markalaşmak

venom venom
normal piyasada müşteri malı satın alır, marka olan firma ise müşteriyi satın alır.
çünkü markalaşmak malın müşteriye kendini tanıtmasından öte birşeydir. firma ürünlerini müşteriye tamamen benimsetmiş, müşteri üzerinde mükemmel bir güven oluşturmuştur. müşteri markanın mallarına güvenir, hatta bağımlılığa dahi varabilir. (adidas'tan başka ayakkabı almam, sony ise iyidir, arçelik yaygın servis ağı)

bir iş merkezinde 5 farklı bakkal varken uzak tarafta olmasına rağmen sürekli aynı bakkala, kasaba, manava ya da falancya gidiyorsanız bu da bir markalaşmadır. çünkü dükkan çalışanı verdiği hizmetle, muhabbetle kendisini sevdirmiştir.
(sırf dedikodu için kasaba giden teyzeler var)
canderel canderel
kapitalizmi iyi okumuş büyük markaların, ayakta kalmalarını sağlayan direklerinden biri. bu işin en babasını hermes yapar. markalaşmış markalar, insanların ne istediğini iyi bilirler. müşterilerine değerli olduklarını hissettirirler: 'benim ürünüme sahipsen değerlisindir, çevrende itibar görürsün. çünkü benim ürünümü herkes alamaz. sen alabilenlerdensin.' düşüncesini aşılarlar bilinçaltlarına. alıcının amacı da bu duruma paralellik gösterir her daim: satın aldığı markalaşmış ürünü gururla taşır, üst sınıf bir insan olduğunu ispatlamaya çalışır.
kırmızıdudakboyası kırmızıdudakboyası
balık hafızalı insanı daha şekilli düdüklemek üzere sarf edilen çaba. bir marketten içeri girdiğimizde bizi karşılayan müzik, koku, ılık hava üfleyen klimalar, ilk gözümüze çarpması istenilen raflar ve ürünler..hepsi bizim cebimizi boşalmak üzere bilimsel çalışmaya dönüştürülmüştür..markalaşmanın önemi de şudur, insan hafızası ancak 5 bin logo ve markayı öğrenebiliyor. daha fazlası için kapasitesi yetersiz. işte dünyadaki tüm ticari reklam, satış, rekabet o hafızaya sığacak ilk 5 binin içine girebilmek içindir..sonuçta markalaşmak biz alıcılar açısından kötüyü bile zevkle, şikayet etmeden alabilme gerzekliği bahşediyor..
venom venom
her bokta yaratıcı türk girişimcisinin en büyük sorunudur.
pratik zeka var, yaratıcılık var ama akılda kalıcı güzel bir marka/isim bulmakta sıkıntı var.

tamam şimdi bazı markaların hakkını yememek lazım "duşakabin" bana göre en yaratıcı markalardan biridir. bildiğin isim tamlamasını adamlar marka yapmış ve artık selpak gibi genel geçer bir kavram olmuş. gidip de zırtopozoğulları.. dush & dush gibi isim koymamışlar.

misal, türkiye'de içinde köşem büfe olmayan bir şehir olamaz. hatta o kadar ki, köşem büfe var, karşısında köşem büfe 2 var. aynı adamın olsa anlarım ama işletmeciler bile farklı. tamam bakkal, market ismi ne kadar önemli diyeceksiniz ama kardeşim arada bir ana cadde var, git soyadını koy, kızının oğlunun adını koy en azından.

şimdi markalaşmaya, kendi isimlerini oluşturmaya çalışan üç beş girişimciyi inceleyelim.
yanılıyorsam düzeltile, 2005 civarı ilk çıkan kahve zinciri `kahve dünyası"ydı. ondan sonra mantar gibi her köşede kahve keyfi, kahve alemi, ehl-i kahve, kahveyi bilmem ne, bokum-u kahve gibi isimler türemeye başladı.

keza simit sarayı da aynı mantar türemeden nasibini aldı. simit keyfi, simitchi, zevk-i simit, simit bilmem nesi. zaten iki tarz dükkanın da işlevleri genel olarak aynı. birinde kahve çikolata, kek mek, diğerinde simit-çay, poğaça hamur işi vs..

şimdi de nusret beraber bir steykhaus furyası çıktı.. mehmet, ahmet.. sonu etle biten kim varsa aynı kafada dükkan, pardon steakhouse açmaya başladı

o kadar taklitçi ve yaratıcılıktan uzağız ki, bir şeyi yakaladık mı iliğine kadar sömürüp bokunu çıkartıyoruz.
nesliozz nesliozz
erdoğan eroğlu'na göre markalaşmak, tüketicilerin verdiği roller veya markanın tüketicilerin dayatmasını istediği roller olarakta tanımlanmaktadır. bir markayı sürekli tercih ediyorsanız kendi kişiselinizde bir dayanağınız vardır. bu sebeple sürekli olarak aynı markayı tercih ediyorsunuzdur. bu durum da markanın markalaşmasına katkı sağlıyorsunuz demektir.

Markalaşma Nedir? Markalaşma’da Etkili 5 Faktör
wendera wendera
bireysel markalaşma da önemlidir. kendinizi dünyaya ne kadar biricik ve yüksek kalite sunarsanız insanlar da size öyle davranır. istesek de istemesek de sosyal medya cağında hepimizin bir markası var. algılanış biçimi var. koyduğumuz fotolar, kıyafet tarzımız, duruşumuz muhabbetimiz. bunlara bakarak ise alınıyor sevgili olunuyor arkadaş edinilebiliyoruz. bazilari düşük çöp bir imajla gezerken bazıları hayattan daha fazlasını alıyor.