le tout nouveau testament

dahabilmiyorum dahabilmiyorum
türkçe'ye yeni ahit olarak çevrilmiş filmekimi 2015 filmi. fransa-belçika-lüksemburg ortak yapımı biraz absürt bir komedi filmi. filmin içeriği hakkında bilgi vereyim biraz;

-spoiler-

film insanları kendisine benzeyecek şekilde yaratmış bir tanrı ve onun ailesi çevresinde geçiyor. tanrı hep alkol alan, kızı ea'yı tartaklayıp duran, tanrıçayı sindiren bir karakter. ea bir gün babasından bıkıp, abisi isa'nın yardımıyla dünya'ya iner ve orada kendine yeni havariler bulmaya başlar. bu havarilerin ve ea'nın ailesinin başından geçenler işlenmiş filmde. zaten tanrı, tanrıçayı insanlaştırmaları dışında bu havarilerin başına gelenler de hayli absürt.

-spoiler-

beklentilerimin çok ötesinde bir film idi. zaten yönetmeni mr nobody filmini de çeken jaco van dormael. mr nobody gibi bende mindfuck yaratan bir filmi çeken yönetmenden böyle güzel bir film çıkmasını beklemem gerekirdi. ea kız çocuk isteğimi azdırdı yine sağolsun, hem karakteri canlandıran pili groyne hem de karakterin kendisi. neyse, sonuç olarak bol kahkaha attığım, konusunun son derece ilgi çekici olduğu bir filmdi. bende çok pozitif bir etki bıraktı, filmden güle oynaya çıktım hatta yoldayken hoplaya zıplaya gittim eve*.


edit: film hakkında ingiliççe bir eleştiri ekleyeyim dedim.

cannes film festival 2015: le tout nouveau testament (the brand new testament) | review so, does god exist? jaco van dormael's le tout nouveau testament (the brand new testament) puts a rather big question to bed once and for all. the ... the upcoming
taegukgi taegukgi
bir adet catherine deneuve rolu vardır ki filmde,yanlış hatırlamıyorsam göçmen veya azınlık tayfasından şehrin arka banliyolerden bir teenager a para verip onu jigolo nıyetıne kullanır.lakin bu gencimiz ertesi sabah onun tüm parasını çalar.

ve filmin ilerleyen dakikalarında catherine deneuve ablamız bir goril e aşık olur
,kocasını goril ile aldatır ,mutlu bir yaşam sürer..

ilginç bir senaryosu ile ,parçalanmış hayatlarında tek amaçları mutlu olmak olan bir kaç insanın absürd hikayeleri..
beni biraz sıkmıştı ..ama anlatımı ve olaya baktığı ütopik açı ve tanrı kavramı ile baba-ana-kız olarak kutsal üçleme değiştiren din yorumu ile eğer kız bir peygamber olsa dünya nasıl bir yer olurduya belçikalılardan cevap..
la barba la barba
küçük kardeşim indirmiş bu filmi ilk ısrar etti yine saçma sapan bi film diye beklerken konusu şaşırttı beni.
tanrıyı kaba saba biri olarak gösterirken ve erkek olarak tabi, tanrıçarıyı kadın olarak ve elçi olarak küçük bir kızı gösterdiğinde dünyanın ne kadar iyi ve güzel olabileceğini anlatıyor.
idiot idiot
tanımlayacağım bir dakika: gecemi güzelleştiren fransız filmi (ortak yapım olsa da) harikası.

------- şimdi aşağıda spoilerimsi bir şeyler olabilir tabii ama öyle bir film değil nasılsa ---------


filmi kara mizah olarak adlandırmanın yanında absürt komedi olarak da görebiliriz. filmin bir eleştiri olduğunu düşünüyorum ancak bunun tanrının iyiliği ya da kötülüğü ile ilgili olduğunu düşünmüyorum. filmde feminist bir yan olduğunu ve belki de erkliğin eleştirildiğini de düşünmeden edemedim. nitekim filmde tanrı figürü "kadın" ve "erkek" olarak karşımıza çıkıyor. bilin bakalım hangi tanrı daha iyi işler çıkarıyor? * ayrıca da gerçekten yaşamı sorguluyorsunuz. bunu da "ölüm tarihinizi bilseniz ne yapardınız?" ya da "ne kadar zamanım kaldığını bilseydim ne yapardım?" soruları ile yapıyorsunuz.

ayrıca bir kadın bir gorille pek mutlu olabiliyor, efendime söyleyelim evlilikte kocalar hamile kalabiliyor ve karıları onlara "sen şimdi bacaklarını tıraş edemeyecek misin?" falan diye sorabiliyor, sonra efendime söyleyeyim bir erkek çocuğu "erkekler kız olabilir mi?" diye sorup kız gibi giyinebiliyor. öleceği için de istekleri kabul ediliyor tabii. j.c * yakıştırmasına ayrı bir güldüm. burada belki modernizme, popüler kültüre bir işaret çakmıştır. tüm güldüren bu ayrıntılar bir yerde güzel göndermeler yapıyorlar kanımca. bu nedendendir ki sadece bir komedi filmi diyemeyeceğim.

müzikleri de ayrıca iyiydi. karakterler, hikaye sıcacık ve tanıdık gelen bir tarzı var. atmosfer olarak klasik fransız komedisi evet ancak kötü bir şey göremedim. tebessüm ve iyi enerji garanti.

bir jean-pierre jeunet filmi sıcaklığını çok rahat yakalayabilirsiniz. yönetmeni jaco van dormael'e teşekkürü borç biliriz.