kurtdereli mehmet pehlivan

nymphadora nymphadora
balıkesir'de koccaman bir heykeli vardır,yol tarafından değil de binaların olduğu,pehlivanın sağından geçilrken dönüp bakılası heykeldir. * *
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
kurtdereli'nin antremanları çok basittir. kışın çok yağlandığını farkeden bu koca pehlivan, kurtdere köyü'nün tüm kışlık odun ihtiyacını karşılamak için ormana gider, ağaçları keser ve tek başına köye getirirdi.
yorgun pijama yorgun pijama
kurtdereli mehmet pehlivan 1865 yılında şimdi bulgaristan sınırlarında bulunan ve buranın kuzeydoğusundaki tuna, beli lom ve pravadi çayı bölgeleri arasında kalan meşe, kayın, vb. ormanlarla kaplı türklerin yoğun olarak yaşadığı deliorman’da doğdu.

küçük yaşta ailesiyle birlikte göçmen olarak türkiye ye gelerek balıkesir’de kurtdere köyüne yerleştiler.

19 yaşında 189 cm. boy ve 123 kilo ile güreşe bu köyde başladı. zamanının başpehlivanlarından susurluğun kepekler köyündeki bir düğünde kendisinden yaşça ve tecrübece büyük olan “katrancı halil”e meydan okuyan körpe kurtdereli, hayatının en büyük yenilgisini alarak, adeta kan kusarak bir yıl yatalak kalmasına neden oldu.

birkaç sene sonra 1893 yılında gene bir turnuvada, kurtdereli, zamanının efsane güreşçisi, tüm zamanların en büyük güreşçisi koca yusuf’la güreş tutacağı zaman koca yusuf:
-“yazıktır, ezdirmeyin bu mehmet’i bana, o büyük pehlivan olacak” diyerek parsayı ona bırakmış ve büyüklüğünü bir kez daha göstermiştir.

bu tarihten sonra kurtdereli yaptığı güreşlerle tanındı. ünü balıkesir, bursa, çanakkale ve bütün ege ile marmara’ya yayıldı.

1899 yılında paris şehiri ödülü karşılaşmasına türkiye’den giden iki güreşçiden biri olan kurtdereliyi la figaro gazetesi şöyle tarif ediyordu:

başlarında geniş sarıkları, bol arnavut elbiseleri (!) içinde ikisi de insana kuvvet ve kudret hissi veriyor. etkilerinde kalmamak mümkün değil. bu adamları yenmeye imkân yok gibi.

kurtdereli mehmet ve katrancı halil, görüntüleriyle çevreyi o kadar etkilemişlerde ki iki fransız güreşçi sahneye çıkıp perişan olmaktansa maç yapmayarak yenilgiyi kabul ettiler. bunun üzerine seyircilerin merakını tatmin için turnuva dışı serbest güreş yapılmasına karar verildi. velo gazetesi olayı şöyle yazmıştı:

kurtdereli sahnede görününce salonda sesler kesildi. ağır ağır ilerleyerek rakibi bibi poire’yi yakaladı. aldığı gibi yere yatırdı: müddet 42 saniye.

kurtdereli ikinci maçında gene fransız rakibi 138 kiloluk daumas pique plangue’yu da tuşladı. burada kurtdereli ile katrancı arasında bir gösteri müsabakası düzenlendi. kurtdereli katrancının ayağını 6 dakika 20 saniye yerden keserek kazandı.



1900 yılının yazında paris uluslar arası fuarı nedeniyle bir dünya şampiyonası düzenlendi. kurtdereli paris’e geldiğinde ne şampiyonada yer bulabildi ne de güreşecek güreşçi.

bu sıralarda doğunun yenilmez şampiyonu hint kaplanı lakaplı gulam rüstem ile kendisine bir maç ayarlandı. iki saati aşan bir güreşten sonra kurtdereli gulam’ı yere attığında sol omuzu üzerine düşen gulam, güreşemeyeceğini söyleyince başka bir zamana ertelenen güreşte ikinci karşılaşma yapılacağı sırada gulam’ın hindistan’a kaçtığı anlaşıldı.
daha sonra londra, viyana, berlin’de yapılan turnuvalara katılarak adını tüm dünyaya duyurdu. kurtdereli, berlin’de yaptığı beş maçtan ikisini kazanıp üçünde de berabere kaldı.

1902 yılında bursa’da yapılan şampiyonada kurtdereli, finalde madaralı ahmet’i; istanbul’da yapılan şampiyonada da 2 metre, 150 kiloluk filiz nurullah’ı yenerek türkiye şampiyonu oldu.

