metal müzik

2 /
ıgetbored ıgetbored
öfkeyi,aşkı her türlü duyguyu,tüm hıncınızı,hayatta ulaşamadıklarınıza duyduğunuz özlemi,kaybettiklerinizi yansıtabilen en samimi müzik türü.çünkü bu müziği yapanlar da sizin gibidir.büyük bi çoğunluğu piyasa kaygısı taşımaz.hissettiklerini müziğe dökerler.dünyada üzülen,ezilen,şanssız insanlar varoldukça metal müzikte varolacaktır şahsi görüşümce...
gibigibi gibigibi
insanların müzik tercihi çok değişken olabilir. zaten hayatı renkli kılan tek yön bu çeşitlilik. klasik, blues, flameko, pop,rock, arabesk vs.. vs.. hepsi de kendine bir dinleyici topluluğu bulmuş müzik türleri. klasik müzik dinleyen bir insan rock müzik dinleyemez mi ? veya rock müzik dinleyen bir insan bir piyano sonatı dinlese dinlediği müziğe ihanet etmiş mi olur ? bence hayır. müzik türleri çok farklı gibi gözüksede aslında hepsinde hayat vardır. sevinç, üzüntü, onur, anılar vs.. sadece farklı dışa vurumlar. klasik müzik güzeldir, dolgundur, vazgeçilmezdir ama nede olsa bir saray(oda) müziğidir. bestecileri çoğunlukla elit insanlara, krallara eserler yazmışlardır. bazen içinde bulunduğumuz ruh halini ifade edemeyebilir. bir gencin köydeki ilk aşkını hatırlatamaz belki. rock müzik ise bu türler arasında en çok zarar gören tür olmuştur. ergenlik dönemi gençleri, kendini ifade etmeye çalışan ortam meraklıları gibi unsurlar çokça zarar vermiştir bu türe. çoğunlukla klasik müzik dinlememe rağmen yaşadığım çoğu aşkı bir rock parçası hatırlatmıştır bana. ne güzel bir türdür. yalnız bahsettiğim 4-5 notalık bir melodiyi dön allah dön çalan, baterinin sesinden başka birşey duyamadığınız, bir de utanmdan araya solo bile koymaya üşenilmiş parçalar değil.
ragnar ragnar
metal müzik olarak belkide jazz dan sonra en komplike müzik türüdür. çift gitarlar, uzun uzun sololar, davullar... büyüler insanı kendine bağlar.
yedinin yedincisi yedinin yedincisi
klasik müzikten ya da blues'dan izole edilemeyecek müzik türü. blues'dan izole olmayayınca doğal olarak fasıldan türküden de izole olamayacak müzik türü (haasiktir lan oradan! dediğinizi duyar gibiyim de doğu gamları kullanıp voliyi vuran gerek blues gerek rock müzik icra eden sanatçı abilerimizin varlığını hatırlatmak isterim. tabi buna endülüs(ispanya var ya oralar işte) emevilerinin batı müziğine etkisini de dahil edebiliriz pekala. metal dinlemeye başladığım (anamızın karnından mosh yaparak çıkmadık tabi)zamanlarda bir arkadaş "abi türküye benziyor" demişti. biraz düşününce hak verdim. sonradan işin iç yüzü çıktı tabi ortaya. buna king diamond'un abigail albümüne göz atarak, megadeth'in wake up deadin solosuna kulak kabartarak, metallica'dan wherevere i may roam'u dinleyerek, iron maiden'ın nomad'de kendimizi kaybederek daha da bir ikna olabiliriz. bu hemen akla gelen örneklere pentagram, soul sacrifice, nile, orphaned land gibi doğulu olan ya doğu müziğinden etkilendiği bariz olan grupları dahil etmiyorum bile. )

