mor hırka converse kedi nescafe kupası

1 /
theone theone
üzerine burç, burak gibi isimli çok alternatif bir sevgili de eklendiğinde gerçek üniversiteli kızı tanımlayan tamlama.
coban coban
hırkasının bileklerini avcunun içiyle zoraki tutmuyorsa diğer elementler boşadır. sonra o narin iki eliyle birden nasıl tutsun o kupayı? yanar hep.
etipuf etipuf
rastgele görünümlü bir tamlama ve isim dizisi olup insan tanımladığını (-herhangi bişe tanımladığını) belirten bir işaret barındırmasa aslında bu bi dişi insandır.
"kavak yeli sarılgan ağaç yuvarlak tembel doğalı" nasıl koala demekse aynen öyle.
çok spesifik bi insandır.
sycrone one sycrone one
üstüne bi dolu şey yapıştırılmış monitörün yanına kahve kupası koyup fotosunu çekmek de bu listeyi tamamlar.masa üstünün karışık olması tercihe bağlıdır.
silentpain silentpain
bu dörtlüyü tamamlayan önemli unsurlardan biri de ayakların çapraz,çiş tutuluyormuş gibi bir şekilde tutulmasıdır.
hırka tercihe göre pötikare mor-siyah da olabilir.
libertar libertar
puf minderi ve dize kadar çekilebilen renkli çizgili çorapları da ekleyerek, üniversiteye hazırlanan genç dimahların kayıtlar sırasında alınan harç paraları karşılığında dağıtıldığına inandırabileceğiniz kız öğrenci evi demirbaşları.
(kedi ekstraya giriyo ücrete dahil değildir.)
*
azureel azureel
mor hırka, üzerinden dökülen eski ve büyük beden olmalı. converse, siyah etek altında bulunmalı.
- pantolon altına konvers mi giyilir görgüsüz?
ayrıca hep yorgundur o kedi, tıpkı sahibi gibi*. neskafe kupası, asla doyamadığı çikolatasından ve bitiremediği, erimeyen soğuk yalnızlığındaki tek dostudur.
- uykusuz her gecem, yorgunum ölesiyem
kendine dert ve sorun yaratarak, olmayan rüyaların, gerçek sıkıntılarını yaşatır, kendine zindan eder hayatı. zehirler kendini de, etrafındakileri de. gecenin karanlığında, sonsuz imgeler yüklediği abajurlu bi lambası vardır, bunun da bağımlısıdır. güneş gözlüğü takıp evin içinde gezesice.
- hayatta hiç dostum yok, sadece bardağım var sarılabileceğim, ve kedim. ha bir de nutella kavanozum
+ siktir kodumun sorunlusu
o çikolata niye bir kavanoz dolusudur? beynim almıyor. ülker çokonat var, tek tek tane tane paketlenmiş milka çikolatalar var, köpük kıvamında ferreronun adını bile bilmediğim renkgarenk çikolataları var. niye nutella arkadaşım? nerede sözleştiniz bunca insan, telepatik misiniz nesiniz? lifi fazla diye, az kalorili diye gidip marketten "doğal saman çöpüyle yapılmış yanık ekmek" alan siz hatunlar, nutellayı kaşıkla niye yersiniz? nutella dünyanın en gral çikolatalarından birisidir, o ayrı; ancak o sadece kavanozda duran kendi halinde bir besin maddesi. üzerine bunca anlam yükleyip, kabe yapılması mantıksız, bu marka çılgınlığına da karşı birisi olarak, bu alternatif konsept hanım kızımıza sövmek istiyorum.
- üzerime gelmeyin, why does it always rain on me*
güneşin önündeki bulut, onun dünyasını karartmak için eklenmiştir listeye. hava durumu veya, soğuk hava dalgası değil sebebi; onun güneşini kesmek için oraya gelmiştir, sadece onun tepesindedir. bunu biliyor aslında. seçilmiş olmak, önemsenmek, kendisine kötülük edilmesini sağlasa bile, bir şekilde isminin öne çıkması, egosunda okşanışa sebep olur. tırnaklarını çıkarıp, saldırır bu hanım kızımız, pasif direnişteki görüntüsüne aldanmamak lazım.
- dünyanın en sorunlu insanıyım, sorun akıyor her yanımdan. şanssızlıklar peşimi bırakmıyor
+ bi sana he mi
ardından kız hırkasına daha çok sarılır, parmaklarının sadece uçlarının gözüktüğü hırkası onun koruyucusudur. incecik şey nası ısıtıyorsa, nasıl bir force ile charge edilmişse artık, dünyayı tutar, batman pelerini olur adeta. parmağının uçlarıyla yumruk sıkar gibi, hırkasını tutar. eşofmanın paçasını, sürüyerek gezdiği terliklerinin topuğuyla ezerek, evin içinde gezer.
ne menemse, o kadar üşüyen hatunun ayağında çorap da yoktur, sıkar çünkü. en ufak daralmaya gelemez bu kombinasyonun insanı.
acıların insanıdır bunlar, topu da adet sancısı çeker istisnasız, karnına ütü falan basar.
- çok dişiyim, hormonlarım beynimi ele falan geçirmedi tamam mı?
+ sen hasta olmayasın?
1 /