki dekor değiştirmiş, havlulara da isim yazdırmış e neymiş efenim, "artık markalaşmanın zamanı gelmiş"-miş... ulan 60 liraya saç kesimi mi olur hırt... hayır bazen ruh halim düzelsin diye kestiriyorum, bir kesime 60 tl verince psikolojim yine bozuluyor... bir daha sana geleniin...
en nihayetinde bu kısır döngü yeni arayışlarla ya devam eder ya da kendine bir kuaför makası edinip kendi işini kendin halletme kısmına evrilir.
du'bakiyim buna da az kaldı...
tuzukuruhahahi tuzukuruhahahi
hiçbir iş bilmiyorlar ama ahkam kesiyorlar. bunlar hep cahillikten.işte zamanında hep havlu takıp asiyorlarmış demişler ki artık sen saç kes hep havlu kuruması beklenilmez piyasaya sürmüşler bizim başımıza kalmışlar akfksmk!
bunlara denk geldikçe kaçıyorum allah'larından bulsunlar.
2 /