mei kusakabe

sor bana pişman mıyım sor bana pişman mıyım
bir çaylak arkadaşımız. ya başka hesaptan gelmiş ya da onaylanma sırasında unutulup gözden kaçmış.
biz ikinci ihtimal dahilinde modlara kendisini hatırlatalım.
sırada bekleyen var, içeri alır mısınız?
kibar olalım biraz.
wendera wendera
3ay öncesine kadar yemeden içmeden tüm girilerimi stalklamış ezberlemiş bi hanım. korkmuyorum desem yalan olur.

bu var ya bu. bu adamı yer yer. ben kadınım niye manyak misin da bu kadar takip ediyon?
mei kusakabe mei kusakabe



sabah sabah minnoş bir hanım tarafından onore edilmiş kendisi. tşk. işsiz değilse de yer yer boş beleşlik yaptığı doğrudur. ama bunun için yemeden içmeden kesilecek kadar kasmaz, stalkları yarım saat, hadi bilemedin bir saat sürer. adam yediği görülmemiştir gerçi. en fazla üzerine yürüdüğüne şahit olanlar var.
frijit bardot frijit bardot
üst edit: "kerhane artığı" lafını onaylamasından sonra kendisine yapılan ard yanıklığı muhabbetini öne sürüyor utanmadan. böyle dediği için karşılık verdim, ne yapsaydım diye. yalan söyleyip, masum ayağına yatıp, algı yaratıyor. mağduru oynuyor hiç yüzü kızarmadan. yarın gelip başkasına etik, ahlak dersi verir bu tip. hiç şaşmaz. şakşakçı tayfayı etkilemek için yalan dolana gerek yoktu ama ne desen ok derlerdi zaten. bayılıyorum şunların şu ikiyüzlülüğüne, dalaveresine. ağlayacaksanız baştan hiç oynamayacaktınız.

her adımımı takipte olan minnoş stalkerım. bu kadar yormasa keşke kendini. çıkip sövseydi, rahatlasaydı, geçseydi karın ağrısı. başkalarının gölgesine saklandığı şakalı komikli göndermeleri, etliye sütlüye bulaşmayımcı pısırık halleriyle yıpranmamış olurdu. dinmek bilmez yangını sönmüş olurdu hem.

bir de hemcinsine "kerhane artığı" denmesi çok hoşuna gitmiş olacak ki bayram ediyor şu an. iki gün sonra duyar kasacak olursa aklımızda bulunsun. bayılıyorum bu psödo duyarcı ve ahlakçı tayfaya. iplikleri nasıl pazara çıkıyor böyle. annesine de selam, öpüyorum ellerinden.
mei kusakabe mei kusakabe
hakkımda fikir beyan eden arkadaş o kadar olgun ve naif ki, bütün bu hikayenin çirkefi, namussuzu,ahlaksızı benim zaten, sağ olun arkadaşlar. bu zamana kadar kendisine ithafen küfür, cinsiyetçi ifade ya da hakaret içeren hiçbir şey yazmadım, yani kimseye yazmadım daha doğrusu varsa çıkartın gösterin, eşeklik etmişimdir.haddimi aşan bir şey yaptığımı da düşünmüyorum. evet kendisinden hazzetmiyorum( öyle bir hakkım ve geçerli sebeplerim var sanırım) ısrarla hemcinsi vurgulaması yapılmış. kadın mıdır, erkek midir, yoksa bayansı lezbiyen midir en ufak fikrim olmayan bu zevat hakkında yazılan kötü şeyleri çoğu zaman içeriğine bile bakmadan hunharca favlayıp artılıyorum filan , yalan değil lakin bu hikayeden çıkan sonuç : " biz sizin fikirlerinize de , şahsınıza da istediğimiz gibi saldırabiliriz ama aynı şey bize yapıldığında " duyarlı olun" ya da "ooo ikiyüzlü ahlakçılıklar sizi". bu adil mi ? ha bi de şey var: "zamanında ardını sağlam yakmış biri". ben buna çiçekle mi karşılık vereydim?
14
hogwartstan kaçan kız hogwartstan kaçan kız
okuduğunu anlama veyahut değerlendirme konusunda pratiği az olan bazı yazarlarca kendilerine edilen lafları alkışladığı zannedilerek haksızlık edilen güzel insan.

biri birinin nickaltına x diyor, başkası ise y diypr. mei kusakabe ise aynı nickaltında x'ten baya bağımsız olan ve y'nin de popüler kültürde yer edinmiş bir duruma benzerliğine atıfta bulunuyor. olay tamamen bu. ve birden bire sanki x diyen kişiyi desteklemiş gibi saldırıya uğruyor. vay anasını ya. bunca yıl yazar olan insanların bu kadar basit bir şeyi görememesi üzücü, hele bir de agresifliklerinden kaynaklı olarak tepki görmelerinin ayırdına varamayıp ısrarla agresiflikle yanıt vermeleri daha da üzücü.

