liseli

1 /
chixculub chixculub
liselilerin hepsi kız değildir ama toplumdaki yaygın olan tanımlama liseye giden kızlara liseli demeyi uygun görmüş, liseye giden erkekler bu tanımdan yoksun bırakılmıştır. yani liseye giden kızlar hem liseli hem öğrenci , erkeklerse sadece öğrenci olarak tanımlanmıştır. ayrıca liseye gidemeyen ve lise havasını teneffüs etmeyen abazan erkek topluluğu liselerin önünü mekan edinmiş okumak için orada bulunan kızların aklını çelmişlerdir. bu hala devam ediyordur. tabii ki sonuçta liseyi bitiremeden terk eden kızların sayısı bir hayli fazla olmaktadır. bunlar ülkemize asker ve yine akabinde liseyi terk edip evinin kadını olacak kızlar doğurmak üzere bu abazanlar tarafından deyim yerindeyse karı yapılmaktadır. (bkz: liseliden karı yapmak)
albiz albiz
son günlerde büyük kısmı polat alemdar esvabıyla takılan güruhtur.
bu türün erkekleri cuma günleri kurtlar vadisi etkisinden kurtulamamışlarsa tehlike arz ederler. çevirmeyi dahi bilmedikleri bir tesbihi mutlaka yanlarında bulundururlar. bu diğer türlere karşı bir savunma mekanizmasıdır. çiftleşme sürecinde dişilerine kendilerini beğendirmek için saçlarını bol miktarda jöle yardımıyla yere dik konuma getirmek ve koltuk altında sıcak yumurta varmışçasına yürümek gibi atraksiyonlar içine girerler. abidik gubidik vecizeler yumurtlayarak soylarının devamını sağlarlar. kabilenin üyelerinin yaşı takım elbiselerindeki boyuna çizgilerden veya tomruksal yapıları daha belirgin olanlarda sene halkalarından tesbit edilebilir.
not: kurtlar vadisi bitince bunlarda yenilmiş sayılacağından belirtilen hususiyetler üç vakte kadar değişecek ve yerini başka bir diziye bırakacaktır.
(bkz: itusözlük channel)
(bkz: belgesel kuşağı)
azureel azureel
dünya müzik tarihine bu şarkıyı kazımak ve daha geniş çevrelerce anlaşılabilmesini sağlamak için, imece usulu ile ingilizceye çevirdik. mandarin için çalışmalarımız devam ediyor.

örüx were lûle lûle lûle lûle [¹]
her neck was like rose, oh white rose
we used to meet with passion, with desire
there was a highschooler oh that highschooler.
---
there was a highschooler oh that highschooler
with a tiny skirt and a tight dress
there was a highschooler oh that highschooler
most smurf most beautiful [²]
---
eyelashes black, eyebrows black, her eyes black
her neck was like snow, oh white snow
we came together some time oh some time [³]
there was a highschooler oh that highschooler


[¹] "her plaits were curly curly curly curly" aynı duygu yoğunluğunu veremiyordu, ondan böyle bıraktık. hem daha gizemli.
[²] şirin için smurf kısmını syco önerdi, benim suçum yok.
[³] bu satır, arc'ın* özel izni ile muhafaza edilmiştir.
1 /