led zeppelin

1 /
iris iris
muhteşem davulcuları "bonzo" lakaplı john bonham aşırı sarhoş olduğu bir gece sırtüstü yatarken kusmuş ve boğularak ölmüştür.
jellicle jellicle
konserlerinde doğaçlamanın nasıl bir şey olduğunu dünya aleme gösteren muhteşem grup. john bonham'ın moby dick'teki davul solosu da takdire şayandır ki bütün gruplar konserlerinde parçalarının son kısımlarında kullanırlar genellikle bu şarkıyı.
venom venom
stüdyoya hiç bir beste olmadan girip, doğaçlamayla albüm dolduran rock'n'roll/blues grubu, şarkılarının gitarla çalınması, oturup dinlemekten daha eğlencelidir.
spitfire spitfire
her elemanı ayrı bir efsane olan gruplardan biri.
jimmy page'in soloları hala benzersizliğini korurken, john bonham bateristlerin (bazı yeni yetme rock'çılar hariç) rock için ne olduğunu ilk gösteren adamdır, robert plant ise kontr tenor sesi ile hala solistlerin gırtlak testlerinde kullanılması gereken bir adamdır .(bkz: ekran kartı testlerinde hala quake 3 kullanılması)
tüm şarkıları zevk ile dinlenesi bi gruptur, çok kıyıda köşede kalmış parçaları bile bazan insana müthiş bi dinleti zevki verebilir. çok incelememiş olanlara duyurulur.
benim favori parçalarım için:
(bkz: four sticks)
(bkz: tangerine)
(bkz: all my love)
(bkz: what is and what should never be)
(bkz: whole lotta love)
(bkz: moby dick)
(bkz: immigrant song)
anosias anosias
kadro:
gitar- jimmy page
vokal- robert plant
davul- john bonham
bass- john paul jones

rock tarihinin en önemli gruplarından led zeppelin'in kurucusu ünlü gitaristleri jimmy page, on beş yaşlarında iken neil christian and crusoders adlı grupta müzik hayatına başlamış ve bir çok rand b grubunda çalarak kendini geliştirmiştir. daha sonraları stüdyo müzisyenliği yapmaya başlayan page'in o yıllarda ingiltere'de çıkan albümlerin yaklaşık yüzde altmışında yer aldığı söylenir.
eric clapton'ın ayrılmasıyla ünlü grup yardbirds'e katılan page, bu grubun dağılmasından sonra çok önceden kafasında oluşturduğu led zeppelin'i kurmaya karar verir. ilk iş olarak daha sonraları grubun beşinci elemanı olarak anılacak olan menajer peter grantu yanına alarak solist robert anthony planti dinlemeye gider. on altı yaşında okulu ve evini bırakarak müzik dünyasında giren plant, page ile tanışana kadar oldukça zor günler geçirmiş ve maddi sıkıntılar yaşamıştı. led zeppelin'le birlikte plantin hayatı değişmiş, kaderi sonunda yüzüne gülmüştü.

