martı

14 /
yengeçburger yengeçburger
ne garip! yolculuk uğruna yetkinliği yadsıyan martılar, o yavaşlıkla hiçbir yere ulaşamıyorlar. yetkinlik uğruna yolculuktan cayanlarsa, anında her yere gidebiliyorlar...
prynzm prynzm
insan, denizin olmadığı yerde umut adına martı olmalı.
-nazım hikmet


özgürlüğün simgesi sayılan denizin üstünde ve plajlarda bolca gördüğümüz kuşlardır.
yemek konusunda hiç seçici değillerdir, çöpçül sayılırlar. hatta ne bulurlarsa yerler denilebilir. ölü ya da canlı balıktan tutun çevrede bulduğu ot, ekmek kırıntısı çeşitli atıklarla beslenir. atıklarla beslendikleri için bazen yanlışlıkla plastik de yerler ve bunu sindiremedikleri için tokluk hissederler. birçok martı yanlışlıkla yediği plastiğin verdiği tokluk hissi yüzünden açlıktan ölür.
diğer kuşlara göre biraz iridirler ve sürekli uçtukları için çabuk acıkırlar. hem iyi uçarlar hem de iyi yüzerler. ördekler gibi ayaklarında perde vardır.
ilginç bir özellikleri de ağızdan çiftleşmeleridir. kuluçka ve yavruları besleme görevini dişi ve erkek martı aralarında paylaşır.
martıları insanlardan ayıran bir özellik ise şudur;
martılar sinirlendiklerinde birbirine saldırmak yerine, öfkelerini otlardan çıkarır onları yolar, yere atar, ayrıca gagasına ne gelirse un ufak ederlermiş. sinirlerini bastırıp, enerjilerini tüketene kadar bu hareketleri sürdürürlermiş.
sonra durup hiçbir şey yokmuş gibi yaşamlarına devam eder ve bunu, zor durumlardan en iyi çıkış yolu olarak kullanırlarmış. bunun amacı kendi türlerini yok etmemekmiş.
ayrıca bir rivayete göre martılar aslında etçil hayvanlarmış, onu simite alıştıran bizlermişiz, ne kadar doğru bilemiyorum bunu.


starrydynamo starrydynamo
jonathan livingston sayesinde özgür ruhun simgesi olmuş martılar, benim için tam tersi bir anlama sahiptirler. sebebi ise yaşadığım şehir ankara'daki martılar. sırf karınlarını doyurmak için yaşadıkları uçsuz bucaksız denizlerden, balıkçı kamyonlarının arkasına takılıp buraya kadar geliyorlar. evlerine geri dönmektense, haldeki balıkçılardan otlanıyorlar. denizsiz kentin martıları okumak, iş bulmak, karnımı doyurmak için buraya gelen benim gibi binlerce öğrenciyi hatırlatıyor. özgür ruhlarını farkında olmadan 5 metrekarelik masa başı işler karşılığında satan binlerce genci.
seanvictorydawn seanvictorydawn
vıyak vıyak vıyak vıyak vıyak vıyak 'tan baska laf bilmeyen
en fıttırık hayvandir
ve heyecana kapildiginda kendini kaybetmesiyle bilinen bir deniz kuşu cinsidir,
susturulmak için simit ile beslenmelidir. tabi bu sadece geçicidir. çunku simidini yerken bile heyecana kapildigi olur, ve gerzek hayvan agzindaki simidiyle uçarken simidi kazâra du$urebilir de, ve ardindan mal mal bakar, "nereye dusurdum ben agzimdakini yaa.." diye
bu yuzden fıttırıktir.

oyle ki istiridye gormeye dayanamaz. eger bir yat gezisinde, denizin semalarinda martilar uçmaktayken yat'in bordrosunda ogle yemeginde istiridye siparis ettiyseniz... o yemegi yerken ne demek istedigimi çok iyi anlayacaksinizdir. bir marti, ölmü$ bir istiridyeye asla dayanamaz. $ehit annesi gibi ba$inda bitiverir tabakta leziz bir yemek haline getirilmi$ istiridye ölüsunun ve yaygara kopartir. bu nedenle de bir marti'dan duyulan en bilindik replik:

"şehitler ölmez vatan bölünmez" repligidir.

daha çok uyu$turucu kullanimli hikâyelerin geçtigi underground edebiyatı 'nda kullanilan teşhis ve teşbih i beliğ soz sanatlarinda kulaklari çinlandirilir bu hayvanin.

pek tabi kulaklari çinlaninca bir marti ne hâle gelir, bir tahmin edin, zaten fittirik iyicene fittirir:

"ben sana dogru baktigimda, o hâlâ oturdugu yerden beni önündeki istiridyeyi gözleyen fittirik bir marti gibi süzmekle me$gul...
o an sicak sosu üzerime gezdiri$ini bile hissedebiliyorum" (amerikan sapığı romanı ndan).
kiralık panda kiralık panda
askerde delirdiğim günlerde tepemizde attığı o kahkaha gibi çığlıklarını asla unutamayacağım kuş.
önceden sevimli gelen bu kuşlara o günlerden sonra nötr yaklaştım hep.
derun derun
viyak viyak viyak karşılıklı bağırmaktan başka ne işe yarar bunlar bilmiyorum. karşı binanın çatısında kümelenmişler. gece olduğunda başlıyorlar ötüşüp uçuşmaya. aha kesin bir şeyler olacak diye pencerenin önüne geçip bekliyorum. 10 dakika, 15 dakika geçiyor aradan hiçbir şey olduğu yok. kusura bakmasınlar ama dünyanın en yanlış tahlil yapan hayvanları bu martılar. kedi, köpek, kuş hatta tavuklar böyle mi? onlar gürültü, patırtı yaptıklarında mutlaka sağda-solda veya yerin altında bir mevzu vardır. şahsen şu saatten sonra hiçbir martının sözüne asla ve asla güvenmem. kolpa yaygaracılar yaa.
asirin asirin
küçük bir martı bu jonathan,
küçük bir martı o kadar..
uçmak istiyordu jonathan,
uçmak istiyordu ama farklı..
jonathan..
bir gün çok yükseğe çıktı jonathan,
bulutlara değdi kanadi..
ve kendini denize bıraktı..
ve kendini bıraktı..





14 /