maraş katliamı

1 /
seanpenn seanpenn
(bkz: o çocukları)
bunu yapanlara yapılacak başka bir yakıştırma yoktur herhalde. bebekleri kendine düşman görüp'te öldürmek, sırf inançları uğruna insanları katletmek ne kadar büyük bir utanç tablosudur.

lafım meclis'ten dışarı, arz ederim...
alajuve alajuve
insanların sırf alevi oldukları için öldürüldükleri insanlık dışı olaylardır. hamile kadınların karınları deşilmiş, gençler ağaçlara asılarak oldürülmüştür. "ya allah bismillah" ve "müslüman türkiye" sloganlarını eşliğinde din(!) adına bu katliama imza atanlar ise daha sonrasında ellerini kollarını sallayarak sokaklarda yurumeye yeni insanları öldürmeye devam ettiler ve hala içimizdeler...
pelin87 pelin87
bundan bi kaç sene önce üniversitede bi hocamız bize bi fotograf gostermişti öncesinde uyararak. parçalanmış bebek cesedi. sanırım bacaklarından tutup mu ne ayırmışlar fazla bakamamıştım(oha). bu olaylardan bir "kare"ymiş .

ayrıca ecevit ısrarla asker bilerek karışmadı demiştir ki haksız da değildir. dönemin genelkurmay başkanı kenan evren kısa süre sonra(2 sene) darbesini yapmıştır.


edit: kalender meşrepten gelen hatırlatma

kalender meşrep- işin garibi kenan evren bir belgeselinde darbe yapışını haklı çıkarmak için bu olayları örnek verir. kenan evren şöyle diyor:

"dönemin olaylarla ilgilenen paşasının raporu vardır bende. geldiği zaman da anlattı. 'komutanım' dedi, 'tasavvur edemezsiniz' dedi...'tasavvur edemezsiniz...yeni doğmuş çocuk, birkaç aylık çocuğu bacaklarından almışlar, iki bacağından ayırmışlar' dedi."

"ama sıkıyönetim yok ki...daha sıkıyönetim ilan edilmiş değil türkiye'de. onun için oradaki emniyet güçleri ancak bunlarla ilgileniyor...vali, emniyet kuvvetleri filan ilgileniyor. olay olduktan sonra istekte bulunuldu."
oniyeoyleoldu oniyeoyleoldu
‘kanlı oyun’
bunları biliyor muydunuz?
1)1978 yılında meydana gelen kahramanmaraş olaylarında ölen 7 militanın sünnetsiz olduğunu ve garbis altınyan isimli bir ermeninin tertipçi olduğunun sıkıyönetim mahkemelerince tespit edildiğini.
2) olayların çıkmasına neden olan cinayetlerin sol fraksiyonlar arası çatışmaların sonucu olduğu ve bu çatışmalarda yabancı istihbaratın rol oynadığını.
3) pkk ya da apo’cuların ilk kez kahramanmaraş olaylarında eyleme girdiklerini.
4) maraş olayları sebebiyle hedefe oturtulan ökkeş kenger (şendiller)in beraat ettiğini.
5) şendiller’in haksız yere tutaklandığı için hazine aleyhine dava açtığını ve bu davadan 250 milyon kazandığını
6) yine şendiller’in mahkeme kararına rağmen olayı çarpıtan meydan laorusse gibi çeşitli yayın organlarından tazminat aldığını biliyor musunuz... bunların ayrıntılarını ve çok çok fazlasını öğrenmek ve de bir döneme kapı aralayıp bugün ile mukayesesini yapmak istiyorsanız ökkeş şendiller’in ıbre yayınevi’nden çıkan kanlı oyun adlı yakın tarih belgeselini mutlaka okumalısınız.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=3523
sakıncalı piyade sakıncalı piyade
bundan tam 30 yıl önce 1978 aralığının son günlerine gelinirken maraş'da mhp'li faşist milislerin gerçekleştirdiği katliamda 111 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve yüzlerce ev, işyeri yakılmış, yıkılmıştır.
olaylar, ne bir rastlantı, ne de "halkın galeyana gelmesi" sonucu olmuştur. olaylar aylar öncesinden planlanmış ve alanlar belirlenmiştir. yer malatya'dır, erzincan'dır, çorum'dur, maraş'tır. amaç, kitlelerin hızla politize olduğu bir ortamda gelişen devrimci mücadeleyi durdurmaktır.
19 aralık 1978 günü maraş'ta faşistlerin propaganda aracı haline gelen cüneyt arkın'ın 'güneş ne zaman doğacak' filminin gösterildiği çiçek sinemasının, ökkeş kenger ve birkaç faşist tarafından bombalanmasıyla olaylar gelişmeye başlamıştır.
kendi attıkları bombaya 'misilleme' olarak 21 aralık günü iki öğretmeni öldüren faşistler, 22 aralık günü öğretmenlerin cenaze törenine saldırdılar. bir gün sonra 'allah adına savaş'a (cihat) çağrılan maraş köylerinden gelenlerin katılımıyla maraş katliamı başladı. maraş'ta 19 aralık 1978'de başlayan kanlı saldırılar günlerce sürmüş ve kelimenin gerçek anlamıyla karşı-devrimci güruhun katliam ve yağmasına dönüşmüştü. mhp'nin başını çektiği muhafazakâr, mutaassıp küçük-burjuva ve lümpen kitleler "bugün cihat günüdür, alevileri öldüren cennete gider", "komünistleri bırakmayın" sloganları eşliğinde saldırılarını günlerce sürdürmüşlerdi. saldırılar sonucunda 111 kişi ölmüş, alevilerin ve solcuların evleri ve işyerleri yakılıp yıkılmış, alevi nüfusun yüzde 80'i maraş'ı terk etmişti. olayların gerçekleştiği dönemde, kahramanmaraş emniyet müdürü görevinde abdülkadir aksu bulunmaktaydı.

