morfin

1 /
azureel azureel
kanser vak'alarında kemoterapiyi destekler nitelikte bir uyuşturucudur. dayanılmaz acıları dindirmesi için, bağımlılık pahasına reçeteye yazarlar.
lakin tedavinin bitiminden sonra çok az kanser hastası morfin bağımlısı olmuştur, kötü anılar akla geldiği için belki de antipati-fizyolojik bağımlılığın önündedir.
sandra dee sandra dee
en ucuz ve en güçlü *ağrı kesicilerdendir.ilaç olarak 1806 yılında izole edilmiştir.morfin kullanımında ağrının algılanması her zaman engellenmeyebilir ancak hasta kendini huzur içinde hisseder fakat ağrısı olmadan ilaç alınırsa mutsuzluk,sıkıntı hissi yaşatır.morfin ağrıya bağlı uykusuzluğun en doğru ilacıdır.şiddetli ağrısı olan insanda kullanımı sonucu tolerans,bağımlılık gelişmez.yine de ilaç kesilirken birden değil azaltılan dozlarda verilerek kesilmelidir.
alfonsina alfonsina
1805 yılında almanya'da friedrich wilhelm adam sartuner afyondan morfini ayırmıştır. bu ayırdığı maddeye yunan mitolojisindeki uyku tanrısının ( morpheus) adını vermiştir. aslında uyku tanrısı hypnos un oğludur morpheus. biçim anlamına gelen morphe den türemiştir. uykuda çeşitli biçimlerde görülen düşleri simgeler.
nepenthe nepenthe
türkiye'de üretildiği için bizim açımızdan gayet ucuza gelen ağrı kesici; yurt dışında daha çok sentetiklerin kullanılmasının sebebi de bizden alındığı için pahalıya gelmesidir. zamanlar tolerans gelişir (yani, aynı şiddetteki ağrının hissedilmesini engellemek için başta 5 ünite yeterliyken zamanla doz yetersiz gelmeye başlar ve arttırılır, doz için bir sınırlama yoktur, istenilen kadar arttırılabilir). bağımlılık* yaratması normal kişilerde görülmeyen bir durumdur; "bağımlı kişilik bozukluğu" gösteren kişilerde görülebilir (ama bu sorunu yaşayan kişilerin sayısı hiç de az değildir). ilacın aniden kesilmesi mide krampları, ishal gibi sorunlar yaratır, bu yüzden (hastanın hiç ağrısı kalmamış olsa bile) doz yavaş yavaş azaltılır
azwepsa azwepsa
sanki daha önce yazmıştım ben bunu ama bi daha yazayım:

bilinen en yüksek tolerans geliştiren uyuşturucudur. bu konudaki kayda göre ki bu bir rekordur. kullanıcı gelişen tolerans sebebiyle dozunu zamanla 125 kat artırmak zorunda kalmıştı.
mechul mechul
muhteşem bir buluş. bir sefer test etme şansı buldum. bel ağrısından uyuyamıyordum, ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler işe yaramayınca morfin yapmışlardı son çare olarak uyuya bilmem için. ağrımı kesmemişti ama umrumda değil. dünya bana güzeldi, sabahlar olmasın. doktora bundan nasıl temin edebilirim diye sordum ama cevap vermedi.
noctis noctis
isminden ve illegal kullanımı, eroinle ilişkisi falan yüzünden overrate edildiğini düşündüğüm ağrı kesici.

kısa bir zaman önce kullanma fırsatı buldum, ağrımı ölçeklendirmem için sorulan sorulara 7 gibi 8 gibi rakamlar vermek durumunda kaldığımdan uygun görüldü bu bana. evet, gerçekten de harika bir ağrı kesici, işini çok iyi yapıp mantklı bir sürede ağrınızı 0 a indirebiliyor. ama denildiği gibi uçmadır, nebiliyim hayatın bana güzel olmasıdır gibi etkileri ben yaşamadım. hatta morfin etkisineyken normalden daha gergin ve aksi olduğumu söyleyebilirim.

