lasik

zeus zeus
lasik; göze uygulanan bir ameliyattır, bir teknolojidir..işlemi zarar görmüş gözün saydam tabakasını tekrardan excimer laser yardımıyla kalıcı olarak şekillendirmektir..bir nevi kusuru yok ederekten gözlük olsun lens olsun bilumum takmaya muhtaç olduğumuz zorunlulukları hayatımızdan çıkaracak bir uygulamadır..uygulamanın yapılabilmesi ve kalıcı sorunun giderilmesi belli bir yaş sınırını ve hafif bir miktarda parayı şart koşmaktadır..

(bkz: göz çizdirmek)
chrystal chrystal
öncelikle bu ameliyatı olabilmek göz numaranızın ilerlemesinin durmuş olması lazım. en az iki sene göz numaranız değişmemiş ise bu ameliyatı yaptırabilirsiniz. ameliyattan önce detaylı bir göz muayenesi yapılır. göz haritası çıkarılır, kornea kalınlığı ameliyat için uygun değil mi bakılır. çok yüksek numaralarda uygulanması tavsiye edimez, uygulansa bile numaranın sıfırlanması garanti edilmez.

ameliyat sırasında korneada bir kapakçık oluşturulur, o kapakçık kaldırılır, lazer ışınları gözünüzün arkasındaki yüzeyi düzeltmeye başlar. böylece kırma kusuru düzeltilir. tam anlamıyla düzeltildikten sonra kapakçık kapatılır. hasta evine yollanır.

ameliyat kısa sürer, ama ameliyat sonrası ortaya çıkan etkiler pek hoş değildir. net görememe, hipermetrop, gece görüşünde azalma en sık rastlanan şikayetlerdir. eğer bu ameliyatı olmayı düşünüyorsanız fazla pimpirikli, detaycı biri olmamanız lazım. insan yan etkileri, olabilecek aksilikleri duydukça, bir de 40-50 sene sonra neler olabileceği hakkında kimsenin bir fikri olmadığı için 'ben lenslerle mutluyum, gözlük neyime yetmiyor' düşünceleri daha cazip gelmeye başlıyor.
iao iao
geçen çarşamba yaptırmak suretiyle on bir yıldır başıma bela olan gözlük, lens ve 5.50 miyobuma veda etmemi sağlamış bir ameliyattır. tanım tamam, hikaye kısmına geçelim.

operasyonu istanbul cerrahi hastanesinin baş hakimi sinan göker yönetiyor. bu işi türkiye getiren ilk kişiymiş kendisi. ama esasen tetkikten operasyon sürecine kadar başka bir doktorla muhattap oluyorsunuz. (sanırım 4 uzman var) son olarak göker bakıyor, ameliyatı yapıyor, bu da yaklaşık on dakika sürüyor.

eğer lens kullanıyorsanız randevu almadan önce on gün lens takmayın ve öyle randevu alın. o zaman direk tetkikten sonraki gün operasyon geçirip net görmeye başlayabilirsiniz. (yoksa on gün ileriye randevu alacaksınız haliyle)

numara en az iki yıldır sabit olmalı en başta.

sanırım limit miyopta 20 derece. doktorun dediğini aynen yazayım: operasyonda göz kaybı riski yok. numaranın 0 ile 0.50'ye gerileme ihtimali % 95, 1.00'e düşme ihtimali % 5. eğer kornea yeterince kalınsa ikinci bir ameliyatla 1.00'i düzeltme ihtimali de % 90. operasyondan önce bir belgede de ikinci bir ameliyat gerekli olursa bunu ücretsiz karşılayacaklarını taahhüt ediyorlar.

ilk gün kontroller yapılıyor. önce hemşireler tarafından bir sürü acayip cihaz ile gözün haritası çıkarılıyor. sonra dört uzman doktordan biri (en sık muhattap olunacak kişi) gerekli göz testlerini yapıyor. en az on damla damlatıldığı için gözbebekleri kocaman oluyor ve ortada demon ile junkie kırması bir tiple geziyorsunuz. yakını görmeme durumu bir kaç saat sürüyor.

eğer uzun süre lens kullanmışsanız gözyaşı kanallarına mikroskobik büyüklükte silikon bir aparat yerleştiriliyor. amaç operasyon sonrası gözün daha nemli kalmasını sağlamak. uzun süre lens kullanan kişilerde göz içi kuruluğu sık görülüyor ve bu da operasyon sonrası için iyi değil.

aparatı anestezisiz hemen doktor takıyor. bir acı hissiyatı olmuyor. iki gün kadar gözyaşı kanalı kısmında çok hafif bir kaşınma hissi oluyor ama sonra bu his bitiyor. ayrıca aparat altı ay sonra kendi kendine yok oluyor.

