menderes türel

1 /
mollacellad imam u azam mollacellad imam u azam
antalyaspor belediye başkanıdır.yılmaz hoca bugünkü programda antalyasporun başında sırf onun için var olduğunu,menderes türel belediye başkanlığını bırakırsa kendisinin de görevden ayrılacağını söylemiştir.bu haliyle sanki antalyaspor hatır gönül işiyle çalışmakta takımdaki o uzun vadeli hedeflerinden vazgeçtiğini açıklamakta,kendiyle çelişmektedir.menderes türel işte bu çelişkinin bir aracı olarak,bir gıdası halinde kullanılmıştır.
gelu gelu
kafasındakinin peruk olduğunu konusunda ciddi şüphelerim olan şahıs.
ulan bi adamın saç uzunluğu hiç mi değişmez be.. yoksa asacağın resimleri çektirmek için berbere gittikten falanca gün sonrayı mı bekliyosun hep türel beyy!?
elpinoras elpinoras
seçimi kazanmasının en büyük sebebi ticaret odasındaki kararlı tavırları vs'dir.
kültür konusunda ciddi eksikleri olan bir belediye başkanıdır. iki kelimeyi biraraya getirip konuşmakta sıkıntılar çeker.

antalya büyükşehir belediye tiyatrosuna kadrolu kimse alınmazken; yeğeni, evet yeğeni şıp diye kadro alıvermiştir...

melih gökçekvari bir belediye başkanıdır. yol, köprü, alt geçiş, üst geçite boğmuştur antalya'yı.
ayrıca son alınan minübüsler ve antkart olayı da ciddi iddialara neden olmuştur. yandaşlarına ihale verdiği şeklinde. elbette hepsi iddia fakat kadro olayı iddia değil gerçek, gözlerimizle gördük...
dmoment dmoment
antalya'nın altınova,varsak gibi ulaşım konusunda yaka silktiren semtleri dururken şehrin merkezindeki göt kadar yolları kazıp kapatıp yön değiştirip 11 km ray döşemek için iki yıldır halka yol işkencesi çektiren, 31 aralık 2008 de bitecek sabredin diyen halen bitirememiş ( seçime kadar bitmez ) , kazı çalışması yapılan yollarda kepenk kapatan onlarca esnafın,"antalya kazanıyor" yazılı belediye reklam tabelasının yanından kazılmış yoldan karşıya apalayarak geçen yaşlılarımızın ,ankart komedisiyle dolmuş şöförleriyle karşı karşıya getirilen ve 5 dakikalık yolu 30 dakikada giden halkın vs. ayrı ayrı selam söylediği , türkiye'nin en borçlu belediyelerinden birinin başkanıdır.
normdankazanan normdankazanan
antalya nın daracık caddelerinden dolmuşları geliştireceği toplu ulaşım modeli ile (metro vs) kaldırması gerekirken dolmuşları midibüse çeviren, yaptığı köprülü kavşak çalışmaları ve bunlara bağlı trafik düzenlememeleri ile her akşamüstü ya da sabah yaşanan bir çok kazanın kanımca müessibi olan, seçildiği an da bir anda istanbul dan atanan genel sekreter düşünüldüğünde aslında başkanlığı da bir nevi siyasal vesayetle yaptığını düşündüğüm, kentin var olan festivallerine yenileri eklemek yerine onları kendine reklam malzemesi yapan (piyano festivalinde piyano çaldı yahu ) ve her seferinde eşi ve kendini halkın gözüne sokan , uzun zamandır bitmeyen bittiğinde de daracık yolları daha dar hale getirerek kente hiç bir fayda sağlamayacağı anlaşılan tranvay projesi için halktan sabır dileyen resimlerini kentin muhtelif köşelerine astıran güzel antalyamızın an itibariyle belediye başkanı.
paleface paleface
tabir-i caizse antalyamızın hayatına kast eden şahsiyet.

antalyamız hem büyük bir şehirdi hem de sahil kasabası havası vardı, trafik derdi yoktu, insanlar her yerden her yere toplu ulaşım araçlarıyla seyahat edebilirlerdi.

