mahkum ikilemi

fempusay fempusay
oyun teorisinde verilen örneklerden biridir. şöyle ki; elde iki mahkum vardır (veya üç) bu mahkumlar, birbirlerinin söylediklerinde habersiz olmakla beraber aynı suçtan dolayı tutulmaktadırlar. ve ikisine de 3 seçenek verilir: 1. susma, 2-diğerini ele verme 3- itiraf etme. şu duruma göre,birbirinin söylediklerinden habersiz olan mahkumlar, en iyi strateji (baskın strateji) olarak birbirini suçlamayı seçeçeklerdir. bu durumda birinci mahkum, ikinci mahkumun kendini ele verdiğini düşünerek, onu ele vermesi halinde en azından daha az ceza alabilecektir. ancak ele vermemiş olması durumunda, kendisi onu ele verirse bu sefer hiç ceza almama ihtimali doğacaktır.
mahkum ikileminde (açmazı), ana sorun kişilerin birbirinin söylediklerinden habersiz olmaları, bu durumda denge oluşturmak yerine kendi kazançları doğrultusunda hareket etmeye eğilim göstermeleridir.
easy company easy company
bazı gerçek hayat uygulamaları:
bisiklet yarışlarında küçük bir grubun şansı, büyük bir gruba göre daha azdır. çünkü büyük grup rüzgarı daha iyi keser ve yarışçılar birbirini rüzgar kalkanı olarak kullanabilir. bu yüzden en öndeki iki yarışçı genelde anlaşmaya vararak birbirlerine kalkan oluştururlar. eğer ikisi de birinci olmaya çalışırsa ikisi de eşit derecede rüzgar kesmek zorunda kalacak ve arkadaki büyük grup kısa sürede kendilerine yetişecektir.

bir diğer örnek de itirafçı yasasının olmadığı ülkeler olabilir. çünkü mahkum ikileminin kuralları geceğince aynı suçtan sorgulanan iki kişi, ikisi de masuk olsa da fırsat verildiğinde diğerini ele vererek kendi cezasını azaltmaya veya kurtulmaya çalışacaktır. daha da kötüsü iki kişiden birisi suçluysa masum olan itiraf veya ihbar gibi yollara gitmeycekken, suçlu olan kişi kolaylıkla suçunu itiraf edip cezasını azaltmak için masum olan kişi yi de ihbar edebilecektir.
(bkz: plutonia ikilemi)
xitgdr xitgdr
polis birlikte bir hırsızlığa karıştıklarından şüphelendiği iki kişiyi (bu kişiler edi ve büdü olsun) tutuklar ve ayrı odalara koyar. polis
şüphelilerden her birine şu teklifi yapar (ve her birine de diğerine aynı teklifin yapıldığını söyler):

eğer biri suçu itiraf eder diğeri konuşmazsa:
itiraf eden 6 ay, diğeri 10 sene yatacaktır.
her ikisi de itiraf ederse : ikisi de 5 er sene yatacaktır.
her ikisi de susmayı tercih ederse delil yetersizliğinden : ikisi de 2 sene yatacaktır.

şimdi gelgelelim mahkumlardan herbiri nasıl hareket edecek?
oncesinde süphelilerden herbirinin akl i selim, duygusal ve psikolojik dengesi yerinde birer insan olduğunu varsayıyoruz.

ilk şüpheli içinden diyorki

1-eğer arkadaşım öterse;
1-a) ben ötmezsem, 8 sene yatarım
1-b) ben de ötersem, 5 sene yatarım

2-eğer arkadaşım ötmezse
2-a) ben de ötmezsem, 2 sene yatarım
2-b) ben ötersem, 6 ay yatarım

her halükarda şüphelinin ötmesi onu daha avantajlı bir duruma götürüyor. her iki akl i selim arkadaş için bireysel manada mantıklı duran davranış şekli ötmek gibi görünüyor.

sonuç olarak her ikisi de mantıklı hareket edecek ve kendileri için de en yararlı olan 2 sene yatmak yerine 5 er sene yatacaklardır.

aslında bu ikilem meşhur bilim adamı, düşünür, filozof, ekonominin babası olan adam smith'e de bir gönderme yapıyor. adam smith ekonominin rasyonel hareket eden bireylerden oluştuğunu ve hiçbir şekilde karışılmadığı zaman toplum için en optimum sonuca ulaşılacağını varsayıyordu (birakiniz yapsinlar birakiniz gecsinler). bu ikilem rasyonel hareket edildiğinde her zaman en optimum sonuca ulaşılmadığını göstermiş olması açısından önemlidir. çünkü bireyler kendileri açısından riski azaltıcı ve getirisini artıran davranışları sergileme eğiliminde olacaklardır.

oyuna bir tane de arabulucu eklediğimizdeyse olay tamamen değişecek. arabulucu her ikisini de itiraf etmemeye zorlayacak ve bu sayede ikisi içinde (toplamda) en iyi olan sonuç (2,2) e ulaşıtıracaktır.

