melankolik

1 /
tenement funster tenement funster
çok zorladığınızda burunlarından nefes vermek ve ağızlarını yaymak suretiyle azcık gülen ve bu derin, somurtuk tavırlarıyla yanındakilerin de ruh haline ister istemez etki eden kişilerin aldığı sıfat.

(bkz: melankoli)
puca puca
melankoliklere satürn çocuğu dendiği bilinmektedir. ingilizce de hüzünlü tiplere "saturnine" denmekte.
arap astrolojisine göre satürn gezegeninin bedendeki kardeş organı dalaktır, bu inanca göre satürn, dalak üzerinden insan ruhunu, bedenini etkiler. dalak kuru ve soğuktur. batı dillerinde "spleen" hüzünle eş anlamlı kullanılmıştır..
satürn soğuk,kuru,acı,kara ve pürüzlüdür. etkisindeki insan da acı çekmek, hüzünlü, yetenekli ve bilge olmakla yazgılıdır.ruhu acı içinde, günahkarlığa özel bi meyli olmasına karşın tanrısal işlerle uğraşır.
...melankonikler için kaygı korku ve üzüntü veren şeylerin gerçek olması gerekmez.onlar bunları imgeleriyle üretebilirler....koyu safra tinin ışığını karartır, ruhsal karmaşaya neden olur.us gerçeği açık ve net olarak görüp değerlendiremez." s. teber in kitabından alıntıdır.
seni kendime sakladim seni kendime sakladim
kendini dünyadan soyutlamış, dış dünyayla ilişiğini kesmiş, odasına kapanmış, dört duvar arasında kendini sorgulayan, kendine sorular sorup asla cevap bulamayan, cevap bulamayınca ümidini kaybeden; ama geçmişte yaşadığı güzel anıları hatırladıkça umutlanan, bağlanmak isteyip zarar göreceğini fark edince ani bir manevrayla bir anda vazgeçen, kararsızlıklar, anlaşılamayan kalabalık yalnızlıklar içinde kaybolan, çıkış yolu bulamayıp nereye saldıracağını şaşıran, zaman zaman inatlaşan ve bu inadından ötürü kendine yüklü miktarda zarar veren, hiç ummadığı bir anda gözleri dolan ve gözyaşlarını tutamayıp hıçkıra hıçkıra ağlayan insan modelidir. belki de daha fazlasıdır, bilemedim şimdi...

ama bu insanlar kendilerine duydukları saygı için hayata kaldıkları yerden devam ederler. işte bu yüzden güçlüdürler.

ben bu aralar böyle bir hâl içerisindeyim işte. ama güçlüyüm.
günah duygusu gibi bir şey günah duygusu gibi bir şey
gerçek bir melankolik, güçlü olduğunu hissetmez.

(bkz: yalancı)

melankolik adam evde oturur. bulaşıkları birikir, gözleme kağıtları yerleri doldurur, evden çıkamaz, çıksa da kimseyle konuşmaz, konuşmak zorunda kaldığında sıkılır, bakkala gittiğinde bile sadece sigara standına bakar bakkal anlar ve onun içtiği sigarayı uzatır, bukowski okur, bu mınakodumun ihtiyarı beni yazmış der, buna aptalca inanır.
kalbime gömerim o zaman kalbime gömerim o zaman
muhtemelen benim gibi aşağıdaki şiiri okuyordur.

melankoli

o şehirde gene şarkılar söyleniyordur
karşılık görmemiş sevgiler üstüne
ışıkları sönmüş odamda
yarım kalmış şarkımı duyuyor musun?
beni sorarsan gene yapayalnızım
sen sıcak yatağında rahat uyuyor musun?
boş kalan yastığımı başkası mı doldurmuş?
ellerini okşayan o yabancı kim
öyle uzak bakma yüzüme
seni artık yolundan döndürecek değilim
ne o gözlerin dolmuş yoksa ağlıyor musun?
kırk yılda bir olsun beni anıyor musun?
özlediğin hayatı buldun mu bilmem
gözlerinde hala hüzün var gibi
gene yüzün gülmüyor anlat nedendir
gene aşksız gene bomboş mu için
niye ellerin soğuk yoksa üşüyor musun?
mutluluğun peşinden hala koşuyor musun?
kar mı yağdı güvendiğin dağlara?
seni de bir türlü umdurmadı mı kader?
üzme kendini her şeye rağmen
dünya yaşanmaya değer
bu yerler bu alem her şeyden yoksun
sana sesleniyorum duyuyor musun?

(bkz: ilhan geçer)
1 /