maço

marooned marooned
erkek cins insanda maskülen davranışlar sergileyen ve davranış kalıplarını böyle karakterize eden modeldir.olunmaz doğulur.yontulmamış odun,duygusuz,kültürsüz ve kadına şiddet uygulayan kereste tipli modelle karıştırılmamalıdır.yurdun orta sınıf okumuş kültürlü hanım kızları özellikle bu konuda kavram kargaşası yaşar.halbuki doğa itibariyle bir kadının feminen olması ne kadar olağansa bir erkeğin maskulen olması da o kadar olağandır.cosmopolitan ve türevi paradigmaların tesiriyle hesaba ortak olmak,ex-boy friendle arkadaşça buluşmak,yatakta azgın olmak,kafası kızdıgında tek başına gece kulübüne gitmek,orkid reklamına bayılmak,metroseksueliteye sempati duymak ;maçoluğu,adam gibi adamlığı hedef alan ve hayatta tek başına ayakta kalabilen,en büyük silahları ekonomik özgürlüğünü kazanmak olan,bocalayan,özleyen ama bulamayan kız tipinin hedefidir.sonunda tilkinin sığınacağı kürkçü dükkanıdır.kadını agresifleştiren ve erkeği pasifize etmeyi telkin eden sistemin ilk hevesleri geçinceye kadar kadınların gezip dolaşacakları alanın dışındaki özerk bölgedir.
soldier in the army soldier in the army
rashit'in bir parçası. sözleri;

bıyıkların altında gizli bi nefret var
100 de 100 maço
geleneklerine bağlı saygılı insanlar
100 de 100 maço
gelecek ümitsizse övün geçmişinle
güven ırkının üstün özelliklerine

farklı olman tehdit onlara
tıkarlar farklıları kamplara
farklı olman tehdit onlara
sabun yaparlar sonunda


(bkz: sabun yapmak)
jenerik yasamlar jenerik yasamlar
maskulen davranışları o kadar nettir ki; çoğu zaman kıro ile karıştırılır... maçolar karşı cinse, değil kötü davranmak, sesini bile fazla yükseltmeye çekinirken, kırolar; siyah pantolon altı beyaz çoraplarını arz ı endam ederek bir joducu edasıyla dolaşır.

kültür seviyeleri sanılanın aksine oldukça yüksek, hatta iki üç üniversite bitirmiş, bu sırada sosyal hayattan kopmamış bilumum müzik, kişisel gelişim kursları, v.s. aktif rol almışlardır. kıro olarak tabir edilen tazmanya canavarları ise; seks, futbol, sigara üçgeninde yaşarlar.

maçoluğun durumuna göre hareket almak, nabza göre şerbet vermekle alakası yoktur ki zaten çoğu maço dediğim dedik felsefesi ile hareket eder, haksızlıklara tahammül edemez çabuk sinirlenir.... kırolar ise karşı cins tarafından reddedildiğinde kafasına takmaz "önümüzdeki maçlara bakacam" diyerek yoluna devam eder...

velhasıl; maskulenlik yaşam tarzıdır, en harbisinden en delikanlısından...
jack daniels jack daniels
boş zamanımı nasıl doldurayım diye düşünürken ve hatta ben maço bir erkek miyim diye sebepsiz yere can sıkıntımı gidirirken biraz da akademik takılıp kelimenin kökenini araştırıp ortaya bol sulu zıçtığım uydurmasyon tez.