başlangıçta "aferin lan adam çalışıyor" dedik, zira belediye otobüsleri o302'lerden klimalı, televizyonlu yeni otobüslerle değiştirildi, kaleiçi projesi ile hoş şeyler oldu. köprülü kavşaklar yapıldı "lan yatırımdır" dedik ancak ulaşım master planı olmadan yaptığı bu yatırımlar elimizde patladı, bir de tramvay yaptı ki, işte şehrin hayatını öptüğü andı o an. caddelere sadece bir aracın geçebileceği mesafe kaldı, bu tramvayın geçtiği yerler en işlek caddelerdi şimdi kişi aracını durdurup bir paket sigara alamaz pozisyonda, iş yerleri kapanmış, adamlar başka yerlere taşınmışlar... ayrıca büyükşehir belediyesinin bazı gelirleri on yıllar boyunca temlik altına alınmış milyar euroluk borçlar cabası, eşinin belediye iştiraki şirketlerde yönetici olması, antkart'a ortaklığı dedikodusu alıp başını gitmiştir.

bekir kumbul'a millet küfür ediyordu hiçbir şey yapmadı diye, bu yaptı ve antalya'nın en az 50 yılını ipotek altına soktu, antalya'nın trafiğini, kentsel düzenini mahvetti.

minibüsçülere kelle başı attığı en az 150.000 liralık kazık ise başlı başına bir olaydı, üstelik akp belediye meclis üyesi isuzu bayisinden yüzlerce minibüsün alınmasının çeşitli dalaverelerle şart koşulması...

ey menderes, tayyip gibisin, sana oy vermeyenler de 2004 seçimlerinden sonra umut olarak baktı, takdir etti ama sen de tayyip gibi işin diğer taraflarına kaydın... şu seçimde çöktüğünde antalya'ya bıraktığın milyar euroluk borç batağı daha net görülecek.
sessiz geminin kaptanı sessiz geminin kaptanı
saçma sapan yerlere hafif raylı sistem döşeyen, yaptığı rayları yanlış oldu diye söküp takan, geçitleri çöken, trafiği akmayan, 1 katrilyona yakın borç yapan birde tramvay bitmiş gibi heryere reklam koyan çok kültürlü edasında aslında gereksiz bir isim.
sessiz geminin kaptanı sessiz geminin kaptanı
ayrıca hastanelerin önüne eski tip üst geçit yapıp diğer kalan yerlere yürüyen merdivenli geçitler yaparak beni benden almıştır, küçük esnafı bitirmiştir, 11 köprülü kavşak yaptığını reklam yapmaktadır fakat bunların hiçbiri kavşak değildir sadece alt geçittir tek işe yararlı olduğu yanı ışıklarda beklemezsiniz kısacası antalya'yı mahvetmiştir. son rezaleti ise kendi seçim bürosunda asat genel müdürünün yakalanmasıdır devletimiz su paralarını nerelere harcıyor?yazık bize çok yazık.
kahnesty kahnesty
şahsi kanaatim olarak bu seçim yarışını kaybetmesine valiliğin önündeki, baharda - pembe mor arası bir renkte - çiçek açan ağacı kestirerek aldığı beddualar neden olmuştur.

yazar notu: koca ağaç yerine koyduğu bonzailer boyları ile orantılı bir şekilde oy olarak geri döndü bence bir de
marsh marsh
hafif raylı sistem projesindeki ciddi hataları sebebiyle büyük bir oy kaybı yaşayan ve recep tayyip erdoğan'ın belirttiği o hatırı sayılır bütçeyi bilinçsizce kullanarak hayatının hatasını yapan antalya eski büyükşehir belediye başkanı.

metro gibi önemli bir proje, antalya halkının istediği bir proje idi. yalnız bu tip bir projenin başarı ile hayata geçmesi için, özellikle de antalya gibi çarpık kentleşmenin üst seviyede olduğu bir yerde, sıkı bir planlama gerekiyordu. metro inşaatı boyunca yollardaki sürekli değişiklik en sabırlı adamı bile kimi zaman çileden çıkardı. bu raylı sistem için bazı yollar kalıcı olarak kapatıldı ve sadece ortasından metro geçecek şekilde düzenlendi. fakat buradaki asıl nokta, seçimden birkaç hafta önce faaliyete geçen metronun nimetlerinden faydalanılması için gereken en az beş aylık zaman dilimidir. örneğin bankalar caddesi esnafı, haftalarca bu çalışmaların tozunu, pisliğini, zorluğunu çekmiş ve bu esnada büyük bir sinire bürünmüştür. halbuki bu metro en azından üç ay evvel tamamlanmış ve eksikleri giderilmiş olsaydı, özellikle yazın akan turist kafileleri için hoş imkanlar sunacaktı ve esnaf da bunlardan faydalanacaktı. ama dediğim gibi, esnaf bunu görmedi, yaşamadı. yaşadığı şey sıkıntı, nefes darlığı ve belki de kesatlıktı. bunları bir belediye başkanı atlamamalı. atlarsa bu başarısızlık, öyle ya da böyle dört senelik emeği siler atar.
1 /