materyalizm

1 /
lethe lethe
varolan her ne ise tamamiyle maddi olduğunu ya da en azından maddi olana bağlı bulunduğunu ileri süren felsefi görüş
whisper whisper
maddesel değerler dışında kendi başına varolan bağımsız değerler alanını kabul etmeyen, her türlü gerçekliğin temelini maddenin oluşturduğunu benimseyen dünya görüşü.
majikdaimon majikdaimon
asıl varlığın madde olduğun, bu maddenin hareket halinde bulunduğunu, bu hareketin ise mekanik değil, tez, anti tez ve sentez üçlü adımlarıyla gelişen, diyalektik bir hareket olduğunu savunan görüştür.
power of the right power of the right
insan beyni de bir madde olduğundan özünde gerçek olan(bence) felsefe.nitekim kimilerinin insan aklı diye nitelendirdiği o mükemmel şey aslında sadece trilyonlarca nöronun etkileşiminden ortaya çıkan bir şeydir.materyalizm dışında ortaya atılan her varlık felsefesi düşüncesi* insanın kibirinden kendine bir şekilde doğada olduğundan daha özel bir yer bahşetmeye çalışmasından ileri gelir.

insan beyninin evrimi öyle bir noktaya gelmiştir ki artık kendi bu mükemmel aklının varlığını doğa üstü nedenlerde araması gayet doğaldır.ama dönüp sadece 20 milyon yıl öncesine bakarsak bu dünyadaki en gelişmiş insanın sadece bir şempanze zekasına sahip olduğunu göreceğiz.insanın dünyanın kendisi için yaratılmış olduğu saplantısından kurtulmadığı sürece kendi türünün yok oluşuna zemin hazırlamaya devam edecektir.
recai pengül recai pengül
plasebo etkisinin materyalizmin sorunlarının en küçüklerinden olduğunu tahmin ediyorum. tek tek her plasebo etkisine girmenin alemi yok herhâlde; az sonra yürüteceğim mantığı her birine uygulayabiliriz sanırım. ama ondan önce plasebo etkisinin çok da mucizevî sonuçları olmayan, sadece nesnel ölçüm yapılan çalışmalarda klinik yararının çok bariz olmadığı, ancak hastalardan öznel raporlar alındığında etkisi artan bir olay olduğunu okuduğumu söyleyeyim. plasebo ile hastaya baş ağrısının geçtiğini söyletebilirmişiz ama eğer hasta kanserse kanser kalmaya devam edecekmiş. dileyen wikipedia'daki ilgili makaleye bakabilir, plasebonun klinik geçerliliği ile ilgili atıf yapılmış pek çok çalışma var. aramızdaki doktorlar bu konuda benden çok daha fazla şey söyleyebilecektir eminim.

mesela ağrı kesiciler ile ilgili olan plasebo etkisini ele alalım. acı çeken hastaya ağrı kesici olduğunu söylediğimiz bonibonlarından veriyoruz ve hasta hissettiği acının azaldığını söylüyor. şimdi burada "maddenin maddeyle etkileşimi dışında bir şey olmuştur." demek bence gereğinden hızlı bir hüküm verme olur. zaten yakından bakıldığında bu tür plasebo etkilerinde hastanın beyninde doğal bir ağrı kesici olan endorfinlerin salgılandığını da gözleyebiliyoruz. endorfinler normalde acı hissettiğimizde beynimizde salgılanan hormonlar ve beynin algıladığı acıyı hafifletiyorlar. sebep sonuç ilişkisinde bir adım geriye gidebildik yani, ağırının kesilmesini fizyolojik olarak açıklayabiliyoruz. sorumuz "plasebo etkisi oluştuğu zaman neden endorfinler salgılanıyor?"a indirgendi. bir idealist burada "materyalizm ilk çatışmayı kazandı, önümüzdeki çatışmalara bakalım." diyip "neden plasebo etkisi gerçekleştiği zaman endorfinler salgılansın ki? burada maddenin maddenin etkileşimiyle açıklayamayacağımız bir şeyler olmalı." diyebilir.

ama bu soruyu o kadar da çok önemsemiyorum. plasebo etkisi yokken bile "neden elimizi kestiğimizde endorfinler salgılanıyor?" kadar geçerli bir soru bu. o zaman da hislere ve bilince dair her fenomeni materyalizm karşıtı bir argüman hâline getirmiş oluyoruz ki, işte bu noktada ben "eğer her şey bir karşı argümansa hiç bir şey karşı argüman değildir."* laf cambazlığına sığınıp kaçıyorum.