en son sinan göker'e gidip onayı da alıp bir de ameliyatı için ertesi gün saat belirlendikten sonra eve gitme vakti geliyor.

ertesi gün hastaneye gidince doktor son bir muayene yapıyor, göz içindeki aparatlara bakıyor. sonra diazem veriliyor bir adet, kişiyi rahatlatmak için. bekleme odasında hastalar mevcut, kıkırdayanlar, kopanlar oluyor hatta. sanırım toplu bir kafa ortamı söz konusu, içerideyken deli halayına kalkma hissiyle dolmadım değil.

bir süre daha birinci tekil şahıstan gideyim: diazemi yuttum, bir saate yakın bekledim. (bekleme işi sanırım istanbul cerrahi'nin tek büyük eksisi) o sıra ilaçları almak üzere babam gitti geldi. ortamda hem ağır bir gerginlik mevcut hem de deli halayı hissiyatı. (benle beraber beş hasta vardı.)

ve vakit geldi. ilk hastaydım, mavi zımbırtıları ayağıma geçirdim. gözlüğümü aldılar, ailemle vedalaştım. dünya bulandı (numara çok büyük) ve tek başıma koridorda kafamda başka bir mavi ameliyat zımbırtısıyla şener şen'in ölmez eseri "terk edildim terk edildim"i söylemeye başladım. (artık allahım kör et beni'yi söylemenin bir anlamı yoktu.)

içeri aldılar beni. doktor geldi. arkadan terminatör'ün müziği girdi zihnimde. "yat bakalım şuraya" dediler. kahraman köpek beethoven edasıyla yazıyorum ama o andan sonra hafiften bir gerginlik başladı.

tepemde x files'tan fırlamış ışıklı bir düzenek mevcuttu. tek yapacağım şey ortaya bakmak, yeşil ışığa. ufolara bir nevi. her an karnıma uzaylı cenini yerleştirecekler diye düşünmemek elde değil o sırada.

ışığa bakıyoruz, bir şeyler oluyor, sonra gözü açık tutmak için acayip bir zımbırtı koyuyorlar (dışarıdan görüntüsü sevimsiz ama kimin umrunda) sonra gene ışıklar. ardından vakum denilen bir mevzu gerçekleşiyor. tek kısa süreli acı burada mevcut, abartılacak bir şey değil. gerginlik oluyor haliyle. ama zaten ne olduğunu anlamadan olay gerçekleşiyor. ardından korneada kapakçık açılıyor, lazerin sesi duyuluyor, göz yıkanıyor, gene lazer sesi, gene göz yıkanıyor ve bitti. (taş çatlasa beş dakika sürüyor bu süreç)

diğer göz için aynı dizeyi tekrar söylüyoruz hep beraber.

ve bitti. kalk. gözü aç. "aaa görüyorum!" biraz matrixvari bir sis efekti var ama eşşek gibi görüyorum kardeşim. her halt net. bir tane retro 80'ler kırması kocaman koruyucu gözlük veriyorlar. (ışığa hassasiyet oluşuyor, bilhassa açık renkli ise göz) üç tane göz damlası elimde her tabelayı okumaya çalışarak eve dönüyorum ama yolda hafiften sulanma başlıyor.

eve gelince yapılması gereken tek bir şey mevcut: göz kapalı dinlenmek. ilk önce biraz ağrı oluyor. ama ilk kısa uykumdan sonra ağrı da kalmadı. antiseptikli damlaları damlatıp durduk. gece de gözlüğü hiç çıkarmadan onla uyudum.

sabah gözlüğü çıkardığımda ayna gibi net görüyordum. aynı gün kontrole gittim. üç damladan ikisini bir hafta diğerini bir ay kullanmam gerekecek. ama dediğim gibi ayna gibi net gördüğümden zaten tek odaklandığım şey buydu. bir ay sonra bir kontrolüm daha var.

gözdeki mikro kesiğin gerçekten iyileşme süresi altı ay. bu altı ay sonunda bir kontrol daha olacak. en önemli mevzulardan biri de altı ay boyunca gözü kesinlikle hunharca ovuşturmamak ve hep nazik olmak gerekiyor. bir ay göz makyajı yasak. iki hafta havuz, deniz yasak. bir ay da solaryum, sauna yasak. hiç biri beni germedi, ayrıca memnunum bundan da.

doktorun dediğine göre (ki gittiğimde epey net görüyordum) net gördükten sonra gözün kötüleşmesi durumu söz konusu değil, bilakis daha iyileşmesi de mümkün. bu da pek süper tabii.

