mavi boncuk

1 /
gülümsün gülümsün
bu filmdeki kadro türk filmlerinin ustalarını içinde barındırır.
her daim izlenesi ki özellike evde yalnız başına geçirilen koca bir gün için televizyonda rastgelinirse kaçırılmaması gereken güzel bir türk filmidir. filmdeki sahnelerden en akılda kalan yer; emel sayın'ın tarık akan'a yalnız benim için bak yeşil yeşil demesi ve tabiki filmi sonunda emel sayın'ın titreyen sesiyle söylediği; olmaz böyle şey şarkısı;
olmaz böyle şey, yoksa rüya mı?
tam mutlu oldum derken,
yıktın bütün dünyamı
ben bu dertten ölürsem,
söyle kücük bey
hiç mi kalbin sızlamaz?
olmaz böyle şey!

ve arzu film yazısı görülür ekranda. niye bitti ki şimdi?
venom venom
emel sayın şarkısı

bu dünyada sevgi büyük ihtiyaç
herkes sevmeye sevilmeye muhtaç
herkesle dost ol herkesle arkadaş
ömrümüz geçiyor bak yavaş yavaş

nakarat:
onda bunda bundadır
şunda bunda ondadır
mavi boncuk kimdeyse
benim gönlüm ondadır

ayrıca mavi boncuk (1974) adlı filmin müziğidir.
betatron betatron
hayatımda gördüğüm en içten filmlerden biridir.
emel sayın'ın seslendirdiği şarkılar ise inanılmaz güzeldir.
kemal sunal bu filmde daha çömezdir.
bee veil bee veil
bu filimi unutulmaz yapan, elinde sazıyla metin akpınarın, fidyeyi getirmesi umulan gazino sahibinin caddede göründüğünü diğer ekip elemanlarına çaktırmadan ikaz edebilmek için uyarladığı türküyü eşsiz yorumlama performansıdır. sözleri aşağıdaki gibidir, bestesi de tatlısesin "demirciler demir döger ocakta" sına fena halde benzer öyle ki burada bir çakma durumu da söz konusu olabilir.

yüce dağbaşına yatmış uyumuş
ela gözlerini uyku bürüümüş oy oy (2)

aşşağıya bakmayın salak salak
yukarıdan geliyor da dangalak oy oy (2)
des des
türk sinemasında çekilmiş en kaliteli kadroya sahip filmdir.bir tek şener şen eksiktir o jenerasyondan.filmin konusu itibariyle çekildiği yıllarda ki diğer filmlerden farklı olması bir değer olumlu etkendir.ne zaman rastlasam önemli bir işim yoksa oturur izlerim hiç sıkılmam.
bluelıne bluelıne
kendinizi bitkin hissettiğiniz zamanlarda rahatlamanın en iyi yolu yeşilçam filmi izlemektir. ancak her yeşilçam filmi rahatlatmaz bazısı sinirlendirir, bazısı alay ettirir, bazısı üzer. ama bazısı içinize işler, sanki izlemiyor da yaşıyor gibi olursunuz o filmdeki kahramanlarla. hayatınızın stresini unutur ve içine giriverirsiniz onların hayat gailesinin. işte bu etkiyi yapabilen muhteşem filmlerden biridir mavi boncuk. zaten bu etkinin de bir formulü vardır. aşağı yukarı aynı oyuncular ve benzer hikayeler veya karakterlerdir sizi rahatlatan. münir özkul ve adile naşit olmadan olmaz örneğin.
samimidir mavi boncuk , iddiasızdır. saftır tıpkı neşeli günler gibi, tıpkı sultan gibi, tıpkı gülen gözler gibi...
sonunu bilirsiniz hiç izlememiş olsanız da ama sizin derdiniz sonunda ne olacağı değildir ki zaten. hiç izlememişseniz gerçekten çok yazıktır ama.
çok klişe ama doğru bir tanımla, sımsıcak yeşilçam filmlerindendir. ilaç gibidir, yeşilçam rehabilitasyon merkezinden çıkmış olan.
izlemediyseniz anlayamazsınız , izlediyseniz gülümsersiniz.
doktorbune doktorbune
emel sayın'ın kaçırılmasını konu alan eğlenceli bir film. metin akpınar'ın kloroformla kendini bayılttığı sahne koparır, yarar, devirir...
olea olea
cumalıkızıkta muhteşem köy kahvaltısı yapabileceğiniz, şehrin karmaşasından uzak, eski bursa evlerinden bir aya getirilmiş, bölgenin en güzel ve keyifli butik oteli. evinizdeki sıcaklık, güleryüz ve kaliteli hizmet almak için mutlaka yolunuzu düşürmelisiniz.
stavrogin stavrogin
emel sayın'ı dinlemek için ya plağa ya da emel sayın'ı kaçırmaya ihtiyacı olanların filmi. başka türlüsü olunca dayağı yiyorsunuz işte. ertem eğilmez filmleri yüreğinizin bir yerine mutlaka dokunur. öyle bir yönetmendir o. bu filmde de o kadar samimi, sıcak ve saf bir ortam sunuyor ki size, yakışıklı'nın, baba yaşar'ın, kaymakam cafer'in, süleyman'ın, mıstık'ın, kamil'in arkadaşı olmak istiyorsunuz siz de filmde. umuda, arkadaşlığa, birlikteliğe ve güzel günlere ilişkin birçok ayrıntı barındıran bir film. fakat unutulmaz birkaç sahne ile zaten ne dediğimi daha fazla anlatabileceği için uzatmıyorum:

yaratıcılığın, yardımlaşmanın, dostluğun en güzel örneği:


en sıcak sahnesi:


filmin belki de en vurucu yeri olan sonu:


not: o dönemde yeşilçam'a hakim fenerbahçe rüzgarına baba yaşar da kapılmıştır. film boyunca fenerbahçe'li beresini ve atkısını üstünden hiç eksik etmez.
subskapularis subskapularis
dün akşam televizyonda denk geldiğim, içinde geçen şarkılar bu sabah dilime pelesenk olmuş türk filmi.
zeki alasya, metin akpınar, müniz özkul, tarık akan, kemal sunal, adile naşit, halit akçatepe, emel sayın'ın masum, mahçup bakışları/gülüşleri için dahi izlenesi.

bu kadar yürekten çağırma beni
bir gece ansızın gelebilirim
beni bekliyorsan, uyumamışsan
sevinçten kapında ölebilirim.

kemal sunal "sevinçten kapında donabilirim" diyor, sonra da "size ne, ben donarak ölüyorum belki" * çok tatlıııı.
1 /