kendisi şu dünyada bir hemcinsine veyahut karşı cinsine bile isteye/istemeden onur kırıcı sözler söyleyecek, bu gibi sözleri destekleyecek en son insanlardan bile değil. biraz olsun girilerini takip edip kulak kabartan biri çok net görecektir bunu.

hak yemeyin, saygısızlığı yapan asıl kişilere kızın, başkalarına değil.
zeitgeist zeitgeist
sanıyorum ki varlığının yaratamadığı etkiyi yanlayarak sağlama peşinde, fakat bunun için bir müddet daha "haklısın abi yea, muhteşem koydun" tayfasını az daha izlemeliydi, olgunlaşmadan düşünce daldan tat tuz kalmıyor.

şimdi bu hanımabla geçenlerde; doğru bildikleri için mücadele yolunu seçmiş ve bu yolda hayatını kaybetmiş birini "maymun" diye aşağılayan abilerine anlayacakları dilden konuşunca hemen ortaya çıkıverdi. çok ilginçtir ki edilen laflar ne için ediliyor, kimleri hedef alıyor bakma gereği de duymadı, duysa idi orada hakaret edilenlerin "hakaret edenler" olduğunu algılayacaktı ama zamanı çok kıymetli, tenezzül etmiyor bakmaya, yok yok yanlamak için nasılsa bakmak şart değildi ondan, yoksa atom parçalamıyor sanmıyorum yani.

ardına tutup ahlak dersi verdi, üslup sorguladı, atarlanıp ( hesabı mabadıyla verecekmiş, ilginç, olabilir tabii) er meydanından üstüne düşeni yapıp ayrıldı, artık abileri için daha minnoş ve kaale alınabilir, kimbilir belki yarın kendine has fikirler üretebilecek kadar gelişince aferin bile alır.

her neyse bu ahlak timsali hanımablamız bugün; bir hemcinsi sırf abilerinden birinin kuyruğuna bastı diye, sırf müslüman diye "kerhane artığı" gibi aşağılık bir ifadeye maruz kalınca yine el freni marifetiyle yanlayan şahın misali "bak sen aşağılık bir hareket bile yapsan ben senin yanındayım, çünkü varlığımı hissedebilmek için sizin varlığınıza muhtacım, gerekirse dersini verdiğim ahlaktan münezzeh yine yanınızda olacağım" dercesine favori tuşuna abandı. sonra yine her zamanki vasıfsız savunma hamlesi olan "ama o da benim saçımı çekti" ye sığındı. e hani ahlak en zor anlarda bile değişmeyen doğrularda gizliydi? amann boşversene nasılsa benim gibiler birazdan onaylar beni, ne önemi var bunların, değil mi canım? hiç.

ha bu hanımablanın davranışı bu kadar ciddiye alınmaya değiyor mu? mesele bu hanımabla değil ama sözlükte bu hanımabladan o kadar çok var ki..

âdeta bir acziyet şöleni, olamamışlık panayırı..

evet evet aydınlık ve erdem sahibi olan sizlersiniz, bizler vahşi faşist insanlık düşmanlarıyız ^^
11
arabada besk evde on besk arabada besk evde on besk
sene 2006 dolayları. ideolojiler üstü düz adam şahsım, otonomcu dostum samuel'in konuğu olarak hisarüstü semalarındayım. samuel, "gel knk bi çıkıp hava alalım" diye beni sarma tütün ve kaçak çay kokan bir kahveye götürdü. o bana 21.yüzyılda lenin'i zizek'le harmanlamak gerektiğinden falan bahsederken ben de bir yandan o zamanlar henüz bırakmadığım tütünümü sarıyor, kendisine "peki bütün bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak" diye soruyordum. yan masamızda çayı bile "yetmez ama evet" diye isteyen post modern godoşlar yüz eldir tek taşa dönüyordu. ben de kendilerine "haberiniz yok ama insanlar hala günde 8 saat mesai yapıyor, otobüse bindiklerinde ter kokuyor" diye çemkiriyordum. derken kulakları sağır edecek denli yüksek bir marseillaise duyduk. o da nesi? "tek taşa dönüyormuşsunuz alın size taş" diye gökten antitez düşmüştü. mei hanım, aydınlanmış despot olup gökten başımıza düşmüştü. düşenin hala antitez mi yoksa aydınlanmamış bir despot olarak rte mi olduğundan emin değilim. ama o gün bugündür, mei hanım sözlüğümüzün neşesidir.