maniac

1 /
jamesdean jamesdean
mayhem'in eski vokalisti. deathcrush'ta vokalleri yapan kişidir. mayhem'den daha sonra kişisel sebepleri dolayısıyla ayrıldı. birkaç kere intihar girişiminde filan bulunmuş, ama başaramamış. euronymous'un ölümüyle grup boşta kalmıştı. hellhammer grubu yeniden topladı ve maniac'ı da geri çağırdı. 10 sene kadar mayhem'in vokallerini yaptı, ancak 2005'te gruptan şut ettiler. sahnede dikenli tellerle kaplı mikrofonu iyice kavrayıp dikenli teli koluna sokması, jiletle kendini doğraması gibi sahne atraksiyonları var. bir keresinde konser sırasında öküz kafasını alıp, seyircilerin üstüne atmıştı. ancak attığı zaman bir hayranının üstüne gelmiş ve adamın kafatasında çatlaklar oluşmuş. bu olaydan sonra maniac özür dilemiş ve mayhem'in başka konseri için bedava bilet vermiş. marseille'daki konserde de domuz kafasını işaret edip, gene seyircilerin üstüne atıyordu. gerçi onda kafatası çatlaması veya yaralanma gibi bir hadise yaşanmadı.
idja idja
evergreen terrace'in writer's block cover albümünde yer verdiği parçalardan biri. dehşet güzel yorumlamaları,brutal ve clean vokalleri şahane kullanmalarıyla orijinalinden güzel olan coverlar arasında kendisine yer bulmaktadır.
hoenir hoenir
baş rolünde elijah wood'un oynadığı 2012 yapımı sayko film. izleyene bir şey kazandırmadığı gibi, izlemeyene de hiç bir şey kaybettirmiyor. yapacağınız bir şey yoksa ve boş 1 saat 29 dakikanız varsa izleyin. onun dışında tavsiye etmem. film kendini baştan belli ediyor zaten.
rki rki
birinci kişi gözünden anlatımı kamerayı başrol oyuncusuna tutturmak sanan franck khalfoun isimli dangalak yönetmenin filmi.

kadroda elijah wood, nora arnezeder ,megan duffy, genevieve alexandra, jan broberg var. rezil bir fransız filmi. elijah da kurtaramamış filmi çünkü adamı görmedik ulan filmde. fransızların acilen film sektöründen uzaklaşmaları gerekiyor. zaten toplasan yirmi tane kaliteli filmleri var. illa çekecekseniz türkiye'deki gibi kendi içinizde kendi oyuncularınızla çekin tanınmış oyuncu oynatıp insanları kandırmayın.

-- spoiler --

film başladı araba süren bir eleman, sokakları gösteriyorlar, drive benzeri bir şey olacak herhalde diyorsun, elemanın yüzünü tam göstermiyorlar biraz gizem iyidir diyorsun. neyse ilk ölüm sahnesini görüyorsun, mükemmel bir bıçaklama sahnesi, oldukça yaratıcı. aha diyorsun bu film cidden olacak. o noktadan sonra sıçtıkça sıçıyor, yetmiyor sıvıyor. sonlarda martin'in yaratıcı ölüm sahnesinde az bir toparlar gibi oluyor ama yok. bok gibi film efendim tam olarak bok gibi.

bir de kızlar ne kadar kahpe lan! kendilerine verilen değeri asla anlamıyorlar. anna denen fransız sürtük her şeyi bok etti oysa frank ona ne kadar değer vermişti. yine de mutlu sonu engelleyemedi. frank wins!