* her şey maviyse hiçbir şey mavi değildir.
herecomesthesun herecomesthesun
hayata dair en soğuk cevaptır bana göre materyalizm. çok fazla gerçek ve çok fazla mantıklı. cevabın bu olmasını hiç istemezdim ama sanırım cevap materyalizm. hayata dair herşeyin skaler veya biyolojik cevaplardan oluşması fikri insanı gerçekten geriyo, ama komik derecede saçma olmayan başka bi cevap da yok sanırım.
demesterizasyon demesterizasyon
yalnızca maddenin gerçek olduğunu, madde ve maddenin değişimleri dışında hiçbirşeyin var olmadığını, varlığın madde cinsinden olduğunu öne süren görüş; yer kaplayan, girilmez, yaratılmamış ve yok edilemez, harekete yetili maddenin, evrenin biricik ya da temel bileşeni olduğunu savunan varlık anlayışıdır.
evrendeki tek tözün madde olduğunu, varlığın fiziki bir nitelik taşıdığını ve evrende tinsel bir tözün bulunmadığını öne süren görüş, ve indirgemeci bir öğreti olarak maddecilik yalnızca maddeye varlık yükler, zihin ya da ruha bağımlı bir gerçeklik ya da ikinci dereceden bir varlık verir veya ruhun hiç bir şekilde var olmadığını öne sürer. gerçek dünyanın, halleri ve ilişkileri itibariyle değişen maddi şeylerden meydana geldiğini savunan maddecilik, maddi bir şey ya da nesneyi ise, sadece mekan ve zaman içinde olma, şekil, büyüklük, kütle, katılık, sıcaklık türünden fiziki özellikler sergileyen bir şey olarak tanımlar.
materyalizm, dünyanın ezeli ve ebediliğini, tanrı tarafından yaratılmış olmadığını ve de zaman ve mekanda sonsuzluğunu kabul eder. bilinci maddenin bir ürünü olarak kabul eden materyalizm, onu objektif dnyanın yansısı sayar; ve bundan ötürü, dünyanın bilinebilirliğini kabul eder. felsefe tarihinde materyalizm, bir kural olarak, dünyayı doğru bir biçimde anlamakta ve insanın doğa üzerindeki gücünü arttırmakta yararı bulunan ilerici sınıf ve tabakaların dünya görüşüdür.
materyalizm bilim alanındaki ilerlemeleri özetleyerek, bilimsel bilgi ve metotların gelişimini hızlandırmıştır; buysa, insanın pratik faaliyetini ve üretim güçlerinin gelişimini etkilemiştir. materyalizm bilimlerle olan karşılıklı aksiyon sürecinde değişmelere uğramıştır. antik materyalizmin genel çizgisi, dünyanın maddeselliğini ve insan bilincinden bağımsız varlığını kabul etmesidir. orta çağda ve rönesans sırasında, materyalist akımlar tabiatla tanrının ebedi-birliği öğretisi bçimlerinde kendilerini göstermişlerdir. 17. ve 18. yüzyıl materyalizmi, hızlı bir gelişme halinde bulunan mekaniksel ve matematiksel bilgilere bağlı olarak gelişmişti. materyalizmin glişimindeki bir diğer adım 19. yüzyılın ikinci yarısında rusya ve doğu avrupa ülkelerinde devrimci demokratların felsefesi olarak gelişmiştir. materyalizmin en yüksek ve en kararlı biçimi, 19. yüzyılın ortalarında marx ve engels tarafından yaratılan diyalektik materyalizmdir.
materyalist bakış açısı açık bir biçimde realist bir bakış açısıdır; o, bize deneyde verilen dünyanın doğru gerçeklik olduğunu düşünür.
umursamaz ahtapot umursamaz ahtapot
eğer bir masa, onu gören kişinin algılaması yüzünden masaysa; ama dünyadaki eksiksiz her insan onu masa olarak algılıyorsa, algılayanın amına koyim o masadır işte. gören gözün yapısı aynı, görülen masa aynı, her bir şey aynı arkadaş. algılayıcı ne kadar farklı olsa da, sonuç hep aynıysa; demek ki algılayıcının pek de özelliği yokmuş ha? sadece var olanı algılamaktan ibaret yeteneği varmış ha? o algıladığı için var olmuyor da, var olduğu için algılanıyormuş ha? eminim, bir kişi de çıkıp hayır o sandalyedir demeyecektir. neden bu kadar eminim? çünkü 21. yüzyıldayız hatta 2. 10 yılındayız artık. bioloji ilerledi, gözün nasıl işlediği biliniyor, beynin nasıl işlediği konusunda bir sürü gelişme var açıp okuyun. bir masayı görme ve algılama arasında geçen kocamaaaaan bir süreç var. şimdi, biri eğer çıkıp o masa değil la, satranç oynayan bir kanguru derse, bu beni haksız çıkarmaz. ilk önce herife bir kaç test yaparız, sonra emin olmak için masaya bir kaç test yaparız ( bakarsın şekil değiştirmiş, satranç oynayan bir kangurudur) sonra emin oluruz, zaten bildiğimiz şeyden. adam hapçı, ya da deli. var olan gerçekliği yanlış kavraması, beynindeki bir hasar, işlevsizlik yüzünden olmuş. adamın masayı öyle görmesi, masayı kanguru kılmıyor maalesef. yani sıkı durun, her şey maddedir! tanrı kompleksine girmeyin, ben görmüyorsam yoktur demeyin, tek kendiniz yaşıyormuş gibi davranmayın, adam olun lan!
1 /