esasında maraş'ta başlayan katliam, anadolu kentlerinde ve kasabalarında süren bir dizi saldırı ve yağmanın ardından gelmişti. 1978 yılı boyunca faşist hareket, alevi ve sünni kökenli nüfusun yoğun olarak yaşadığı kentlerde mezhep ayrılıklarını kışkırtan provokasyonlar düzenlemiş ve birçok yerde çatışmalar çıkmıştı. türkeş'in 19 aralık 1978'de izmir'de mussolini'den esinlenerek başlattığı "büyük yürüyüş" açıkça iç savaş ilanı anlamına geliyordu ve devam eden günlerde faşist saldırılar her yerde artacak ve kitlesel kıyımlara dönüşecekti.
nervikan nervikan
19 aralık 1978 günü faşistlerin elinde bulunan bir sinemada güneş ne zaman doğacak adlı faşist bir film oynatılmaktadır. saat 21.00e doğru mhp tarafından planlanan oyun, kahramanmaraş ügd yöneticileri tarafından uygulanmaya konulur. ügd başkanı mehmet leblebici ve 2. başkan mustafa kalkandere görevi ökkeş kengere (miletvekilliği de yapan şimdi bbpli ökkeş şendinler) verirler. film oynatılırken ökkeş kenger sinemaya girer ve salona bombayı atar.

aynı anda müslüman türkiye, kanımız aksa da zafer islamın haykırışları duyulur. bağıranlar daha önce sinemaya yerleştirilmiş, yapılan katliam planının bir parçası olan provokatörlerden başkası değildir. aynı saatlerde, faşist sürülere gerekli talimatları veren mhp yöneticileri bölge dışına çıkmakla meşguldürler.

sinemadan çıkan kitle, diğer bölgelerden gelen kitleyle buluşturulur. katliam için start verilmiştir artık. yüzün üzerinde insanın katledildiği saldırıların en şiddetli olanı ve en çok insanın vahşice katledildiği gün 24 aralık günüdür. ve ilginçtir, o gün chp hükümeti tarafından maraşta sokağa çıkma yasağının konulduğu gündür. ama evinde olan sadece ölümü bekleyen masum insanlarımızdır. asker, yapılan plana göre kışlalarında, polisler ise karakollarındadır. sokakta ise maraşın faşistleri adeta cirit atmaktadır. yine aynı gün yüzlerce faşist, çevre ilçe ve köylerden kamyonlarla maraşa getirilir. katliama, daha önceden kapılarına kırmızı çarpı konulmuş yerlerden başlanır.
03 00 03 00
nüfus cüzdanımda vilayeti kısmında gördüğüm vilayetten utanmama sebep olan katliamdır. üzerine basa basa söylüyorum katliamdır. elimden geldiği kadar objektif olmak için bu katliamda mazlum olana karşıt olarak atfedilmiş insanların görüşlerini yazayım siz ne söylemek istediğimi anlarsınız.