şöyle ki,


maço nun kökü vakti evel ispanyadan göç etmiş olan göçmenlerin meksikaya yerleşip oradaki amcamların yengemlerimin üzerinde egemenliklerini kurmasından doğmuş kelime.. bunun öncesinde de amazon ablalar varmış , bu ablalarım da antik yunan döneminde sefere çıkarlarmış ve ilk önce amazon havzasına yerleşip sonra meksikayı da almışlar. bakmışlar ormanlık, güzel mekan , pınarlar var vs.. bir süre burada soluklanmak istemişler. nitekim bazı amazon ablalar geri dönmüş ''bazıları biz burada kalalım'' demişler ve kalmışlar. yunanistan nere , bura nere bunlarında canları sıkılmış ilişki kurmak istemişler ve pipisi olan hayvanlarla beraber olmuşlar. gel zaman - git zaman içinde helenistik kültürden geldiği için amazon ablalar bu pipisi olan hayvanlara yavaş yavaş , sindire sindire , yabancı bir dili öğretir gibi insan olmayı öğretmişler. bu erkek olan hayvanlar insan olmuşlar uzun deneysel çalışmalar sonucunda. amazon ablalarım da eğittikleri için kendilerine hizmetkar gibi eğitmişler bir nevi evcilleştirmişler , ev işlerinde yardım etmişler , nazik davranmışlar , hatta ve hatta döneme ait bulunan yazıtlarda '' ay bu akşam evde hangi yemeği pişirsem '' ya da '' yemekteyiz programına katılıcam çok heyecanlıyım '' gibi yazılara rastlanmış. bununla sınırlı kalır mı? ( kalır mıyım? ) bulunan resimlerde pınarların başında çamaşır yıkayan ve yıkarken cilveleşen erkekler bile bulunmuş. tabiki de bunların hepsinin de vatika'nın şu meşhur gizli müzesinde olduğu rivayet edilir. vellasselam sevgili okurum bunlar bi süre böyle yaşamışlar ve amazon ablalar meraka düşmüşler ''unutulduk mu?'' diye. böyle endişelenmişler ve bir tartışma platformu kurmuşlar kendi aralarında. ( erkekleri almamışlar bu platforma işi ne erkeğin platformda evde çamaşır yıkasın.) kimisi demiş geriye dönelim , kimisi de yok geriye dönmeyilim bakın biz burada savaşmıyoruz her gün sevişiyoruz, bize hizmet eden erkekler de var, oh mis gibi bi hayat geriye dönüp de ''savaşacak mısın? erkeklere - oğlanlara hizmet mi edeceksin?'' diyenler de olmuş. oylama yapmışlar ve '' kalalım '' diyenler salt çoğunluğu sağlamışlar. böyle bi 100 yıl mı diyeyim 200 yıl mı 300 yıl mı tam olarak bilinmemekle birlikte çok uzun bi süre geçmiş. yani bu amazon ablaların çocuklarının çocuklarının çoçukları (belki de 2-3 gömlek daha da fazla) mutlu mesut yaşarken bir gün çat kapı ispanyollar gelmişler buralara. bir bakmışlar ki burada erkekler kadınlara hizmet ediyor. çok şaşırmışlar. zaten gemideki ispanyol dayımgiller ne zamandır kadın yüzü görmüyorken direk karılara - kızlara dalmışlar arada tabi bir kaç oğlan amcama da dalmış olabilirler. gemi kaptanı da toplamış bütün erkekleri ulan demiş siz nasıl erkeksiniz , hangi çağda yaşıyorsunuz gavatlar diye fırçayı kaymış ve içindeki insan sevgisi sayesinde oradaki amcamlara erkekliği öğretmeye çalışmış kendince. nitekim de öğretmiş uzun çabalar sonucu. sonra güverte, kumanyalarını stoke ettikten sonra bunları bırakmışlar. yanlarına da üj - bej tane de kabasakal ağabeylerden bırakmış ki öğrettiği şeyleri halk uygulayabiliyor mu diye. yine araya zaman girmiş o gemideki kaptan fırtınaya yakalanmış ve büyük okyanusta köbekbalıklarına yem olmuş. testeronlar egemenliği gün geçtikçe meksika taraflarında yayılmaya başlamış ve krallık kurmuşlar. macho adında da bir hükümdar varmış. bu macho krallığındaki tüm işleri kadınlara yaptırırmış ve toplum böylece buna alışmışlar. ta ki akademik terminoloji yapılana kadar. burada bir bakmışlar kadın ezilen taraf araştırmışlar dayanabildikleri somut kanıtlar macho'ya kadar dayandırabilmişler. ve kadınlara zulüm eden erkeklere de macho denilmeye başlanmış. bunu da sonra masculine den türeterek machismo ya uyarlamışlar. biz buna kısaca macho diyelim diye de sonra kendi aralarında kararlaştırmışlar.


