marko paşa

1 /
aqua aqua
osmanlı döneminde yaşamış bir paşa. herkesin derdine derman olduğu iddia edilir ama kimseye bir kıyağı görülmemiştir. yine de herkes ona gider.
yuziko yuziko
aziz nesin'in sabahattin ali ile birlikte çıkarttığı mizah dergisidir.(1946) birkaç defa kapatılan bu dergi "merhum paşa, malum paşa, ali baba, bizim paşa, hür marko paşa" gibi isimlerle yayımlanmıştır. fakat bir broşürü yüzünden aziz nesin 10 ay hapis ve 4 ay sürgün cezasına çarptırılmıştır.
mervetal mervetal
şile fenerini yapmış olduğu rivayet edilen,anadolu kavağının en güzel köşesinde çok şık bir yalıda yaşamış olan,(şu an o yalı boğaz komutanlığı tarafından büro olarak kullanılmaktadır) yaşadığı dönemde insanların dertlerini dinleyip çareler bulan -bir nevi psikolog- kişidir.hatta:
'git derdini marko paşaya anlat' diye de bir söz mevcuttur..
ness ness
istanbul'da bulunanların bir devamı mı yoksa apayrı bir kimseye mi ait bilmiyorum ama bir zamanlar yalova'da da bulunan bir dürümcü. lunaparkın yakınlarında, dürümtır misali bir tırdan bozma mekan ve acık alana konmus masa ve sandalyelere sahipti. ciğer dürümünü tatmıştım da çok lezizdi. bir de aynı isimli mizah dergisini dağıtırlardı. kısa fakat güzel vakit geçirmiştim, umarım hala duruyordur.
dreamevil dreamevil
marko paşa 25 kasım 1946 yılında yayınlanmaya başlanan sabahattin ali, aziz nesin, rifat ilgaz, mustafa mim uykusuz tarafindan kurulmuş derginin adı olarak ön plana çıkmıştır. adı "derdini git marko paşa'ya anlat" lafından gelmedir. (marko paşa zat'ı muhteremi kendisine ne anlatılırsa bir eli kulağında dinler dinler hiç bir şey anlamaz en sonunda "leblebiye narh koyalım" deyip çıkar işin içinden. yani çok iyi dinleyicidir ama hiç bir faydası yoktur)

dergi dönemin iktidar partisini sivri dilli bir mizah anlayışı ile hicvettiğinden boyuna toplatılmalara maruz kalır. hatta bu yüzden derginin manşetinde logonun hemen altında "toplatılmadığı zamanlar çıkar" , "yazarları hapiste olmadığı zamanlar çıkar" "sabah 9-10 gibi çıkar, 11 e kadar satılır, 11 gibi toplatılmaya başlar" şeklinde yazılar da görülür zaman zaman.
en sonunda "derginin isminde paşa lafı geçiyor bunlar ismet paşa ile dalga geçiyor" denilerek kapatılır. merhumpaşa, malumpaşa, yedi-sekiz hasan paşa,hür marko paşa, bizim paşa, ali baba gibi isimlerle yayın hayatına devam etmeye çalışır.

en büyük benim diyen gazetenin o yıllarda eriştiği tiraj 50 bini geçmezken marko paşa 60- 70 bin satmaktadir. tıpkı gırgır dergisinin de kendi zamanında avrupa'nın tüm mizah dergilerinden daha yüksek bir tirajı yakalamış olması gibi.

aziz nesin'in marko paşa ile ilgili anılarından bir kuple için
aziz nesin markopasa meselesi markopaşa meselesi (tamamlanacak) 1946 yılı temmuz ayında esat adil müstecabi, "gerçek" adlı günlük bir gazete çıkarıyordu. ben, bu gazetenin sekre... nesinvakfi
rabindaranath tagore rabindaranath tagore
şu sıralar izmir, inciraltı'nda ikamet eden sözde dürümcü, özde çay evi. insafsız bir biçimde bir adanaya 6 tl gibi bir fiyat biçerlerken, öğrenci milletine sağladığı 1 ytl ye sıcak mekan ve çay ile çok tutulur.
yesilcuppelipenguen yesilcuppelipenguen
cumhuriyet döneminin sol'dan sol'dan "çakan" mizah dergisi. fincancı katırlarını ürkütmekten hiç çekinmeyen aziz nesin ve sabahattin ali çıkarmaya başlar dergiyi ama rıfat ılgaz ustanın emeği de çok geçmiştir dergiye.

hitler'in bizim coğrafyamızdaki itleri dergiye fit olmuşlardır ve dahi olmaya devam ederler.

ne de olsa kuyruk acıları büyük, üç-dört "gomonist" çanlarına ot tıkamış!..

rıfat ılgaz'ın "sarı yazma"sında ufak ufak değinirler bu konulara.
scrappy scrappy
işsizlik dönemlerinden birinde başvurduğum, tipimi beğenmedikleri için işe alınmadığımi molotovla yakıldığı iddia edilen ama aslında sigortadan çıkan bir kıvılcımla yanan, ya da sahibi tarafından sabote edilen mekan. iğrençtir.
1 /