laptop kamerasını bantlayan insan

7 /
rouxdoux rouxdoux
en büyük özel hayat aktivitesi laptop başında burun karıştırmak olan ezginler tarafından mizah malzemesi yapılmaya çalışılan ilkel ve rakipsiz siber güvenlik yöntemi.

bu asosyal kukumav kuşları aileleriyle birlikte yaşadıkları evin salonuna dahi 3 haftada bir çıkan tipler. salın gitsin...

aklı başında insanın kamerası bantlı olur.
dudu hatın dudu hatın
polis virüsü ile tanışmış kişidir. 10 yıl kadar önce laptopda sanal oyun oynarken bu polis virüsün girmişti bilgisayarıma. o anki fotoğrafımı çekmiş, ekranın sağ tarafına yerleştirmiş, sol köşede de emniyetin amblemi. altta da bir metin. yasaklı sitelere girdiniz (çocuk pornosu gibi) o yüzden emniyet tarafından bilgisayar bloke edildi gibi bir şeyler yazıyordu. tekrar çalışması için para yatırın falan tarzında dolandırıcılık yapanlar var. tabi ki inanmadım, para yatırmadım. ama o nasıl bir fotoğraftır yahu. böyle çirkin, kara, madde bağımlısı bir tip gibi duruyordum. burun karıştırırken resmimi çekseler daha iyiydi. moralim çok bozulmuştu. aynı şoku bir daha yaşamamak için uzunca bir zaman kemarayı bantladım.
man man
ben değilimdir.

fbi ajanlarını benim gibi bir yaradılış harikasını dikizlemekten mahrum bırakmak hz.süleyman olup zekat vermemek gibi bir şey olur çünkü. böyük günah.

çıplak yattığım gecelerde özellikle laptop açık yatıyorum ki mükemmel insanların da gece osurabildiğini görsünler.

peşin edit:

eksi butonu tatlı geldi değil mi :) bas hadi bas götün soğusun :)
seanvictorydawn seanvictorydawn
dünyada olup bitenlerin farkinda olan akilli insandir.

çocuk pornosu 'nun rusya ve nijerya basta olmak üzere 820 milyon izleyicisi, takipçisi, uploader'i ve downloader'i var dunyada.

bu videolari laptop ya da akili telefonlarindan izleyenlerin kendilerinin haberi dahi olmadan çekilmis vesikalik resimleri arsivleniyor. porno izlemek suç deĝildir; ancak basvurduĝunuz islerde sicilinizde yazar: istanbul emniyet müdürlüĝü 'nün tespit ettiĝi 2 buçuk milyon çocuk pornosu seyircisinden biridir diye. ve sebebini bilmezsiniz bile ama isyerinden çikarilirsiniz ve bir daha da is bulamazsiniz.

sadece çocuk pornosu deĝil, korsan dvd saticilari ve program hackerlerini da desifre etmek için uydular vasitasiyla kisisel laptop kameralardan spy ve worm yardimiyla fotograf çekiliyor.

ben 3 gunde bir i.p. kodumu degistiririm, aylik olarak internet browser'imi kilitlerim,yeni browser'a geçerim(baska ulkeden), gene baska ulkeden yeni vpn'e geçerim ve fotografta gordugunuz gibi kameram daima bantlidir. bir özel dedektif bile bu tedbirleri aliyorsa, her insanin almasi gerekiyor:




yörungede dolasan uydular ne ise yariyor, acaba hiç dusundunuz mu?
2
azureel azureel
bu konuda en çok sorulan iki soru sanırım "niye kameramızı bantlıyoruz" ve "beni kim ne yapsın" şeklinde. ikisini de dilim döndüğünce yanıtlamaya çalışayım.

1. niye kameramızı bantlıyoruz?

kimilerine göre paranoyak bir yaklaşım olsa da, haklı bir çekinceden kaynaklanmaktadır. (bkz: captivatedaudience) [0]

cihaz kamerasına izinsiz erişimle görüntü alınmasını engellemek için donanımsal olarak ilgili komponentlere bağlantıyı kesen anahtar (bkz: hardware kill switch) içeren cihazlar piyasada bulunabilir [1]. sadece kemara değil, mikrofon da uzaktan dinlenebilmektedir. mobil telefon alternatifi olarak pinephone isimli bir android cihaz da piyasada bulunmaktadır [2].

bu cihazların hepsi ihtiyaçtan üretildi. bunun dışında, nato'nun 1970'li tarihlerde üretilmiş bir bilişim sistemi koruma standardı bile vardır ki o ayrı bir yazının konusu (bkz: tempest).