page daha sonra the crowling snakes adlı blues ve band of joy adlı r&b grubundan tanıdığı john henry bonham'a haber vererek davulcu olarak onu da gruba çağırdı. adını müthiş gürültülü çalan davulcu olarak adını duyurmuş olan bonham o dönemde tim rose ile çalıyordu.
daha önceleri page ile birçok kayıtta beraber çalışan john paul jones* bir caz piyanisti ile bir şarkıcının oğluydu. önceleri piyano ve org çalan jones, lise yıllarında bas gitara yönelmişti. ikili çalışmalar ve düzenlemeler yapan jones, bir mola sırasında page'in yaptığı öneriye evet yanıtını verdiğinde artık efsanevi grup led zeppelin'in kadrosu hazırdı. (zaman olarak 1968'in sonuna denk gelir.)
grup 1969'da ilk albümleri olan led zeppelin 1 ile özellikle amerika'da büyük ilgi toplamış ve dönemin önemli dergilerinden rolling stones tarafından "uçuk bir ingiliz grup daha " diye tanımlanmışlardı. hatta bu uçuklukları da uyuşturucuya bağlanmıştı. bu eleştirilere rağmen grup çalışmalarına devam etti ve led zeppelin 2 albümünü piyasaya sundular. bu sırada dönemin en pahalı konserini vererek tarihe geçen grup judas priest ve deep purple gibi sonradan çok ünlenecek olan grupları etkilediler.
bu başarılarının ardından grup, 1970'de galler bölgesinde bir dağ evine kapanarak led zeppelin 3'ü hazırladılar. bu albümle beraber şarkı sözlerindeki mitolojik esinti ve akustik çalışmalardaki güçleriyle dikkatleri bir kez daha üstlerine topladılar.
hemen bir sonraki yıl, 1971, led zeppelin 4'ü çıkaran grup, bonham sayesinde müthiş bir davul performansı yakaladı ve çıktıkları konser turunda beatles'ın seyirci rekorunu kırdı.
1972 yılına gelindiğinde, grubun medyaya karşı tavır aldığı gözlerden kaçmıyordu. verdikleri demeçlerin yanlış aktarılması, hiç konuşmadıklarında da olmayan şeylerin yazılması üzerine grup basınla konuşmama kararı aldı. bu durum sürerken çalışmalarına hız veren grup, 1973'te houses of holy adlı albümlerini çıkardı. artık progressive rockın sınırlarını zorlayan grup için gene rolling stones dergisi bir yorumda bulundu: " artık sınırlarının farkında varıp blues rocka dönmeliler. ancak böyle kalıcı olabilirler." fakat grup bu yazılara aldırmadı ve 1975 yılında hard rockın dönüm noktası olarak bilinen physical graffiti adlı albümü çıkardı.
ardından grup elemanları için kabus gibi hayatlar yaşanmaya başladı.
ilk olarak robert plantin karısı öldü. bu olaydan dolayı plant depresif günler geçirse de, 1976'da piyasaya çıkacak olan presence albümü, daha çıkmadan siparişlerle platin plak alan ilk albüm oldu. aynı yıl 1973'te bir konser sırasında kaydedilen song remain the some hem film hem de albüm olarak piyasaya sunuldu.
1977'ye gelindiğinde robert plantin üzüntüsünün oğlunun ölümüyle bir kat daha arttığı gözlemlenmekteydi. grubun basınla konuşmama kararı hala devam etmekle beraber, basın grup hakkında haberler çıkarmaktan geri kalmıyordu. bu dönemde basının jimmy page için hazırladığı yeni imaj, satanist imajıydı. hatta plantin oğlunun ve karısının pagein büyüleri yüzünden öldüğü bile yazılan haberlerdendi.
basının kendileriyle uğraşmasına aldırmayan grup, 1979'da son stüdyo albümleri olan in through the outdoor albümünü çıkardı ve albüm çıkar çıkmaz daha önce çıkardıkları tüm albümleri de billboardlarda ilk 200'e taşıdı.
john bonhami led zeppelin'le beraber bir sürü seyirci rekoru kırmış, yüzlerce konserde çalmış olmasına rağmen, geçen yıllar içinde bir türlü sahne fobisini yenememişti. gene bir konser öncesi bu korkusunu yenmek için votkasını yudumlamaya başlayan bonham bütün gün içti. gece yarısı bütün içtiklerini kusarken gözleri kapanan bonham, gözlerini bir daha açamayacak kadar sarhoştu. (25 eylül 1980)
bonham'ın ölümünden sonra dağılan grup elemanları solo çalışmalara başladılar. bu solo albümlerin dışında page ve plant no quarter adlı içinde led zeppelin şarkılarının coverlarının bulunduğı bir albüm de yaptılar.

tee 98 yılından kalma elime geçen bir baal dergisinden bilgiler ve sayılar alınarak yazılmıştır.
heleloyloyloy heleloyloyloy
blues ile rock arasındaki köprüyü oluşturan,metale kaynak yaratan eski rock efsanelerinden biri.yaratıcılıkları ve üretkenliklerini takdir etmek lazım.ayrıca şarkılarında doğu ezgilerinide barındırırlar.hatta bazı şarkıları bana türk filmi müziklerini de anımsatır.(bkz: out on the tiles) (bkz: over the hill far away).
ve efsaneler:
(bkz: stairway to heaven)
(bkz: kashmir)
(bkz: black dog)
(bkz: immigrant song)
(bkz: moby dick)
(bkz: ramble on)
(bkz: rock and roll)...
1 /