bu nedenle klasik, blues, caz, etnik, türkü, fasıl, türk sanat müziği dinlerseniz bu türü daha iyi anlayacak, daha da bir seveceksiniz. soyutlamayın bu güzel türlerden kendinizi yazıktır.
ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi
modern dünya hastalığından muzdarip insanoğlu için önemli bir ilaçtır. elini kullanma becerisi, alet kullanma yetisi ile başladığı yolculuğunda modern toplumu oluşturan insanoğlu toplum sözleşmesi ile birçok içgüdüsünü sağlıksız biçimde bastırmak zorunda kalmış: öldürme, parçalama, dağıtma, böğürme içgüdüleri – zamanında freud bunları libido'nun zıttı olan destrudo (yoketme/yokolma içgüdüsü) başlığı altında toplamış. insanın bu destrudo arkadaşımızı doğrudan, "vahşice" tatmin etmeye kalkması hem sosyal kurumlarca cezalandırılacak, hem de bu gelişmişlik seviyesine yakışmayacaktır, geri adım atmanın da bir usülü vardır (bkz: modern sanat) (bkz: primitivizm). bu noktada biz şehirli, evcil gençlerin imdadına metal müzik yetişir: yüksek uzuv ve alet kullanma becerisinin, şiddet temelli içgüdülerin tatmini ile mükemmel uyumu! üstelik bir tutam sanat ile birlikte! bir yandan "bakın o kadar modernim, gelişmişim ki bu kadar hızlı ve karmaşık el hareketlerini yapabiliyorum, acayip aletlere hükmedebiliyorum, hem de bu şekilde sanat üretiyorum" derken aynı anda "fuck it all! fuck this world! fuck everything that you stand for! don't belong! don't exist!(yokolma içgüdüsü?) don't give a shit! don't ever judge me!"* diye, ya da daha temel olarak "kill! fuck! die!" diye böğürüp birbirimize omuz atıp rahatlayabiliyoruz, kimse de bizi sosyal sözleşme gereği hapse tıkmıyor. işte metal müzik mucizesi, işte ultra etkili yeni içgüdü temizleyici! işte bir taşla iki kuş: ilkel ve modern insan aynı şişede!

not: bütün bu hikayede destrudo'ya gücünü veren testosteron oranı daha fazla olan erkek cinsi ağırlıklı olarak dikkate alınmıştır. dikkat edin alet kullanma becerisi de, şiddet içgüdüsü de, metal müzik albümleri de çoğunlukla bunlarda zaten. çok sert metal seven dişilerin de testosteron oranının görece yüksek olduğunu iddia ediyorum buradan.
dyna dyna
kimi zaman inleyen brutal vokalleriyle kimi zaman clean vokalleriyle duyguların en güzel dışavurumu.bunun ötesinde hem destansı hem masalsı hem korkutucu hemde gerçekçi olabilen en güzel müzik türü...
stay away stay away
herkesin dinleyemiyeceği müzik türüdür. her nekadar sokakda ki metali bilmeyen insanlar tarafından bu müzik türüne kötü gözle bakılıp, hor görülsede. şu kesindir; metal müzik dinleyen insan müzikden anlıyan insandır.
geceninpencesi geceninpencesi
dışarıdan bakıldığında çok baş ağrıtıcı hatta tabiri caizse kafa sikici bir müzik gibi algılanmasına rağmen şahsen ben metal müzikle ruhumu dinlendiriyorum. ve metal müzik dinlediğim her gün metalde yeni yeni tatlar buluyorum. bu da metalin asla yerinde saymayan, sürekli kendine yeni birşeyler katan müzik olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.
pharaoh pharaoh
her ne kadar artık lise dönemlerimdeki gibi sıklıkla dinlemesem ve o dönemlerdeki gibi giyinmesem de bir breaking the law, afraid to shoot strangers veya downfall (etc...) duyduğumda derhal gaza geldiğim bağıra çağıra söylediğim ve toplumsal baskı (topbask) yüzünden kafa sallayamadığım müzik türü. çok özledim "oluuuummm bodom'un yeni albümünü dinledin miii?" veya "olum bu kasımda moonspell gelio laaaaaaannnn" tarzı muhabbetleri ve (kötü kokusuna rağmen) kadıköy zincir bar'ı
göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır
fazlasıyla genel bir kavramdır, çünküm rock müzikten ağır olan her şey metaldir. en azından öyle farzedilir. o kadar çok kategorize edilmiştir ki insana gınalar gelmiş afaganlar basmıştır, en sağlıklısı eeeeen genel türlerden yola çıkmak ve "ne tür" sorusu yerine "hangi gruplar" sorusuna cevap verebilmektir.
güzel şeydir metal. her türlü insan için her türlü ruh durumuna uygun metal bulunur. örnekleri üst girilerde bol bol mevcuttur.
ama metalin en sevdiğim özelliği kanımın civa aktığını hissettiren şarkılarıdır. kullaklarınızda bangır bangır bateri, sözleri beynime beynime kazıyan bir solist ve yırtarcasına çalınan her tarafından distortion fışkıran gitarlar (kemiklerimi titreten basslar da dahil)... daha ne isteyim yahu
hayat tavsiyesi: kendinizi tek türe tek gruba kısıtlamayın, elinize geçeni dinleyin. inanın bana, neredeyse her türde çok güzel müzik yapan adamlar var. hatta metalden başka başka şeyler de dinleyin ki metalin farkını, tadını daha çok çıkarabilin
(bkz: oldun sen)

ve tabi ki (bkz: a headbanger s journey)
2 /