melancholia

1 /
godspeed godspeed
danimarka'da mayıs sonunda, finlandiyada haziran başında, ingilterede temmuz başında, hollandada ağustos sonunda, almanyada da eylül sonunda vizyona girecek lars von trier filmi, türkiyede vizyona girer mi, bilinmez. benim umudum filmekiminde izleyebilmek. uzun lafın kısası, heyecanla beklenen lars von trier'in so
kuşkucu somon kuşkucu somon
bu sene vizyona girecek lars von trier filmi. filmde antichrist'de başarılı bir oyun sergileyen charlotte gainsbourg de yer almakta. filmdeki diğer başrol oyuncusu ise kirsten dunst.

film hakkında lars von trier şunları söylemiş:

"melancholia, dünyanın sonunda başlıyor. filmin konusunun ne olduğunu söyleyebilirim ama nasıl ve niye yaptığımı söyleyemem. böylece oturup filme kadar komplo teorileri kuracaksınız. bir planım var ve bu planı asla anlamayacaksınız. bir düğün ve melankoli var. iki kız kardeş hakkında psikolojik bir felaket filmi. melankolik kardeş, kaya gibi sakin, karanlık dünyasına baktığınızda kaderi bekler gibi davranıyor. diğer kız kardeş ise giderek panik yapıyor."

yönetmenin söylediğine göre bizi antichrist tadında bir film bekliyor. izleyip göreceğiz.

filmin fragmanı için:
(bkz: melancholia trailer (u.s. version) - ımdb title: melancholia trailer (u.s. version) description: justine (kirsten dunst) and michael (alexander skarsgã¥rd) are celebrating their marriage at... ımdb )
godspeed godspeed
filmekiminde gösterime gireceğini öğrendiğim film, gösterime girse de izlesek artık. umarım kesintiye uğramamıştır bu filmi de. hoş, artık alıştık, türkiyedeki sansür olayına, mecburiyetten dolayı, filmleri bir de internetten indirip, izliyoruz.
godspeed godspeed
bugün itibariyle, binbir zorluğu aşarak, biletinin maliye bana fiyatının 4 katına gelen film (karaborsa falan da değil). değdi mi, değdi. güzel mi, güzel. beğendin mi beğendim. ama söz konusu lars von trier olunca, insan daha fazlasını bekliyor. gene de, filmekiminde bu sene şimdiye kadar izlediğim en iyi filmlerden biriydi, hatta galiba en iyisiydi.
mightymoo mightymoo
güzel film. söylendiği gibi tekrar tekrar izlenecek bir film olmasa da kirsten dunst'in performansı çok iyi.
sadece o değil diğer oyuncular da gayet başarılı.
belli başlı bir kaç sahne var ki ( özellikle final sahnesi) film hakkında hiç bir şey bilmeseniz dahi lars von trier'in bir eserini izlediğinizi hemen anlayabilirsiniz.
lars von trier'in depresyon ve anksiyete ile yakından tanıştığını biliyoruz dolayısıyla filmdeki 'melankoli' ve depresif karakterin bu kadar gerçekçi yansıtılması şaşırtıcı değil.
nastasya filippovna nastasya filippovna
gerilim konusunda "aşmış" bir film, o derece diyorum. marduk'un dünyaya yaklaşmasını konu edinen ve filmi izledikten sonra marduk'tan daha fazla korkabileceğiniz bir yapım. lars von trier usta, yine "offf" dedirtmiş, elleri dert görmesin. bu yıl cannes'tan kovulsa da bizim için her dem gözdedir, böyle filmlere imza attıkça da gözde kalacaktır.

--spoiler içerir--

izlediğim en gerilimli final sahnesi desem, abartmış olmam. dehşete düştüm!

--spoiler içerir--
delikadirulen delikadirulen
başını atlatabildiğiniz takdirde gerisi gelecek olan filmdir. arkadaş o filmin başındaki saçma sapan ağır çekimler falan bitmedi bir türlü.
kuşkucu somon kuşkucu somon
melankoli; yanlızlığı tercih eden, ani refleksler gösteren kişilere söylenen, kimilerine göre sebebinin olmadığı bir durumdur, aslında melonkolinin nedenleri vardır ve psikolojiktir. günümüzde bir çok ikili ilişki -özellikle kadın-erkek ilişkisi- melankoli yüzünden çıkmaza girmekte hatta bitme noktasına gelmektedir.

spolier

lars von trier filmde günümüzdeki kadın-erkek ilişkilerine gönderme yapmıştır. filmin başrolünde 2 kız kardeş vardır, 1. bölümde justine evleneceği sırada aniden paniklemeye, kaçmaya ve korkmaya başlar. kendini yalnız ve umutsuz hisseder, filmde her ne kadar bir hastalığının olduğu düşünülsede aslında justine'in ruh hali tamamen melonkolikdir.

filmin 2. kısmında ise dünyaya melankoli gezegeni çarpmak ve dünyanın sonu gelmek üzeredir. bu arada justine yine yalnız ve üzgündür. ama hiç bir şekilde panik yapmamaktadır, victor hugo'nun dediği gibi "hüzünlü olma mutluluğuna" ulaşmıştır; çünkü gerçekliğini melankoli olarak seçmiştir. diğer kız kardeş claire ise panik yapmaktadır. eşi ondan melonkoni gezegeni ile ilgili gerçeği saklamakta, sürekli onu avutmaktadır. claire bu olayı araştırarak ve araştırdığı andaki takındığı tavırlarla kendini melankoliye yaklaştırmaktadır. hatta claire meteorun çarpmayacağını duyduğu an eşine karşı daha iyi davranmaktadır. karısına kötü haberi veremeyen, onun melankoliye girmesini istemeyen tim ise intihar etmiştir.

filmin sonunda ise sadece kadınların olması -çocuk hariç- akla trier'in kadınlarını getirmektedir. trier günümüz toplumunda kadın-erkek ilişkilerindeki dekadansı göstermek ve bu çarpıklığa duyduğu öfkeyi dile getirmek için yine kadınları kullanmıştır. onun öfkesi kişiler arasındaki ilişkilerin giderek yozlaşması ve yok olmaya yüz tutmasıdır.
1 /