muhafazakarlığı aşırıya kaçırmış ve hayatını bir şeyhe adamış bir ailenin, ailesinden uzak yaşadığı için hayat görüşü biraz farklı olan ama ister istemez ailesinin görüşlerinden etkilenen bir çocuğunun maraş'daki olayları duyduktan sonra biraz da neler oluyor tereddüdü ile maraş'a geri döndüğünde karşılaştığı manzara ile ilgili görüşleri (not: olaylar cereyan ederken maraş'a gitmenin imkansız olduğunu, çünkü maraş'ın bütün girişlerinin hem polisler hem olayları gerçekleştiren gruplar tarafından kapatıldığını ve arkasından sıkı yönetim geldiğinden maraş'a gitmekte çok zorlandığını ve maraş merkeze ancak asker olaya müdahale ettikten 6 gün sonra ulaşabildiğini söylemiştir bu abim)

"maraş'a girdiğimde maraş hala yanıyordu. olaylar bitti diyordu tüm haberler ama maraş'ta hala yanan mahalleler vardı. maraş'ta yoğun kan ve yanık insan kokusu vardı. caddelerde kan hala duruyordu. gördüklerim anlatılabilecek görüntüler değil."

ayrıca dedeleri müftü babaları ise zamanında kadı yeni kanunlarla ise avukat olan 2 veya 3 kardeş (kaç tanesinin o anda orada olduğunu bilmiyorum ama bu olayı yaşamışlar) maraş'ta yatılı bir lisede eğitim görmektedirler (özür dilerim ama lisenin ismini sormak aklıma gelmedi). olaylar başladıktan sonra işin ciddiyetini anlayan öğrenciler arkadaşlarıyla birlikte sıraları okulun kapısına yığarak dışardan içeriye saldırı olmasını önlemeye çalışmışlardır ama korkmaktadırlar ve birşeyler yapmak gerekmektedir çünkü içerde alevi veya solcu düşünceye sahip ailesi olan arkadaşları var ve okula da bir baskın olması muhtemel orada beklemek çare değildir. babalarına ulaşırlar ve yardım isterler babaları kendi nüfuzunu kullanarak okula bir askeri helikopter gönderir ve oradan alınmalarını sağlar. oradan ayrılırken gördükleri manzaranın dehşetini şöyle açıkladılar (bahsettikleri sokaklar eğimli sokaklar. maraş'a giden olduysa görmüşlerdir genelde eğimli bir arazi üzerine kuruludur) :

"sokaklardan aşağı oluk oluk kan akıyordu. çevreden gelen seslere dayanmaksa mümkün değildi. insan olanın o seslerde kanı donardı."

bu olayların sonucu olarak yukarıda bahsettiğim öğrencilerin babası olan avukat amcamın, veya dedemin diyeyim yaşına hürmeten, söylediği söz:

"eskiden alevi dediğin zaman saflık, temizlik aklımıza gelirdi. biz o insanlara canımızı, namusumuzu güvenirdik. alevi toplumu çok dürüst, temiz insanlardan oluşuyor ama ne olduysa bir anda düşman olduk birbirimize. oysa ki alevi bizim için güveni temsil ederdi."