ücret kısmını buraya yazmayacağım ama pek de mütevazi bir ücret değil. gene de göz gibi çok önemli bir konuda sanıyorum ki değer.

son olarak "müjde, görüyorum, görüyorum!" diye bağırmak istiyorum. sonum filmdeki* gibi olmasın tabii.
dilberemen dilberemen
yaklaşık 5 gün önce olduğum ameliyat. 6 ve 4 numara hipermetroptu gözler. şimdi kitap mitap şahane okunuyor ama uzağı göremiyorum. tavsiyem göz numaraları küçükse hiç bulaşmayın. benim gözler de düzelmezse sikerticem zaten bilimum göz merkezlerini.
keyif pezevengi keyif pezevengi
iki gözü de -3¾ miyop olan biri olarak şüheyle yaklaştığım ameliyat. neredeyse her iki göz muayenemde bir türk hekimi tavsiye ediyor (bkz: ). sorun ameliyat sonrası oluşan komplikasyonlarda ve 20+ yıl sonrası ne olacağının garantisi olmamasında. çünkü görece yeni bir mevzu bu lasik/lasek. ayrıca bir de şöyle düşünün: bok gibi parası olan soros, gates, buffet vs. neden hala gözlük takıyor? bu adamlar mal mi ki?
esmerboi esmerboi
verdiğim paranın tek kuruşuna üzülmediğim, tekrar gözlerim bozulsa tekrar yaptırırım dediğim operasyon. bu hislerin benzerini bir de iphone'a karşı hissediyorum.
kafein kafein
1 mayısta geçirdiğim operasyon. yaklaşık iki göz toplamda 15 dk kadar sürdü. 31 yaşındayım ve iki gözümde (+3 hipermetrop - yakın görme sorunu) sağ gözümde ekstradan (0,75 astigmat) vardı. hipermetrop olanlar gözlüklü yaşamanın zorluğunu çok iyi bilirler. ancak genelde bu görme kusuru yaşlılarda olur. ben küçük yaşlarda yakını göremeyen yaşlılarla çok alay ettiğim için başıma geldi. neyse konuya dönüyorum.

araştırmalarım sonucu hipermetrop olarak ilasik laser tedavisi gören kimseyi bulamadım. 3-4 farklı doktordan bilgi aldım. hepsi farklı şeyler söyledi ve kafamı iyi karıştırdı. yaklaşık 8 yıl boyunca kontakt lens ve gözlük arasında gidip geldim. baktım ki olmuyor, bi anda bu operasyona karar verdim.

operasyon öncesi görüşme

bu operasyonda önemli olan şeyler;
kornea kalınlığı ve göz numaranın son iki yılda hiç değişmemiş olması.
kornea kalınlığım 509 çıktı yani ince sayılmazmış. 110 flep kaldırılacağı için doktor hesap yaptı ve operasyondan sonra kornea inceliği 400 civarı kalacağını söyledi. zaten son 3 yıldır göz numaralarım +3 olduğu için ikisindende geçtim. sıra geldi karara. tam 10 saniye doktorun yüzüne baktım ve bugün olmak istiyorum dedim. gidip ödemesini yaptım. ve bekleme odasına aldılar. damla ve ilaçların listesini verdiler.

operasyon
2 göz toplamda 15 dakika sürüyor. acı ve ağrı yok. zaten iki gözüde uyuşturuyorlar. ve operasyon bittikten sonra koruma amaçlı 0 numara kontakt lens takıp gönderiyorlar.

operasyon sonrası izdıraplar
eve geçtiğimde uyuşmalar geçti ve ağrılar başladı. batma, yanma, sızlama, zonklama aklınıza ne geliyorsa. aman yarabbim hayatımda ilk defa bu kadar savunmasız ve çaresiz kaldığımı hatırlıyorum. sonradan öğrendim ki, operasyon sonrası eve geçip hemen uyumak gerekiyormuş. ben ne biliyim 4 saat mis gibi ızdırap çektim sonra geçti.

operasyonun ertesi günü
kontrole gittim. gözümdeki numarasız kontakt lensleri çıkarttılar. doktor herşey yolunda olduğunu ve 3 ay sonra görüşelim dedi.

şuan 4. gün ve yakın odaklanması allah bin şükür istediğim gibi ancak uzak ve genel olarak pluslanma var. doktor bunun gayet normal olduğunu ve 1 aya oturacağını söyledi. gözlüksüz yazıyorum bu entryi. çocuk gibi sevinçliyim. umarım herşey güzel olur.