metin göktepe

1 /
pitipiti pitipiti
8 ocak 1996 tarihinde polislerce dövülerek öldürülen gazeteci. akıllarda bir yerde kalmış ama hatırlanmıyor.. unutuldu metin göktepenin canının acımasızca alınışı. tıpkı uğur mumcu'nun unutuluşu gibi. zihnimize kazımalıyız oysa; tekrarlanmaması için yaşanılanların unutmamalıyız.. metin göktepe'nin insternet sayfasında; can yücel'in yazdığı şiir anlatır, kendimize anlatmakta zorlandığımızı..


metin'e metin
bir metin

metin'in kafasında bir darp var
polis karakolundan morga kadar
mosmor
bir darbe var
yüreğimizde beynimizde
soruyor bir işaret fişeği
biz ölerek mi yaşamayı
öğreneceğiz hâlâ...

can yücel
keles keles
güvenliğimizi teslim ettiğimiz güvenlik kuvvetleri tarafından işkence edilerek öldürülen evrensel gazetesi yazarı. zannedersem onu döverek öldüren polisler yanlışlıkla adam öldürmekten yargılanmış ve 7'şer yıl hapis cezası almıştı. ama işkenceye göz yuman amirlerinin yargılandığını duymadım. gerektiği kadar tepki verilememesi, ölümüne gösterilen tepki ve öfkenin toplumun bütün kesimleri tarafından destek görmemesi yüzünden daha çok gazetecinin ölümüyle devam etmesi muhtemel bir cinayete kurban giden polis kurbanlarından.
jeriko jeriko
adına her yıl gazetecilik ödülleri verilmektedir. metin göktepe yılın emniyetçisi ödülü verilip verilmediğinden emin değilim. verilseydi haydar alırdı herhal. şimdilerde moda ya, küpeli polislerimiz var, emniyet aştı kendini demek. polisin küpe takması değil, bazı seylerin polisin kulağına küpe olması önemlidir zannımca.
(bkz: metin göktepe gazetecilik ödülleri)
elpinoras elpinoras
devlet görevlileri tarafından ilk olarak, "sandalyeden düştü", "duvardan düşmüş" şeklindeki yaptığı açıklamalara rağmen olayların üzerine giden insanlar sayesinde ortaya çıkmış bir devlet cinayetinin kurbanı olan gazetecidir...

devletin polisi, döverek öldürmüştür.
11 polis memuru hakkında açılan davalarda yalnızca 5'i, 7 yıl hüküm giymiştir.
mental retardasyon mental retardasyon
polisler tarafından dövülerek katledilmiştir.
olay günlerinde günlerce işkencede kalmış, haber alınamamıştır kendisinden.
olayların gerçek yüzü ortaya çıktığı vakit, polisler sadece 7 yıl hüküm giymişlerdir. (evet 7 yıl)

içi yanan anne fadime göktepe o sırada baklava çalan çocuklara 18 yıl hapis verilmesi üzerine;
"oğlumun baklava kadar değeri yokmuş..." dedi.

dedi. ve mahkemede bozkurt işareti yaparak tahliyelere sevinenlere baktı. baktı.
kisil kisil
13 yıl önce 8 ocak günü katledilen onurlu gazeteci ve devrimci. onu öldürenler bu düzenin has evlatlarıydı, metin ise işçi sınıfının. kendisi 13 yıldır mücadelenin içinde yaşamaktadır.
varolmanın dayanılmaz hafifliği varolmanın dayanılmaz hafifliği
annesini hiç unutmadığım duvardan atlayıp (!) ölüveren gazeteci. anneannem de hiç unutmadı. her kanalda kadının iki satırlık beyanatını takip eder, sözleriyle kadıncağızı teselli ederdi ve öyle içtendi ki; değil televizyon ekranındaki annesi, metin göktepe'nin kendisi bile duymuştur.

adalet, hani nerdesin?
düzen ve kargaşa düzen ve kargaşa
biyografisi şöyle:

10 nisan 1968’de, sivas ilinin gürün ilçesine bağlı çipil köyünde dünyaya geldi. yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu emekçi bir ailenin 7. çocuğu ve kendisine, “ölmeyecek, göğe çıkacak, kurtarıcı” anlamında “mehdi” diye seslenen, çok okuyan bir babanın oğluydu.
ilkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan metin, çalışkan, başarılı, sevilen bir öğrenciydi. abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi aziz ile birlikte istanbul’a geldi. aynı yıl esenler’deki harp dinçsoy ilköğretim okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. ortaokula o zamanki adıyla esenler lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla bakırköy ibrahim turhan lisesi’nden 1986’da mezun oldu. lisede de başarılı bir öğrenci olan metin, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı.
yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkaran ve böyle okuyan metin, 1989 yılında istanbul üniversitesi iktisat fakültesi maliye bölümü’ne girdi. bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 86’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde politik mücadele ile tanıştı. metin üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu. öğrenci ve işçi hareketinin oldukça coşkulu olduğu bu dönemlerde, birçok kez gözaltına alındı. çevresinde, sürekli gülen, çok geniş bir arkadaş çevresi olan ve hoş sohbet biri olarak tanınıyordu.
1992 yılının mart ayında işçi ve emekçi hareketinin gelişimine objektif tutacak bir derginin, haberde ve yorumda gerçek dergisinin çıkacağını öğrenince orada çalışmaya başladı. yayın hayatı boyunca haberde ve yorumda gerçek dergisi’nde muhabiri olarak çalışan metin, 7 haziran 1995’te kurulan evrensel gazetesinde başından itibaren yer aldı. metin, 9 ocak 1996’da, gazetecilik yaparken, gözaltında polislerce dövülerek öldürüldü.

metin göktepe : biyografi metin göktepe biyografi 13/03/2008 10 nisan 1968'de, sivas ilinin gürün ilçesine bağlı çipil köyünde dünyaya geldi. yaşamının ilk 11 yılını burada ... metingoktepe
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
sarı basık kartı yok diye canı alınan insan. vay be, harbiden vay be... sarı kartı yok diye insan canından olabiliyor demek ki, bahanesine ettiğiminin devleti... demiyorlar ki ''evrensel muhabiri'', demiyorlar ki ''sol görüşlü'', demiyorlar ki ''gerçeği gösterecekti'' diye... gerçi artık ne fayda aldılar canını, geri mi gelecek, engin ceber'den de özür dilemişlerdi sağolsunlar, nicesnini götürüp özür diliyorlar sonra...

biz de özür dileyeceğiz bir gün, sizi meydanda bir kalasa bağlayıp yüzünüzü halka çevirdiğimiz zaman ''daha önce yapamadık özür dileriz'' diyeceğiz...

bu hayal değil dostlar, bu bir umut, unutmayın umudunuz yoksa gidin geberin, zaten yaşamıyorsunuz demektir, sadece bir madde gibi uzayda yer kaplamak neyinize...

ferhat tunç metin e ağıt
umut taciri umut taciri
basın özgürlüğünün ülkemizde neyi ifade ettiğinin göstergesidir metin göktepe! bu ülkede birileri özgürlükten söz ediyor ise orada katledilme ve sindirilme vardır! ve her defasında yüzünü göstermektedir.
1 /