ayrıca bunun verilişi ilginç gelmişti onu anlatayım: morfin alışılageldik şekilde (şırıngayla bismillah damara, veya tepenize serum gibi asılarak falan) verilmiyor. (verilmedi bana) bir çanta gibi birşey var, içinde ekektronik bir makine, o makine bir taraftan damar yoluna bağlı, diğer taraftan da elektrik kaynağına (bu makinenin aslında şarj edilebilir olup prize gerek olmayabileceğine dair ipuçları gördüm ama sanırım benim aletin pillerinin şarj ömrü çoktan bitmişti). bu şekilde alet damarınıza belirli zamanda belirli miligram şeklinde önceden girilmiş morfin miktarını veriyor. (0.1 mg/saat gibi, aldığım değeri hatırlamıyorum, uydurdum) ayrıca aletten ucunda bir düğme olan bir kablo çıkıyor. bu düğmeyi elinize tutuşturuyorlar "ağrın artarsa bas" diye. bu bonus düğmesi size şirin bir bip sesi eşliğinde anlık olarak fazladan morfin vererek artan ağrınızın kesilmesini sağlıyor. merak edip doktora sormuştum "acaba ben bu düğmeyi spamlayarak kendimi overdose edebilir miyim?" diye. cevabı hayırmış, makine bonusu size mantklı zaman dilimlerinde veriyormuş ancak. bokunu çıkardığınızda hiçbir şey olmuyormuş. hatta gözümün önünde spamladı da doktor, gerçekten de bir şey olmadı.

ilginç şeyler bu kadar da giriyi nasıl kapatıcağımı bilemedim.

hah. bunu almayı kestiğinizde antin kuntin bir şey olmuyor, yavaşca ağrınız geri gelmeye başlıyor, ancak ağrı morfinsiz halinize çıkmıycak, çıkıcak olsa zaten morfini kesmezlerdi doktorlar. yani bu anladığım kadarıyla "çok ağrılı" zamanlardan "az ağrılı" zamanlara geçinceye kadar (veya bazı durumlarda ağrı hissetmeyecek hale gelinceye kadar *) saçınızı başınızı yolmamanızı sağlamak için bulunmuş bir icat.

ha bir de, bunun damara giden borusunda çok güzel mavi bir renk vardı. o renk borunun muydu yoksa morfin mi verdi onu çok merak etmiştim.
nona13 nona13
mikhail bulgakov'un günlük şeklindeki kitabıdır. morfinin insan üzerindeki etkisi anlatılmaktadır. morfini bırakmak istemek, bunu başarmakla başaramamak arasındaki ince çizgiyi anlatır kitaptaki her şey.

'' melankolik durum!''
evet, ben bu iğrenç hastalığın pençesindeyim. ama doktorları. uyuşturucu bağımlılarına karşı daha merhametli davranmaları konusunda uyarıyorum. bağımlıyı bir ya da iki saat morfinden yoksun bıraksanız bile, bu bir melankolik durum olmaktan çıkıp yavaş bir ölüme dönüşüyor. hava alamıyorsunuz... vücutta susamamış tek bir hücre kalmıyor... neden peki? bunu tanımlamak olanaksız, açıklamak da... kısacası insan olmaktan çıkıyorsunuz. devre dışı kalıyorsunuz. artık huzursuz, canlılığını yitirmiş, acı çeken birisiniz. morfin dışında hiçbir şey istemeyen, hiçbir şey düşünmeyen biri... varsa yoksa morfin!
morfin susuzluğundan ölmeyle karşılaştırılacak olursa, susuzluktan ölmek cenneti görmek gibi bir ölümdür.
mutlu, rahat bir ölüm...
morfin susuzluğundan ölmekse kuşkusuz canlı canlı gömülen, içerideki son havayı da soluduktan sonra tırnaklarıyla göğsünü tırmalayan birinin ölmesine benzer bir ölümdür herhalde. ya da yakılan birinin inleyerek, alevler ayaklarını yalamaya başladıktan sonra çırpınarak can vermesi gibi bir şeydir.
acımasız ölüm... yavaş ölüm...
melankolik durum sözcüklerinin satır aralarında bunlar gizli.''
1 /