laz kapital

airborne airborne
mizahçı ve senaryo yazarı yılmaz okumuş'un ikinci baskısı yapılan kitabı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/241078.jpg
“efendum meta iki yönlidur. kullanum değeri ve değişum değeri vardur. baluk pazarinun orada bizum uşaklari bir araya toplayup buni örneklerle açuklamak istedum. foter osman’i koni mankeni yaptum. ‘ula foter osman, 20 kilo hamsin var tamam mi?’ ‘tamam laz marks emice.’ ‘şimdi buni 20 metre kumaşla değişturmek isteyisun...’ ula bu dingil tutturdi, “ben değişturmem, hamsimi kimseye vermem’. ula eşşeğun öndegideni, haburaya size laz kapital’un can damari olan bir koniyi, değişum değerini açuklayacağum, bu tutturmiş ‘değişturmem’ diye. bizumörnek yatti tabii. keşke hamsi örneği vermeseydum. *
eksimtrak eksimtrak
yılmaz okumuş'un bir kitabı. her şey karl marx'ın trabzon'da doğmasıyla başlıyor. laz kapital, marksizmi laz mantığıyla yeniden yorumluyor. kitapta laz marks’ın yazılarının yanısıra, feridun engels, mustafa kamil zorti, tonyalı hoca ile asistanı süleyman, dersimli marks, hakan şükür, mustafa topaloğlu ve süleyman demirel gibi otoritelerin laz kapital hakkında düşünceleri yer alıyor.

kitaptan alıntı;
"laz marks emice, sen böyle konişiyisun ama kimsenun daha iyi bir dünya münya ipleduği yok. nasil olacak bu işler?” uşağum dedum, mütareke basini gibi konişma, bu sana gösterilen gerçek. bir de, gerçek olan gerçek var. körfez savaşı’ndaki petrole bulanmış karabatağı bile “saddam yapti” diye yutturdilar size uşağum.
tamam, kabul etmek lazım, emperyalizum karşusinda ilk yarıyı yenuk kapattuk.
şimdi soyunma odasında yaralarumuzi sarayiruz.
oysa maça, emperyalizum’i kendi sahasina hapsederek başlamiştuk. vilademir’un attuği
golle 1-0 öne geçtuk. derken mustafa kemal ilk anti emperyalist kontratakta muhteşem bir
golle farki ikiye çikardi. emperyalizum, çinli’nun attuği golle dağilmişti. kademe anlayişi
kalmamişti, elini kolini sallayan emperyalizum’un ceza sahasina gireyidi. cezayirli ben bella
4., vietnamli ho da 5. goli atmişidi. efendum hızlı geçeceğum, ilk yarinun sonlarina doğri
sikor 9 - 0 olmişidi. ama ne oldiysa ondan sonra oldi. emperyalizum birden 8
yabanciyla oynamaya başladi. değil 9 kusurli hareket, 99 kusurli hareketi birden yapmaya başladi. ne fifa’yi ne de uefa’yi dinleyidi. uşaklarun suratina taban girmek mi istersun, yerde yatana kramponiyla basmak mi?.. her türlü pisluk bunlarda. maçun hakemine bakayiruz, müdahale etsun diye. orali bile değil. “ben bir şey görmedum” deyi. sanırum cem papila’nun dedesiydi.
neyse, ilk yariyi 17 – 9 yenuk kapaduk ve sürünerek soyinma odasina girduk. herçes yerlerde, inleyen inleyene. bazilarumuz, “2. yariya çikmayalum, bu emperyalizum bizi kovaya çevirecek”, “büyüklüğünü kabul edup secdeye varalum, elini öpelum. belki bize aciyup birkaç gol eksuk atar, belki bizi aralarina alurlar” deyi. ula bu kadar büyütmeyun cözünüzde da!.. bunlarun bilduği tek şey silah sanayidur. kuçucuk bir katrina kasırgasıyla eli ayağina dolandi. bütün askerlerini dünyayi işgal etmek içun dört bir yana gönderduği içun, yaralilari kurtaracak helikopter bile bulamadi.
unutmayun, “emperyalizum uçmaz, medyadaki müritleri uçurur”
şimdi ikinci yariya çikacağuz. ara tiransferde kadroya çavez’i ve maradona’yi da kattuk. kadromuz fena değildur, yürekten oynarsak bunlarla başa çikabiluruz. ula biraz çanakkale’yi, settülbahir’i hatırlayun ula. istersenuz sahaya bandırma adlı bir vapurla çikun.
baktum bizum sementa recep’un yüzi güleyi, “ne cüzel anlattun laz marks emice…” dedi.
eşşeğun önde gideni, maç kurgusuyla anlatmasaydum dinlemezdun ama. ''