sanırım bunun isminin neden katliam olduğunu ve bir toplumda ne kadar büyük yaralar açtığını birazcık anlatabilmişimdir. ayrıca şöyle bir istatistik vereyim bu olaylar öncesinde maraş'ın alevi nüfusunun çoğunluğuyla bilinen pazarcık ilçesinin nüfusu köylerle birlikte 75 bin civarıdır (halk sayımda bazı aksaklıklardan dolayı eksik olduğunu ve pazarcığın nüfusunun o dönemde 90 bin civarı olduğunu iddia eder) ki bu da maraş'ın en büyük ilçesi yapmaktadır pazarcığı. bu olaylardan sonra pazarcık nüfusu sayımlarda 25 bin civarlarında gezmektedir. tabi ki söylemek istediğim bu insanların hepsi öldürüldü demek değildir ama bu insanların büyük bir kısmı öldürülmüş bir kısmı da zulümlerden canını zor kurtarmış ve bir daha memleketlerine dönmemiştir.

sonuçta ailemin hala maraş'a bağlı bir ilçede yaşamasına ve hayatımın 18 senesinin bu ilçede geçmesine rağmen, hayatım boyunca toplam 3 veya 4 defa zorunlu sebeplerden dolayı bulunduğum maraş'ı hiç sevmememe neden olan ve bu ilin başında bulunan ve çok zor şartlarda şanlı bir şekilde alınan "kahraman" ünvanının artık gözümde beş kuruş değerinin kalmamasına sebep olan katliamdır

pazarcık nüfusuyla ilgili olarak bunu atladım sanırım. benim orada yazdığım rakamlar duyduklarımdan aklımda kalanlardı ama şu an yaptığım çalışmayla pazarcık kaymakamlığının sitesine dayanarak 1975 yılında yapılan seçimlerde pazarcık nüfusu köyler dahil 74820'dir. 1980 yılında (köyler dahil mi belirtilmemiş onun için bilmiyorum) 20015'dir.

(bkz: t.c. pazarcık kaymakamlığı 1927 yılında yapılan ilk nüfus sayımında 1146'sı şehir; 27418'i de köy nüfusu olmak üzere toplam nüfus 28564'tür. ilçe merkezinde nüfus 1950 yılınd... pazarcik )

not: aynı giriyi başka bir yerde görebilirsiniz. bu girinin her kelimesi bana aittir o gördüğünüz entry de bana aittir. (ç)alıntı değildir.
4lifeshakingass 4lifeshakingass
din kisvesi altında ortaya çıkarılan sağ-sol olayları.cumhuriyet dönemi alevi kıyımlarında ilk sıralardadır.yan mahallesindeki insanların gençleri ağaca asması, yaşlıları oracıkta katletmesi, bebekleri bacaklarından ayırması ve evlerin ateşe verilmesi onulmaz yaralar açmıştır bünyelerde.örgütlü bir kaç mahalle bu saldırıları püskürtebilmiş hazırlıksız yakalanan mahallelerde ise büyük kıyımlar gerçekleştirilmiştir.insanoğlunun her çağda zalim olduğunu ve hiçbir zaman özünde değişmeyeceğini bize göstermiş olaylardır.eski olanlar devamında sivas katliamının tarihine bakabilir.çok yakında bulunan askerin olaylara hiç müdahale etmemesi de manidardır.
freyjaa freyjaa
caniliktir. 3 gün süren olaylarda 100 dan fazla insan ölmüştür

yakın türkiye tarihinin büyük acılarla dolu olduğunun kanıtlarından, unutulmaması gereken kara lekelerden biridir.
ugo ugo
(bkz: ökkeş şendiler) kendisi her ne kadar trt'de yayınlanan şahların labirenti programında suçu hrant dink ve arkadaşlarına atıp kendini aklamaya çalışsa da katliamı kendisinin ve arkadaşlarının yaptığı su götürmez bir gerçektir. çünkü, ancak ökkeş'in zihniyetindeki bir adam yapabilir böyle bir iğrençliği ki yapmıştır da.
müzixyen müzixyen
yobazlığın ,gericiliğin hortladığı, din sömürüsünün böylesine zalimce ve insanlık dışı cinayetler katliamlar yaptırabileceğinin kanıtlandığı, pirsultan abdal'ın "bir olalım , iri olalım , diri olalım " sözünü tekrar hatılatan cumhuriyet tarihinin kara lekelerinden biridir... umarım bir kez daha çorum olayları , sivas olayları, maraş ,gazi mahallesi bir kez daha yaşanmaz diyorum ama baktığımızda dünden bu güne birşeyin değişmediğini görüyorum maalesef...
1 /