moon

1 /
cailah cailah
bunalımın alasını yaratan film; ne güzel gezegenler, ay derken konu bir şekilde en klişe paranoyalardan birine dönüştürülüvermiş. ama konuya girişte de sonuca bağlarken de abartılı "bak nasıl ders verdik ama seyirciye" şeklinde bir etki bırakmadığından seyredilebilir diye geçiştireyim. bir de tek kişilik çekimlerde (zaten başka insan yok) sam rockwell'i sırf sabrı için tebrik etmek lazım..
theme theme
sam rockwell'i choketan sonra takip edilmesi gereken oyuncular listeme girmiş bulunmakla birlikte bu filmde de başarılı, abartısız bir oyun sergiliyor. filmi sci fi diye açmış olmama rağmen daha çok bilim kurgu bir senaryo karakterinin psikolojik dramını izlemiş olduk, başımıza gelen en iyi ve en kötü şeyler beklenmedik şeyleri yaşadığımızda gerçekleşir, bu da onlardan biriydi zaman zaman tüylerimi diken diken edecek şekilde varoluşu sorgulatan bir film, tebrik.
ne içersen iç su iç ne içersen iç su iç
2009'un iyi bilim kurgu filmlerinden. moon'u izlerken beni en havaya sokan olay sahiden de aya üs kurulmuş hissini vermesi. bundan çok uzak olmayacak bir süre sonra gerçekleşecek bu olayı sanki zamanı ileri sarıp yaşıyormuş gibiydim. başlangıçta oldukça basit başlayan konu, ilerleyen dakikalarda gayet güzel bir hal alıyor. amaçladığı mütevazi hedefe ulaşmış bir yapım. kesinlikle izlenmeye değer ve gayet düşündürücü.

iyi oyunculuk, sade yönetim ve akla düşünce tohumları eken akıcı ve güzel bir öykü... moon, izlenmeyi hak ediyor ve oldukça başarılı.
noscho noscho
bilimkurgu filmlerinde çokça işlenmiş klonlama olayına değişik bir bakış açısı getirmiş, güzel bir film. iki klon arası ilişkiyi bu kadar hoş betimleyen az sayıda film var, moon da onlardan biri. her ne kadar filmin türüne tam olarak bilimkurgu diyemesem de bu janrı sevenler kesinlikle kaçırmamalı.
ceyus ceyus
gelecekte dünyamızın nasıl olabileceği ve insan hayatına daha doğrusu klon hayata verilen değer üzerine, biraz ağır işleyen, aksiyonsuz diyebileceğimiz bir film.
sade sade
2009 sci-fi için kesat bir yıldı bence. ne diyeyim aç susuz bekledik.
sonra david bowie'nin oğlu duncan çıktı arenaya. düşük bütçesine rağmen etkili heyecanlı bir bilim kurgu çekti.
mesaj da verdi, şarşırttı da.
ayrıca soyadını kullanmadı, babasının şöhretinin arkasına sığınmadı.
ama ben şerefsizlik yaptım, babasına olan biggest fan özelliğimi kullanarak ekstra torpil geçtim bu filme.
tavsiye ediyorum, filmin bitiş anındaki diyaloglara dikkate edilmesini salık veriyor ve kevin spacey tarafında seslendirilen yapay zeka aleminin en "şerefsiz" bilgisayarı gerty'ye saygılarımı sunuyorum.
solucandil solucandil
hiç yoktan iyidir diyebileceğimiz bilim kurgudur.filmin seti ilginç detaylarla doludur.sam'in filmin başında üzerine giydiği t-shit deki "wake me!" yazısı ve her "bay" in girişinde altta yazan "mind step" ibaresi gibi.
h27k h27k
sam rockwell oscarlık bir oyun çıkarmış kendisini buradan selamlıyor, akademi üyelerinede hürmet(!)lerimi iletiyorum.!

sonsuz evren gösterilirken sam bell'in yalnızlığını en iyi yansıtan şey klasik müzikti. film insan-i duyguları tetiklemesi açısından oldukça güzel ve başarılı idi.

tek bir kişi ile nasıl olur-du..? işte böyle olur-du..! dedirten türünün güzel örneği olan bir film aklıma tom hanks'li cast away'ı getiriyor. güzel film izlenmesi tavsiye edilir.
stratpaul stratpaul
son zamanlarda izlediğim en sağlam bilim kurgu filmiydi. sam rockwell one man show yaparak sırtılıyor filmi ee senaryonuz da sağlam olunca ortaya orjinal kelimesinin içini dolduran bir film çıkıyor. yalnız o gerty ne kadar güzel bir robottur yaw her eve lazım. film yalnızlık konusunu insanın içini acıtarak işliyor.
ninkasi ninkasi
mis gibi bilimkurgu, keyifli bir 90 dakika. izlemeyenin çocuğu olsun. twilight zone'un "it's a good life" bölümünü izledikten sonra siz de anlayacaksınız neden "çocuğu olmasın"ı o hale çevirdiğimi.
1 /