kul kınadığını yaşamadan ölmezmiş

1 /
industronic industronic
doğru olduğuna inandığım bir söz. benim başıma gelmez, ben yapmam dememeli. insanlar bu sözü hatırlasalar birbirlerini kolayca yargılayıp aşağılamayacaklardır.
seneryocu2 seneryocu2
doğruluğu denenmiştir.bunun bugün yaşayan canlı bir delili olarak kendimi takdim ediyorum.

efendim.bendeniz 63 yıl küsur ay öncesinde annemin karnında henüz bir kaç aylık cenin olarak dolaşmaktaydım.rahmetli annem,köydeki bir evin önünden geçerken 14-15 yaşlarında bir oğlan çocuğu çıkar önüne...çocuk dünyalar güzelidir. o da ne bu güzel çocuğun sol kaşının üzerinde bilye büyüklüğünde bir şişkinlik yapan ur.çocuğun tüm güzelliğini alıp götürmekte.
rahmetli anneciğim;''ana der bu da ne böyle''

olayı unutur,aylar sonra beni doğurur.

o da ne ,sol kaşımın üzerine mini minnacık bir kabartı.

kabartı benimle birlikte büyüdü.azıcık akranlarımdan daha zeki olmam üzerine bu kabartı kusur olmaktan çıkarıldı köylülerimce,burada akıl vara çevrildi.büyüdüm öğretmen oldum .şişkinlik bilye büyüklüğüne erişti.
22 yaşında evlenmek günü geldi çattı.şu andaki kırkbir yıllık eşime,ne dersin aldırayım mi,senin için bir mahsuru var mi diye sordum.aldıralım dedi.
aldırdım gitti.

ama dostlar,meğer benim bütün aklım oradaymış.o günden beri beyinsizin biri olarak dolaşmaktayım toplumda...
so bad so good so bad so good
kızı olan oruspuyu oğlu olan ibneyi ayıplamasın `sözünü getirir aklıma.

yalnız doğruluk payı bizzzat tarafımdan yaşanmış aynı zamanda başkalarında da görülmüş olduğu için, kim için kötü bişey diyecek olsam artık dilimi ısırıyorum içimden şarkı söylemeye başlıyorum.

ha bir de ,

(bkz: alı rıza bey)
kilciklitazefasulye kilciklitazefasulye
bu lafın doğruluğunu çok trajikomik bir şekilde öğrendiğim için kimseyi kınamamaya özen gösteriyorum artık. hakkaten neyi kınasam, kibir yapsam anında başımda bitiyor.
bundan yıllaaar yıllar önce bir ramazan gecesi, ben daha bir üniversite talebesiyken, dayımlarda sahur yapıyoruz. dayımın kayınpederi de var... adamcağız yanımda oturuyor ama ağzını bir şapurdatıyor ki dersiniz yanınızda koca fili indirmiş bir varlık oturuyor, üstüne bir de her 2-3 dakikada bir geğirmez mi... yemek yiyemedim bir türlü, kibir yaptım sanırım. ama sonrası bana sağlam ders oldu açıkçası. o zamana kadar hayatı boyunca neredeyse hiç geğirmemiş olan ben, ondan sonraki iki hafta boyunca engellenemez bir biçimde olur olmadık yerlerde ve zamanlarda geğirmeye başladım... hadi hiçbiri dert değil de o dönem hoşlandığım çocuğun yüzüne karşı olmasaydı be
nükleer santral tamircisi nükleer santral tamircisi
doğru olduğu hadis-i şeriflerle sabit olan söz. hatta aslı hadis-i şeriftir ki buradan özetle böyle denmiştir. kul kimseyi günahından ve hatasından dolayı ayıplamamalı hele hele o günah veya hataları diline dolamamalıdır. belki kul diline o günahları doluyorken günahkar çoktan affedilmiş olabilir.
kutlubey kutlubey
bazıları "aklından bile geçirse" kınadığı kendisine yapışır.
bir arkadaşım volkswagen polo almış. araba konusunda tecrübeli birisi olarak (o sıralar 46. arabamı kullanıyordum.)"yeni araba aldım, bir bak." diye beni otoparka çağırdı. neyse, indim otoparka. bir de baktım mavi renkli bir araba. içimden "mavi renkli araba alınır mı hiç!" diye geçirdim. aradan birkaç ay geçti. arabamı satmış, 47. arabama bakıyordum. şimdiye kadar mavi renkli hiç araba almamama rağmen mavi renkli bir araba aldım ve o arabayı nasıl oldu da aldığıma hâlâ şaşıyorum. 9 ay sonra o arabayı da sattım. sattıktan sonra o arkadaşa durumu anlattığımda epey bir zaman muhabbet konusu oldu.
insan, ağzından çıkan lafa dikkat edecek hatta aklından geçirdiğine bile.
jadee jadee
bu ara teyzemle dilimizde olan laf.doğruluğu kanıtlandı çevremizde büyük konuşan insanlar tarafından.bu yüzden pek inandırıcı geliyor bu ara.
kutlubey kutlubey
sarışın ve rulet

iki gazino krupyesi canlari sikkin, rulet masasi basinda musteri bekliyorlardi. bu sirada cazibeli bir sarisin elinde usd 20.000 lik fisle masaya dogru yaklasti ve
- "pardon oynayabilir miyiz?" dedi. "ben kendimi ciplak olursam daha sansli hissediyorum" diye ilave etti ve ustundekileri bir cirpida cikardi. bu sirada da rulet çarki da cevrildi.
- "hadi bakalim, kazanacagiz, yeni elbiselere ihtiyacim var." dedi sarisin. kisa bir aradan sonra bir ciglik duyuldu:
- "evet, evet kazandim, kazandim." elbiselerini ve paralari toplayip gozden kayboldu.
krupiyeler birbirlerine bakakaldilar. az sonra biri digerine sordu:
- "fislerini hangi numaraya koymustu ki?"
- "bilmiyorum, sen bakiyorsun diye dusunmustum."
kutlubey kutlubey
loto kazanmak için

brandi adında "sarışın bir iş kadını"nın işleri çok kötü gidiyormuş. iflas edince yardım için tanrıya başvurmaya karar vermiş. gece yatmadan başlamış duaya; "tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim. eğer yakın zamanda elime para geçmezse evimi de laybedeceğim. lütfen lotoyu kazanmamı sağla." ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve başka biri kazanmış. yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua etmiş;"tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim, eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı da kaybedeceğim. lüften yarınki lotoyu kazanmamı sağla." ertesi gün lotoyu yine bir başkası kazanmış. sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye başlamış;"tanrım, beni neden unuttun? işyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor durumdayım, lütfen, lütfen bu seferki lotoyu kazanmamı sağla da işlerimi yoluna koyayım." birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla aydınlanırken gök aralanmış ve tanrı seslenmiş:
- brandi kızım, lotoyu kazanmak için önce loto bileti alman lazım...
1 /