işte öyle ...
bin parçalı puzzle bin parçalı puzzle
gizli eşcinselliğin belirtisidir maço olmak. aşırı derecede çapkın olan ve bulunduğu her ortamda cinsiyet üstünlüğü sağlamaya çalışan erkekler gizli eşcinseldir. bir şeyleri devamlı kanıtlama gayretinde olmak o şeye inanmak istemek anlamına gelebildiği için mantıklıdır.
bilirbilmez bilirbilmez
genellikle erkeklerin kadınlara davranışlarıyla ve kavgacılıkları, saldırganlıklarıyla tarif edilen davranış biçimi maçoluk, aslında sadece erkeklere özgü değildir ve sadece kadın-erkek ilişkilerinde gözlenmez. maço olmak çevresini sadece kendisiyle ilişkisi üzerinden anlamlandırmak demektir. mesela maço biri, tuvalete gider sigara içip gazete okur orada, dışarıda beni bekleyen, çişini tutmaya çalışan küçük çocuklar var mı diye düşünmez. maçoya "öyle yapma" demek kabahat sayılır onun gözünde, çünkü o hep en doğruyu bilir. maçoluk bir kendini ispatlama meselesidir zira. maçonun ömrü kendini kanıtlamaya çalışmakla geçer, hep kendinden çok emin görünmeye çalışır çünkü kendine güvensizdir. bu sadece bir kabuk veya maske değil bir düşünme biçimi, bir varolşu biçimidir malesef. maço, dede olduğu zaman, 1 yaşındaki torunu uyutulurken sessiz durmak istemez, "biz kaç tane çocuk büyüttük be bırakın şu fısıltıyı" diye bağırıverir, "annesi babasının da bildiği birşey vardır" diye düşünmek veya önce normal bir insan gibi tavsiyede bulunmak, soru sormak gibi kapasitelere sahip değildir (zaten çocuklarını da tabii ki kendisi büyütmemiş, anneleri büyütmüştür ama maço bunun da farkında olmayacak kadar kendine odaklıdır). dolayısıyla maço zavallıdır aslında. etrafında onu çekip çeviren "dur şimdi", "sakin ol abi", "tamam hayatım" filan diyip onu rayda tutmaya çalışan birileri olmadığı zaman acizliği ve düşüncesizliği daha barizdir. milliyetçi ve muhafazakar tiplerde daha yaygın olduğu düşünülse de maço, eğitimli, kültürlü, dinsiz, demokrat olabilir. kadın erkek eşittir der ama asla öyle yaşamaz. torunun erkek olması onu daha mutlu eder, oğlunu kızına tercih eder.
maço maço
avrupanın kadınlaşmaya yüz tutmuş geniş çocuklarının küçümseme maksadıyla söylemiş fakat günümüzde çağ'ın yumuşatamadığı sek erkekler için kullanılan bir terimdir...
kıro ile karıştırmak boylu boyuna bir cehalettir hatta ve hatta kıro diye zihinde oluşan şiddete meyilli,görgüsüz,kadını bir meta olarak gören dangalaklardan olmadığı gibi aksine kadına gayet değer veren duygusal anlamda doyum yaşatabilecek kadar dilinden anlayan sek erkektir .)
yılışık değildir çünkü ölçülü olmak prensipleri arasındadır...
kıskanır çünkü sahiplendiği kadın onun en özeli ve kalbinin tahtına kurulmuş sultanıdır...
gelenekçidir çünkü oluşturduğu karakteri geleneklerinden alır...