bu oyunu iktisadi hayatın oyuncularına uyarladığımız takdirde, devletin arabulucu fonksiyonunu daha rahat anlayabiliriz. yani ekonomide optimum noktayı yakalamak için ekonomiyi sahip olduğu yetkilerle düzenleyen ve ülke içinde yer alan kaynakları verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bir devlete ihtiyaç vardır.
thraki thraki
iki mahkumun birbirlerinden habersizce seçim yapmaları durumunda, iki mahkum kendileri için var olan en kötü seçeneği seçmiş olurlar.
liselle liselle
iki mahkumun birbirlerinden habersiz olarak verecekleri kararlar,ikisinin de ne kadar ceza alacağını etkileyecektir.ikisinin de yalan söyleyip suçu reddetmesi durumunda ikisi de en ağır cezayı alacaktır,biri doğru biri yalan söylerse yalan söyleyen (suçu inkar eden de diyebiliriz) ceza almayacak, itirafçı cezalandırılacaktır (ikisinin de inkarı durumundakinden daha düşük bir cezayla). eğer ikisi de itirafçı olurlarsa olabileceğin en azı cezayla yırtacaklardır.bu durumda ikisi de karşıdakinin ne yapacağını hesap ederek itirafın mı inkarın mı kendisi için daha karlı olacağı sonucuna varır.itirafçı olmak her zaman için daha karlıdır bu durumda.
(bkz: tutsak ikilemi)

ayrıca bunun monopolistik market rekabetine uygulanması da mümkündür.mesela kendi pazarlarında önde gelen iki firma olan pepsi ve coca cola nın karşı tarafın reklam kampanyası yapıp yapmayacağına dair bilgisi olmadan,reklam vermenin mi vermemenin mi daha karlı olacağına karar verme süreci de bunun bir benzeri süreçtir,ki o durumda da karşıdakinin ne yapacağı düşünülünce en mantıklı her halükarda reklamı vermektir.
recai pengül recai pengül
eğer ikilemi bir oyun olarak düşünecek olursak her oyuncunun iki olası hamlesi vardır: diğer oyuncuyu satmak (ve onu ihbar etmek) veya ona güvenmek (ve susmak). trajik bir oyundur. daha iyisinin var olduğunu her iki taraf bilse de denge noktası ne yazık ki karşılıklı satmaktır.

oyunu bir grup insanın kendi aralarında ama arka arkaya pek çok defa oynadığını düşünün. oyun teorisine göre böyle bir durumda baskın hamle satmak değildir çünkü birbirine güvenen çiftlere karşı dezavantajınız oluşur. ikilem (trajik olanı) sadece bir daha asla karşılaşmayacağınızı bildiğiniz bir insanla tek bir defa oyun oynayacağınız zaman oluluyor.

ilginç bir nokta sokaktan rasgele iki insan seçtiğiniz ve bu oyunu aralarında bir defa oynattığınız zaman baskın olarak satma eğiliminde olmamaları. oyun teorisine göre rasyonel hareket etmiyoruz yani. bu da ekonomi biliminin önemli bir varsayımı ile çelişmekte. bu gariplik hem ekonomide hem psikolojide oldukça derinlemesine incelenmiş hâlâ inceleniyor. benim en çok aklıma yatan açıklamalar bu tür oyunları tanımadıklarımızla değil, tanıdığımız insanlarla ve arka arkaya pek çok defa (ailemiz için ömrümüz boyu mesela) oynamaya alışık olduğumuz için evrimsel olarak işbirliğine yatkın içgüdüler geliştirdiğimize dayanan açıklamalar. izole edilmiş bir laboratuvar ortamındaki deneyde bakıldığında irrasyonel sayılabilecek davranışlar, afrika savanlarında peşimizde aslan önümüzde geyik koşar adım ilerlerken gayet rasyonel olabilir.

(bkz: ültimatom oyunu)
first breath after coma first breath after coma
ilişkilerde tarafların motivasyonlarının çeliştiği durumları ifade etmek için kullanılan ve her iki tarafın davranışlarının sonuçlarının diğerinin davranışlarından etkilendiği karşılıklılığı anlatan durumdur..

ilişkideki tarafların kazanç ve kayıpları bir tür karşılıklılığa dayanmakta olduğundan maksimum kazanç-kayıp ya da olası diğer sonuçlar tarafların işbirliği ya da istismar davranışlarından hangisi yönünde tercihte bulunacaklarından etkilenmektedir..

ironik olarak, davranış bilimleri alanında yapılan pek çok çalışmada da yansımalı düşünceye; yani diğerinin ne düşündüğünü düşünmeye, dayanan bu tür bir ikilem durumunun işbirliği yerine istismar davranışıyla sonuçlandığı gösterilmiştir..
enyalios enyalios
genellikle şu örnekle açıklanan oyun teorisi dersinin ilgi çekici bir konusudur ;
sınava girmeyen ve gelememe nedeni olarak da lastiğin patladığını söyleyen 2öğrenciye hocası peki size bir sınav daha yapacağım ve tek soru soracağım der. soru şudur; "hangi lastik patladı?"
wahşiorkide wahşiorkide
derste hocayla iletişime geçtiğimiz halde işin içinden çıkamadığımız ikilem öle diosun olmuo böle diosun olmuo ee nedir diosunn hocaya hocanın verdiği cevap 'insan işin içine girdiği zaman karar verme yetisi değil herşey değişir'dediği delirtici ikilem..
matematigi cok seven sosyal bilimci matematigi cok seven sosyal bilimci
repeated versiyonu çok güzeldir.

axelrod siyaset bilimine çok güzel uygulamış. merkezi otoritenin olmadığı bir ortamda cooperation nasıl gelişebilir soruşunun cevabını bununla verir. ha sonra yine tutup "ama iste devlet olmayınca böyle böyle kötülükler olur" diye ideolojik takılmış ama olsun, biz sevdik kendisini.