mahalle maçları

2 /
ximxili ximxili
serdar akar ın dar alanda kısa paslaşmalar filminde çok güzel anlatılmış maçlardır. hiç bir gelir sağlayamasalarda, oyuncuların takımları için ter dökmesi, antrenörün onları çok iyi gaza getirmesi, tüm mallenin takımdan çok şey beklemesi, takımın maça gitmek için kahvede toplanması, maça gidebilmek için araba aranması, vs vs. tüm bunlar işte futbolun bi mahalleye katabildikleri bence. her mahallede de bir dönem yaşanmış şeyler belki bu ülkede. velhasıl,filmde de geçer söyle bi replik ve doğruluk payı çoktur bizim için:
- futbol fena halde hayata benzer.
manha de carnival manha de carnival
tek eğlencemizin uçurtmalar,kuşlar ve boş arazide oynanan mahalle maçlarının olduğu zamanlardı..o boş arazi aslında hiçte boş değildi,kimbilir kaçımız ayağımızı,kafamızı kırdık,kalbimizi bıraktık, şimdi büyük ve ruhsuz apartmanların dikildiği o hiçte boş olmayan araziye..
zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz,kararan havanın farkına ancak küçük kardeşin ''abi babam seni çağırıyor'' demesiyle varılır,kırgınlıklar ve mağlubiyetler hep orada kalırdı,hayat güzeldi ve matraktı..akşam şikayete gelen komşunun babama söyledikleri ve babamın ''yine naptın lan çocuklara''deyip beni fırçalaması hep o güzelim mahalle maçlarının bir sonucuydu..
futbol işte o zaman sadece futboldu,katıksız,temiz,ter kokan,hep bir yerlerimizi kanatan..
anne den işitilen azarlar,terliyken içirilmeyen soğuk sular,kavgasız bittiği zaman tadı olmayan maçlar ve sonunda söz verilipte alınmayan gazozlar..seksenlerde çocuk olmanın olmazsa olmazıydı mahalle maçları..
keşke hep çocuk kalsaydık..
solti solti
ben fenerli futbolculardan bir ya da bir kaçı olurdum oynarken, bir arkadaşım gs kadrosundandı, diğeri bjk. hırsla oynardık mahalle maçlarında, canımızı dişimize takardık. kayıp düşmekten dizlerimiz kan içinde kalırdı.

gol hesabı değil, zaman hesaplı oynamak bir itibardı ve benim kronometreli bir saatim vardı, ondan tutardık zamanı. biz yeniliyorsak zaman dolmazdı kolay kolay. evet en büyük hilemiz buydu ki bu da aşağı mahallenin takımından bir çocuk da kronometreli saat alınca bu hilekarlığımızda sona erdi.

ortalama günde hiç yoksa 3-4 maç yapardık ve son düdük hep akşam ezanıydı. evet bizim de balkonu çok kıymetli bir teyzemiz vardı ve topu atan alır spordu. az tehlike atlatmadım o balkona tırmanıp geri atlarken. topun sahibi sahanın en dokunulmaz kişisi olurdu ve ondan kapılan her top faul olurdu.
venom venom
tezahüratlar, şık hareketler, güzel ortalar ya da karşılıklı çalımlaşmalar yoktur.

onun yerine dile yerleşmiş laflar üzerinden iğnelemeler, göt etmeler vardır.
topu kapan karşı kaleyi bulur zaten, orta anlayışı varsa bir köşe atışında kendini gösterir.

çalımın göze hitabı ise araba altına kaçan topu ilk kim alacak diye bir tamirci çırağı edasıyla kayarak araba altına giren bastıbacaklar tarafından telafi edilir.
coban coban
kuralları, maç esnasında ve sonrasında yaşananları türkiyenin dört bir yanında aynıdır. fifa gibi yer altı bir federasyonu mu var diye düşündürür.
creepy creep creepy creep
varolan kuralların nasıl olur da heryerde aynı olduğunu anlayamadığım küçüklüğümüzün derbileridir. şöyle ki ağrı' dan izmir' e kadar yurdun dört köşesinde 3 korner 1 penaltıdır, takımda yaşça küçükler varsa fasulyeden sayılırlar, kaleci yapılmadıkları halde kale önünde bekletilirler ve takımın büyüklerinden biri hem kaleci hem de oyuncu olur, oyuncu alımları takım kaptanlarının adımlaşarak yaptıkları bir ritüelden sonra teker teker seçilerek yapılır vs ...
bu kuralların daha internetin olmadığı, tv de sadece üç tane kanalın yayında olduğu dönemde çocuklar tarafından nasıl bilindiği tam bir muammadır.
kör kuyu kör kuyu
skor 10'a 1 olsa da, hava kararınca ve sağdan soldan anneler babalar "yavrum hadi eve gel artık" diye çağırmaya başlayınca, gol atan galip denirdi ve golü atan hakkaten maçı kazanırdı.
talen talen
herkesin umarsızca forvet olup gol atmak istediği, bu yüzden defansa pek az kişinin döndüğü maçlardır. genelde de fiziksel açıdan üstün olanlar beceriksiz de olsa forvette dururdu. mesela;

-yılmaaz! defansa gel len acık!
+nooldu? kavga mı var?
2 /