2. beni kim ne yapsın?

diyelim ki isminiz "ahmet öztürk" ve aslında spesifik olarak siz "ahmet öztürk" kişisini hedefleyen kimse yok. ha illa virüs yemenize gerek de yok, işletim sistemi hatta işlemci seviyesinde donanımsal açıklar ile buna müsaade edilmiş (daha doğrusu açık verilmiş) olabilir. intel işlemcilerde nsa'in uzaktan erişmesine müsaade eden kod parçaları olduğu biliniyor (bkz: intel me)[3]. sebebi ne olursa olsun, eğer kullandığınız bilgisayarda açık varsa sizin mahremiyetiniz ihlal edilebilir. bu tip virüs tarzı içeriklerle de tüm savunmasız sistemlere erişilmektedir ve sizlerin bilgileri toplu hale bir yerlere aktarılmaktadır.

topluca alınan verilerin içinde ahmet öztürk'ün de bilgisi var, ayşe yılmaz'ın da.

big data dediğimiz konsept burada ortaya çıkıyor ve spesifik kişi hedeflenmeden, herkesin verisi alınıp işleniyor. ahmet'in ses kayıtları[4], veya ayşe'nin telefon kamerası ile çektikleri arşivleniyor. sonrasında kişiye özel hedefleme yapılabilmek üzere bu içerikler tasnif ediliyor. kategoriler her şey olabilir: "x partisine oy verme potansiyeli olanlar [5], hükumet karşıtları, eşcinseller, hırsızlık yapanlar, tehdit edilebilecekler" vs. kategorize edilmiş bir insana da doğru hedefleme yaparak istenilen algı oluşturulabilir. bununla ilgili detaylı bir yazıyı bilahare yazmayı planlıyorum ama şimdilik bu yeterli.

hasılı neymiş, sizi hedeflemiyorlar. herkesi içine alan bir sistem yapıyorlar ve siz de oradaki bir parça olarak dahil oluyorsunuz yığının içine. zamanı geldiğinde doğru içeriği görmeniz, doğru ürünü satın almanız, doğru politik harekete meyletmenizi sağlayacak içerikler size sunulmak üzere kategorilendiriliyorsunuz.

olay bu.


[0] www.wired.com

[1]https://puri.sm/learn/hardware-kill-switches/

[2] store.pine64.org




[3] www.csoonline.com

[4] www.independent.co.uk

[5] techcrunch.com
2
sychtianarch sychtianarch
google'da çalışan doktoralı bir arkadaşım var. o'nunki kapalı. vardır bir bildiği dedim, ben de kapattım. telefonlar için aparatlar var. türkiye'de henüz satıldığını görmedim. yapıştırıyorsunuz, kamerayı kullanmak istediğinizde sürgüsünü açıyorsunuz.


mhp ve chp fetö örgütünün izleme azizliğine uğradığı dönemi hatırlarsınız, rte'nin eline bu görüntüleri vermişlerdi. o da görüntüleri izlerken yine laptop kamerasından görüntülenip kaydedilmişti...

bugün belki hukümetle ters düşmediniz, küçük dağları da yaratmadınız; belki isim benzerliğinin azizliğine uğradınız veya yazıp çizdiğiniz bir şey birilerini rahatsoz etti, mahkme emri vs olmadan ruhunuz duymadan izlenirsiniz. internet teknolojileri ve sosyal medya bizi hiç alışık olmadığımız türlü tehlikelere açık hale getirdi. zaten ürün tanımları için kendimizle ilgilir bir çok biligiyi gönrüllü şekilde sosyal medya hesabı açarak vermeye devam ediyoruz. şöyle ki algoritmalar kendiniz hakkındaki içgörüden daha isabetli çalışıyor. siz depresyonda olduğunuzu fark etmeden, farkında oluyor.

bugün için abd'de devletin özel girişmiler üzerindeki gücü kanunlarla sınırlandırılmış olabilir, türkiye vs benzeri zottirik devletlerde aynı durum söz konusu değildir. ellerinden gelse yatak odanıza kadar girip, cinsel pozisyonunuz helal mi diye bakmanın yoluna bakarlar. mevcut kanunları uygulayan da nihayetinde insandır. facebook'un trump kampanyasına kullanıcıların bilgilerini verdiği ortaya çıktı. dolayısı ile hem devletlerin hem de özel girişimlerin thedidi altındayız. bu ikisini dengeleyecek bürokratik kurumlar korkarım çok etkili olmayabilirler. benzeri platformlar kar ettikleri müddetçe diğer ülkelerde vergi ödemek pahasına yayılabilir ve o ülkenin baskıcı emellerine boyun eğebilir. google email hesabınızın içeriğini ve bağlantılı hesapları ip numaraları ile beraber kuzu kuzu verebilir. bir ülkede ofis açıyorsanız, zike zike kanunlara tabi olmak durumundasınız.

çin mesela, işi bir kaç adım daha öteye görütürüp sizi görsel kimlikten ziyade yürüyüşünüzden tanıyan yapay zeka programları kullanıyor. baskıcı totaliter rejimler teknoloj,ye gücü yettikçe haklarınızı ihlal ederler. teknolojiye gücü yetmeyen iran ve türkiye gibi yarım yamalak olmamış devletler teknolojiyi ithal ederek erkin devamını sağlamaya bakar. açıkçası ambargolara falan güvenmeyin. teknolojik alt yapı parayı döktüğünüz zaman emrinize amade.


kamera ve mikrofon kapatmaya kadar endişelenmemiz gerekenler çok. yine de şimdilik etkili bir önlem gibi görünüyor. evin perdesini kapatmak gibi. en azından psikolojik olarak rahatlatıyor. bu durumda kendince önlem alan insanlarla dalga geçmek iyi bir şey değil. hemen her konu taşak malzemesi yapılabilir. başınıza gelirse başkasına örnek olmak var.
7 /