-- spoiler --
rick blaine rick blaine
frank zito (`elijah wood) içedönük, utangaç, yalnız yaşayan bir genç adamdır. annesi angela (`america olivo)ölünce oğluna bir cansız manken dükkanı bırakmıştır.

bu dükkan 3 kuşaktır zito'lara aittir. 1930'ların anlayışıyla oluşturulmuş mankenleri onaran frank dükkanı ne yapacağını bilemez, onun bu antika restorasyonuyla kimse ilgilenmez. dükkanı kapatmak, eski biçemli mankenleri terk etmek istemez çünkü onların insanlardan çok daha karakteristik yapıları olduğunu düşünür.

dramatik ve hüzünlü bir geçmişi olan frank gündüzleri sıradan bir yaşam sürse de geceleri insan avına çıkar. randevu sitelerinden, sokaklardan bulduğu fahişeleri, eskort kızları öldürüp kafa derilerini yüzer. bu kafa derilerini mankenlerin başlarına monte eder. frank'e göre saçlar bedende sonsuza kadar kalan tek öğedir. cinayetlerinden sonra pişmanlık duyan, kendinden nefret eden frank, dr. jekyll - bay hyde gibi çift kişiliklidir. bastıran korkunç itkisini frank denetleyemez.

gerçeğin yine tümüyle dışındadır, pathosu özgündür. bir gün dükkanına genç sanatçı anna (`nora arnezeder) gelir, frank'tan yeni sergisi için yardım ister. fotoğrafçı anna, frank'ın yaşamını tümüyle değiştirecektir. `the hills have eyes mirrors alexandre aja gregory levasseur ikilisi bu kez william lustig`'in kült korku filmi maniac'ı (manyak) (1980) ele aldılar.

seksenlerin en tedirgin edici slasher'ında geceleri kadınların kafa derilerini yüzen seri katille skandal yaratan bu öncü örnek kotku türünü etkiledi. alexander aja, hign tension'daki (yüksek tansiyon-2002) mola yerindeki tuvalet sahnesiyle maniac'a gönderme yaptı.

yönetmen franck khalfounun (wrong turn at tahoe/2009) yeni maniac'ı özgün versiyonun birebir kopyası değil. seri katili iriyarı, ürkütücü joe spinell yerine ufak tefek çelimsiz elijah woood canlandırıyor. tehlikesiz görüntüsü, mavi masum gözleriyle bir çocuğu andıran wood'un arkasında insan avıyla geçinen yırtıcı bir hayvan saklanmaktadır.

öykü de new york yerine los angeles'ta geçiyor. yönetmen khalfoun, melekler kenti'nin paranoyak potansiyelini sürekli sömürmüyor. öznel kamerayla öyküsünü anlatan yönetmen izleyiciyi frank'ın hastalıklı zihninin içine sokuyor, bu kanlı yolculuğu frank'in gözünden izliyoruz.

görüntü yönetmeni maxime alexandre'ın usta resim seçimiyle, rob'un ürkütücü müziği atmosferi alabildiğine gerginleştiriyor. frank'in görüntüsü aynaya, cama, dikiz aynasına, arabanın kaportasına, tv ekranına yansıyor. bu olgu bir anlamda onun ikiye bölünmüş kişiliğinin uzantısı. frank'ı sesiyle, soluk alıp vermesiyle, içsel konuşmalarıyla ayırt ediyoruz.

o kendine mankenleriyle apayrı bir dünya kurmuştur, başka bir döneme aittir, eski filmleri izlemeyi sever. dr. caligari'nin muayenehanesi en sevdiği filmdir. sin city (günah şehri - 2005), green street hooligans'tan sonra elijah wood yine karanlık bir karakteri yorumlar, ona göre ise frank kötü biri değil. sadace o korkunç itkisini denetlemekten acizdir.

seri katillerin psikolojisini çok ilginç bulan oyuncu frank zito'nun bugüne dek canlandırdığı en derin karanlık karakter olduğunu belirtiyor. dr. jekyll and mr. hyde (rouben mamoulian /1931), lady in the lake (robert montgomery / 1948), profond rosso (dario argento /1975), you murderer (robert zemeckis / 1995), strange days (kathyrn bigelow / 1996) maniac gibi öznel kamerayla çekilen filmler.

(aslı selçuk, cumhuriyet)
1 /