mobilet

wolfshade wolfshade
kısa ve orta mesafede kullanışlı olabilen, motorsikletin biraderi taşıt. mobylette'den gelmedir. pedal çevrimiyle çalıştığından bir saban, bir kağnı samimiyetinde gelir bana.

diğer bir karakteristiği de sahiplerinin çoğunun "bayır aşşa 100 vuruyorum hacım" türevi cümleler kurmasıdır ki en samimisi bu.
amy amy
babamın köyündeki bir adamın lakabı.. çok az insan bilir gerçek adını. evet tahmin edilebileceği gibi o köyde o motorlu taşıta ilk sahip olan, havalı havalı köy meydanında o taşıtla dolanan ilk insandır kendisi..
wondrous wondrous
bir şekilde slow motion şekilde çalıştırabilirseniz motorlarını sürekli bir dönme hareketi göstermediğini, "tık tık" şeklinde dönme yaptığını gözlemlersiniz.
thermal thermal
iki zamanlı 49.9cc motora sahip olan, 0.7 ve 1.5 hp lik versiyonları bulunan (mekanik ve elektronik ateşleme), pedalları ayrı bir zincirle arka tekerleğe bağlı olan, motorun da bir kasnak - kayış ile dier taraftan zincirle arka tekerleğe bağlı bulunduğu, dolayısıyla pedal çevirerek motorun çalıştırılabildiği, silindir sübabının bir tetik ile açılarak motorun durdurulduğu, motor yağı konulamadığından benzine bir miktar motor yağı katılarak kullanılan, beldesan tarafından yıllarca üretilerek vatandaşlarımıza kakalanmış rezil vasıta. ayrıca çocukluğumda yazlıkçı bir bionic sahibi olarak kesinlikle şunu vurgulamak isterim ki ister yokuş yukarı ister aşşağı, isterseniz uçurumdan aşşaa atın o alet 60 km den fazla yapamaz. yüzlerce kez denenmiş ve motor rektifiye edilerek satılmıştır ;)
donabed donabed
serin yaz akşamlarında iki kişi bununla gezmek çok eğlencelidir. yalnız polis yakalarsa (ve plaka filan yoksa) bağlar, 600 lira da ceza yersiniz.
engin engin
izmirde modifiye sınırlarını aşmış aletlerdir pejoyla mobylette
tek makinaların 150 155 arası yapanları çift makinede 190 gibi kmleri gören pejo mobyletteler vardır inanması zor ama gerçek.
üşüdüküşüdük üşüdüküşüdük
sabah sabah babama hastaneden randevu alırken aklıma düşmüş bir tür hafif siklet motorsiklet. nerden aklına geldi şimdi delimidir nedir ? diyebirlirsiniz. aslında haksız da sayılmazsınız. daha okula başlamamışken, babam bir kantin işletirken ne sebeple olduğunu hatırlamıyorum ama acil beni bir yere götürmesi gerekiyordu ve yeni aldığı mobiletin arkasına oturtmuştu beni. ısparta'yı bilen bilir eskiden baharda bütün tarlalar , bahçeler sapsarı ayçiçekleriyle kaplanırdı. ayçiçeklerinin arasından hızla geçiyorduk , ılık rüzgar suratımıza çarpıyordu , çarptıkça kalbim yerimden çıkarcasına heyecanlanıyordum eh birazda korkuyordum. ama sarılıyordum belinden babama güvenle kahkaha atıyordum korkuma rağmen. bazen daralınca, bunalınca aklıma geliyor o an. sırıtıyorum istemsiz şimdiki gibi. bugün ne bir mobiletimiz var ne de babamda onu sürecek bir takat. şimdi bilgisayar başında babamın bilmem kaçıncı kalıtsal olmuş hastalıklarından biri için yine randevu alıyorum. özledim be çocukluğumu. özledim be gönen kırıkçayır arası babamla gün ışığında, sabah mahmurluğun da mobiletle giderken ayçiçeklerinin üzerinden beliren güneşi izlemeyi.