lao tzu

1 /
this is the end this is the end
iktisat biliminde 19. yüzyılda neoklasik iktisatçılar tarafından sıkça kullanılan marjinal fayda teorisini konfüçyustan önce bir tarihte söylemiştir. kendisi, "çok fazla mutluluk mutsuzluk doğurur" ya da "nimetler felakete yüz çevirir ve nimetler felakete dayanır" diyerek günümüz batı felsefesi ile şaşılacak derecede paralel düşüncelere sahiptir.

(bkz: marjinal fayda)
bru bru
çin kültüründe taocu eğilimlerin temsilcisi kabul edilir.gözden ırak ,sade bir yaşam sürdüğü söylense de hakkında bilinenler sınırlıdır.adalet üzerine söylemleri yunan felsefesi ile paraleldir.
"nimetler felakete yüz çevirir ve nimetler felaketlere dayanır."
freyjaa freyjaa
zayıf ne narin doğar insan
sert ve katı ölür
hayat verici özle dolan bitkiler yumuşaktır.
ama solgun ve kuru olarak ölürler
serlik ve sabitlik ölümün,
yumuşaklık ve kabulleniş ise yaşamın tarafındadır
bu nedenle uysal olmayan ordu hiç bir savaşı kazanamaz
sert bir ağaç kolayca kırılabilir.
sertlik ve direç kaybeder.
yumuşaklık ve dirençsizlik kazanır

lao tzu

joe hyams'ın "zen in the martial arts" kitabından alıntıdır.
anime anime
gerçekte kim olduğu hala bilinmeyen, taocu düşüncenin yaratıcısı filozof. bazılar onun dağlarda yaşayan bir münzevi olduğuna, bazıları ise o zamanlar var olan küçük krallıklarda yaşayan bir alim olduğuna inanır.

ayrıca konfüçyus'e, i ching'in 64 heksagramının derin anlamlarını anlamasına yardım ettiğine inanılır.

bu bilinmeyenlerin yanında lao-tzu hakkında bilinen tek şey, taocu düşünceyi anlattığı tao te ching'i yaratmış olmasıdır.
puxa vida puxa vida
"acele karar vermeyin. o zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. karar aklın durması halidir, karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. oysa gezi asla sona ermez. bir yol biterken yenisi başlar. bir kapı kapanırken, başkası açılır. bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz."
hisstt hisstt
çin düşünürü lao tzu’nun bir öyküsü...

köyün birinde bir yaşlı adam varmış. çok fakirmiş ama
kral bile onu kıskanırmış... öyle dillere destan bir beyaz atı
varmış ki, kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin
tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış..
"bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan
dostunu satar mı" dermiş hep. bir sabah kalkmışlar ki,
at yok. köylü ihtiyarın başına toplanmış: "seni ihtiyar bunak,
bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. krala
satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.
şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...
ihtiyar: "karar vermek için acele etmeyin" demiş.
"sadece at kayıp" deyin, "çünkü gerçek bu.
ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.
atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı?
bunu henüz bilmiyoruz. çünkü bu olay henüz bir başlangıç.
arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."
köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.
aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş...
meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.
dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.
bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.
"babalık" demişler, "sen haklı çıktın. atının
kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu
oldu senin için, şimdi bir at sürün var.."
"karar vermek için gene acele ediyorsunuz"
demiş ihtiyar. "sadece atın geri döndüğünü söyleyin.
bilinen gerçek sadece bu. ondan ötesinin ne getireceğini
henüz bilmiyoruz. bu daha başlangıç.
birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz
kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?"
köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler
ama içlerinden "bu herif sahiden gerzek" diye geçirmişler...
bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan
ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.
evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman
yatakta kalacakmış. köylüler gene gelmişler ihtiyara.
"bir kez daha haklı çıktın" demişler.
"bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre
kullanamayacak. oysa sana bakacak başkası da yok.
şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın"
demişler. ihtiyar "siz erken karar verme
hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş.
"o kadar acele etmeyin. oğlum bacağını kırdı.
gerçek bu. ötesi sizin verdiğiniz karar. ama acaba
ne kadar doğru. hayat böyle küçük parçalar halinde
gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez."
birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu
ile saldırmış. kral son bir ümitle eli silah tutan
bütün gençleri askere çağırmış. köye gelen görevliler,
ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri
askere almışlar. köyü matem sarmış. çünkü savaşın
kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya
öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.
köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "gene haklı
olduğun kanıtlandı" demişler. "oğlunun bacağı kırık
ama hiç değilse yanında. oysa bizimkiler,
belki asla köye dönemeyecekler. oğlunun bacağının
kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..."
"siz erken karar vermeye devam edin" demiş,
ihtiyar. "oysa ne olacağını kimseler bilemez.
bilinen bir tek gerçek var. benim oğlum yanımda,
sizinkiler askerde... ama bunların hangisinin talih,
hangisinin şnssızlık olduğunu sadece allah biliyor."

lao tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

"acele karar vermeyin.
hayatın küçük bir dilimine bakıp
tamamı hakkında karar vermekten kaçının.
karar; aklın durması halidir.
karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi,
dolayısı ile gelişmeyi durdurur.
buna rağmen akıl,
insanı daima karara zorlar.
çünkü gelişme halinde olmak
tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.
oysa gezi asla sona ermez.
bir yol biterken yenisi başlar.
bir kapı kapanırken, başkası açılır.
bir hedefe ulaşırsınız ve
daha yüksek bir hedefin hemen
oracıkta olduğunu görürsünüz."

ilim, akrabalar tarafından yağma edilmeyen, hirsizlar tarafindan calinamayan ve baskalari ile paylaşınca azalmayan yegane servettir...
anime anime
“knowing others is intelligence; knowing yourself is true wisdom. mastering others is strength; mastering yourself is true power. if you realize that you have enough, you are truly rich.” - lao tzu, tao te ching.
infamis infamis
'sözlerdeki incelik güven yaratır. düşüncedeki incelik derinlik yaratır, duygulardaki incelik ise sevgi yaratır.
bunlara sahip olan insan ise her zaman kendini aratır..! ''

demiş zamanında...
1 /