1903 yılının ocak ayında istanbul safvet tiyatrosunda yapılan serbest güreş türkiye şampiyonasında kurtdereli; 1. turda ismail’i, 2. turda deli murat’ı, 3. turda talip’i, 4. turda madaralı ahmet’i, finalde de koca hasan’ı 5 saat 1 dakika da yendi ve türkiye şampiyonu oldu. bu güreş dört gece devam etti ve kurtdereli son derece güçlükle ve çift kaz kanadı ile kazandı.

fransız güreşi de denilen greko-romende ise kurtdereli 1. turda edhem’i. 2. turda tevfik’i yendikten sonra 3. turda neşat ile güreştiği sırada ayağından sakatlanarak şampiyonadan çekilmek zorunda kaldı.

kurtdereli mehmet pehlivan avrupa ve amerika’da pek çok turnuvalara katılarak başarılı maçlar çıkarttı.

koca yusuf - adalı halil - filiz nurullah - kurtdereli mehmet kuşağının büyük güreşçisi kurtdereli mehmet, idman yapacak güreşçi bulamadığından bir gün dört pehlivanla birlikte idman yapmak ister. ismail habib sevük "türk güreşi" isimli kitabında bu konuyu şöyle yazar:

kurtdereli mehmet pehlivan, koç mehmet, çırağı sebeblili hüseyin, paçacı ismail ve helvacı halil ile tek başına idman yapmaya kalkar. teker teker kimseyle idman yapamadığı için bu dört pehlivanla birlikte idmana başlar. kendisi yere yatar ve dört pehlivan dört bir yanından yapışırlar...

...bu bir kalkış değil bu bir zelzele idi. bütün seyirciler bir an içinde kulakları ve gözleriyle şaşkına döndüler. bir silkiniş, bir nara, bir kıyam, bir kıyamet ve dört pehlivanın dört çeşit manzarası: koç mehmet’in kolu şirazede kalarak kırılacak derecede tehlikeli bir vaziyette devrilişi... sarmalı kündeyi vuran sebeblili hüseyin’in elleri asılı kalıp sırtüstü uçuşu... boyunduruğu vuran paçacı ismail’in kollarını çözmeye vakit bulamayışı yüzünden kurtderelinin boynuna asılı kalarak havada sallanıp duruşu... ve helvacı halil’in mengeneye geçirmişçesine yakaladığı ayak bileklerini halâ bırakmadığı için ayaklarını kurtarmak zoruyla silkeleye silkeleye yürüyüşe geçen kurtderelinin arkasından göğsü yerlere sürtüne sürtüne yalpalı bir külçe halinde sürüklenip gidişi...

kurtdereli mehmet pehlivan, 1911 yılında ingiliz adams’ı, hollandalıyı, macar şampiyonu çaça’yı ve rus baradanof’u yendikten ve bütün karşılaşmalarını kazandıktan sonra cihan pehlivanı - cihan şampiyonu ilan edilmiştir.

kurtdereli son güreşini de yaptıktan sonra balıkesirli hacı kara mehmet vasıtasıyla kispetini kâbeye yollayarak er meydanlarından çekildi. 1939 yılında balıkesir’de vefat etti.

alıntı :http://www.forumca.gen.tr/showthread.php?t=280263
eni eni
doğru mudur yahut anlatıla anlatıla değişmiş midir bilmem, şöyle bir hikaye döner edremit körfezi'nde:

atatürk, kendisine ödül olarak, bin liralık, kendi fotoğrafının bulunduğu bir iş bankası çeki imzalayıp vermiş. pehlivan bir süre sonra bunu iş bankasına götürmüş, ödemesi yapılmış. tabii zamanı için muazzam bir para. yalnız kurtdereli hala beklemekteymiş. sormuşlar tabii 'bir isteğin mi var?' diye. pehlivan 'çeki bekliyorum' demiş. izah etmişler işte 'çek karşılığı bu parayı verdik biz sana, çek bizde kalıcak, para da sende'. diye. pehlivan çıkışmış; 'o zaman alın paranızı, verin çekimi orada atatürk'ümün imzası ile fotoğrafı var''.
ve parayı iade edip, çeki de cebine koyup gitmiş kurtdereli.
xaary xaary
bir sözü ile atatürk'ün övgüsünü toplamış ve bir miktar para ödülüne layık görülmüştür..
o meşhur söz ise;

"ben her güreşte arkamda türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürüm."