mamoş

1 /
dem dem
erkan oğur'un yorumuyla daha bir lezzetlenen meşhur elazığ ağıdı. perdesiz gitarın önemini burada daha iyi hissettiriyor. öyküsünü anlatmaya gerek yok zira olayın özü türküde gayet açıkça anlaşılabiliyor. bekir hoca, onun güzel eşi ve onun aşığı mamoş ekseninde olaylar gelişiyor diyerekten kısa kesme niyetindeyim.

sözlerini de yazmalı ki tam olsun. bu erkan oğur kaydındaki halidir. aslı daha da uzun tabii.

pencereden bir taş geldi
ben sandımki mamoş geldi
uyan mamoş mamoş uyan
başımıza ne iş geldi

mamoş palton tutayım mı ?
hayrın için satayım mı ?
di gah mamoş mamoş di gah
başımıza yığıldı halk

eyvah mamoş mamoş eyvah
tabib çağır yarama bak
mamoş ninni mamoş ninni
bilinmez kim kime kimdi.
dem dem
bir konserinde erkan oğur'un "siz de söyleyin ki kalksın bu utanç" dediğine şahit olduğum ağıttır.
hell isnt good hell isnt good
erkan oğur'un çok güzel söylediği türküdür hem kendisinden üç kere imza aldıktan sonra erkan oğur'un söylediği bir türküyü başka bir insana yakıştırabilmek değişik bir duygu uyandırıyor bende. mamoş'u seviyorsanız bir kere de jehan'dan dinlemelisiniz..
(bkz: jehan barbur)
endoplazmik retikulum endoplazmik retikulum
erkan oğur'un insanın burnunun direğini sızlatan yorumu ile hayat bulan, aşağıda sözleri en uzun haliyle belirtilen, elazığ yöresine ait türkü.

pencereden bir taş geldi
ben sandım ki mamoş geldi
uyan mamoş, uyan mamoş
başımıza ne iş geldi

penceresi yeşil perde
yeni düştüm ben bu derde
kör olasın bekir hoca
nasıl yatak bu dar yerde

eyvah mamoş, eyvah mamoş
tabip getir, imdada koş

penceresi yeşil yaprak
mamoş giyer siyah kalpak
kör olasın bekir hoca
yatağımız kara toprak

evlerinde koyun kuzlar
vuruldum ben yaram sızlar
öldüğümü aramim ben
yetim kaldı yavru kızlar

di kalk mamoş, mamoş, di kalk
başımıza yığıldı halk

evlerinin ardı kavak
yağmur yağar ufak ufak
kör olasın bekir hoca
ağzımdaki kurşuna bak

pencerenin önü çardak
rakı içdik bardak bardak
kör olasın bekir hoca
koymadın ki murad alak

eyvah mamoş, mamoş eyvah
doktor çağır, yarama bak

dış kapıyı, araladın ;
ak bahtımı, karaladın.
kör olasın bekir hoca
mamoş'u da yaraladın

mamoş, palton tutayım mı
hayrın için satayım mı
mezarında boş yer var mı
ben de girip yatayım mı

mamoş ninni, mamoş ninni
bilinmez kim kime kinni
bekir hoca vurdu beni
bekir hoca vurdu seni
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
erkan oğur'a saygılarla, ahmet kaya'dan dinlenecek parçadır. insanı derinden etkiler, en derinden.

bizim evin bacaları aman aman kader
yanmaz oldu sobaları aman aman kader
yarim gitti gelmez oldu aman aman kader
bu da bana bin dert oldu aman aman kader.

bahçelerde yeşil yaprak
mamoş giyer kara kaban
gel ikimiz sarılalım
en sonumuz kara toprak
eyvah eyvah mamoş eyvah
doktor getir yarama bak.

ben kapıyı araladım
ben bahtımı karaladım
eyvah eyvah eyvah eyvah
ben mamoşu yaraladım
uyan mamoş uyan uyan.

pencereden bir taş geldi
ben zannettim mamoş geldi
uyan mamoş uyan uyan
başımıza neler geldi
eyvah eyvah mamoş eyvah
kirmastılı kirmastılı
zeynebim türküsünün son kıtasında adı geçen köy sahibidir.

kangaldan aşağı mamoşun köyü
derindir kuyusu serindir suyu
güzeller içinde zeynebin huyu
zeynebim zeynebim allı zeynebim
beş köyün içinde şanlı zeynebim
maestromanick maestromanick
gerçek öyküsü öğrenildiğinde insanı şaşırtan türkülerdendir.

hani erkan oğur, ahmet kaya gibi isimlerden dinlendiğinde hem efkar basar, hemde mamoş'u mayınlı sınırlarda kaçakçılık yaparken devriye pususuna düşmüş bir yiğit sanırsınız..

öyle değildir maalesef..
kasabanın bilekli eşrafından bekir hocanın nikahlısıyla yasak ilişkiye giren mamoş isimli şahsın öfkeli kocanın silahlı baskınına uğrayıp hakkın rahmetine kavuşmasını anlatır.

bu konuda örnekleri arttırmak mümkündür;

tombalacık halimem isimli türkü ise el ele uçurumdan atlayan sevdalı bir çiftin öyküsüdür ama ona da göbek atılır ki, ne çare..

ince memed isimli türküde geçen ince memed, yaşar kemal'in efsane romanındaki kişi sanılır, kel alakadır.. o da ekmek yediği insanı ispiyonlamış bir kişidir, zaten o yüzden o türkünün aslında şöyle geçer:

ince memed ne yaptıydım ben sana
iki kere everdiydim kesemden
eğer yerlerime sen vurulaydın
ölesiye yatamazdın tasandan

bu tarz türküler ekseriyetle ağıtçılardan derlenerek günümüze kadar gelir, gelin görün ki bir noktada bir solist kişi kendi duruşuna uymadığı filan gerekçelerle bazı dizeleri çıkarır atar.. peki bu ne kadar etik bir durumdur?

normal bir müzik dinleyicisinden dinlediği türkünün hikayesini bilmesini beklemek pek gerçekçi bir yaklaşım olmaz farkındayım..
ama en azından erkan oğur gibi bir isimden okuduğu türkünün gerçek öyküsünü anlatan dörtlükleri çıkarmamasını beklemek gayet gerçekçi bir yaklaşım olur gibi geliyor bana..

mamoş öldü, işallah diğer yorumlanacak türkülere kısmet olur..


mamoş hikayesi için:
(bkz: pencereden bir taş geldi (mamoş) 1 adlı türkünün hikayesi pencereden bir taş geldi (mamoş) 1 hikayesi turkudostlari )

tombalacık halimem hikayesi için
(bkz: kiraz aldım dikmeden (halimem) adlı türkünün hikayesi kiraz aldım dikmeden (halimem) hikayesi turkudostlari )

ince memed hikayesi için
(bkz: ince memed türküleri 01 adlı türkünün hikayesi ince memed türküleri 01 hikayesi turkudostlari )
kekremsi kekremsi
gece, gece! gecenin bir yarısı dinlemek lazım; sesizlik lazım ki erkan oğur'un verdiği eslerden sonra sesiyle uyuyun uyanın dağılın ufalın ama tatlı tatlı.

sahi ya, 'bilinmez kim kime kinli'.
1 /