marquis de sade

1 /
hattori hattori
topluma zarar vereceği düşünülerek hapse atılmış, hapisteyken de gerçekleştiremediği bütün fantazilerini kitap haline getirerek kendisini hapse atmış olanların büyük olasılıkla pişman olmasına sebep olan insan .
sizzle sizzle
sadizme adını vermiş fransız yazar-düşünür. kenisi oldukça zengin ve soylu aileden gelen bir şahıstır. genelde lüks ve şatafatlı bir hayat yaşamış ama yazdığı şeylerden, yaşama tarzından ve politik bazı olaylardan dolayı birkaç kez hapse girmiş soylu bir aileden geldiği için ölüm cezasına çarptırılamamış ve en ünlü eserlerini de hapiste yazmıştır. başyapıtı sodom un 120 günü olarak kabul edilir. justine ise ölümünden yıllar sonra parçalar halinde bulunan sodom un 120 günü ortaya çıkana kadar en önemli eseri sayılmıştır.
bu iki romanda da genel olarak iki temel yapı göze çarpar. birincisi insanı dehşete düşüren ve kitapların uzunca bölümünü kapsayan sadist mazoşist olaylar zinciri diğeri ise bunlarla bağlantılı olarak gelişen kötülük felsefesinin açıkça insanın yüzüne vurulan irdelemeleri. işte esas okunması gereken ve marquise de sadeı kendi çağının çok ötesine taşıyan şey bunlardır. tanrı, erdem, tabular, iyilik, kötülük gibi kavramları yeniden düşünmenizi sağlayan, ufuk genişleten önemli eserlerdir. ancak özellikle sodom un 120 günü mide rahatsızlıklarına sebep olabilir okurken dikkat etmek gerekir.

"imperious, choleric, irascible, extreme in everything, with a dissolute imagination the like of which has never been seen, atheistic to the point of fanaticism, there you have me in a nutshell, and kill me again or take me as i am, for i shall not change. never!"
neverland neverland
sadizmin yaratıcısı olan adam. eserleri nedeniyle akli dengesinin bozuk olduğuna karar verilip tımarhaneye kapatılınca, kenarını duvara sürterek keskinleştirdiği kaşıklarla kollarını kesmek vasıtasıyla akıttığı kanları çarşaflara sürerek eserlerini yazmaya devam etmiştir.

(bkz: i said oha)
dinazor kafa dinazor kafa
küçükken evde justine isimli kitabını bulup saf ve temiz duygularla okuduğum sonra da baş kahraman justine için günlerce ağladığım; kitaplarında sadizm ve mazoşizm öğelerini kullanan fransız yazar. sade'ın markisidir.adı donatien alphonse françois'dır.
carpe noctem carpe noctem
bir öykü kitabının sonunda şöyle yazar:

"ey okur, bizim iyi yürekli atalarımız bir öyküyü bitirdikten sonra mutluluk, esenlik ve sağlık dilerlerdi. onların inceliğini ve içtenliğini taklit etmekten niye çekinelim? ben de onlar gibi şöyle diyeceğim: ey okur, esenlik, zenginlik ve haz; eğer gevezeliklerim bunları vermişse sana, beni odanın en güzel köşesine yerleştir.
eğer canını sıktıysam, özürlerimi kabul et ve ateşe at beni."
artlens artlens
“biliyor musun sevgili sensible, elinde bir kalem varsa olağanüstü şeyler yaşayabiliyorsun.”
hiçbir zaman bilemeyeceğiz. marquis de sade bir sapkın mıydı? yoksa, aslında sadece “yasaklamanın yasaklanmasını” dileyen ve bütün yazdıklarını yukarıdaki cümlesiyle açıklayan basit, insan yönü skandalsız, yalın bir yazar mı?
abstract abstract
bir picpus ziyareti sırasında yatakta oynaşırlarken, sensible'in "sen bir canavar m ısın?" sorusuna şöyle cevap veriyor marquis: "benim bebekleri parçaladığım ve onların kanlarıyla gençleştiğim, la coste şatomun hendeklerinin ağzına kadar cesetlerle dolu olduğu söylendi... beni böyle dedikodular yüzünden bastille'e kapattılar." sensible üsteler: "soruma cevap vermedin." sade, daha fazla oyalamaz akıllı metresini ve "canavarlıklar, diyorsun. belki... nasıl bilinebilir?" der. "bir bakıma buna benzer canavarlıklar yaptım, evet; bunları dünyadaki herkesten daha fazla tasarladım ve onları silinmez olmasını umduğum bir mürekkeple yazdım... biliyor musun sevgili sensible, elinde bir kalem varsa olağanüstü şeyler yaşayabiliyorsun."
1 /