mucize doktor

boyalıdasaçları boyalıdasaçları
"the good doctor" uyarlaması olan yeni sezonda başlayacak dizi. the good doctor'ı izledikten sonra merakla beklediğim bir yerli dizi. otizm ve savant hastası olan başrolün doktor olma yolundaki hikayesini izleyeceğiz inşallah. umarım "doktorlar" daki gibi dolambaçlı bir aşk hikayesine dönüşmez.
güccükız güccükız



duvara çizdiği harikulade resimlerden dolayı doktordan çok ressam olması gerektiğini düşündüğüm baş karaktere dahip yeni dizi.yabancısını,the good doctor,çoğu kişinin aksine pek beğenmemiştim.otistik olanlara kesinlikle saygım sonsuz.dünyada iz bırakan hayranlık uyandıran birçok otistik var eyvallah ama dizide o gıcık hareketleri beni çileden çıkarıyordu.aynı etkiyi the big bang theory'de sheldon da veriyordu ilk sezonlarda.sopayı alıp ağzına ağzına vurmak istiyordum.neyse ki toparladı sonradan.umarım dizide iticiliğin dozunu iyi ayarlarlar ve beni kanser etmezler.
ramiz dayııı ramiz dayııı
ilk bolumuyle ve oyuncu kadrosuyla simdiden uzun soluklu bir dizi olacagini gostermistir. otizm ile ilgili bir dizi oldugundan farkindalik yaratmasi da kacinilmazdir. simdiden hem birinci bolumu ve tekrari da total ile ab'de reytinglerde birinci olmustur. taner olmez de en son medcezir'de izlemistim, oyunculuguna level atlatmis resmen.
sophones sophones
mantık hatası bulmak konusunda üstümüze yok, tamam eleştirmeyelim ama doktor olmak için 6 yıl kitap okumuyorsun diye biliyorum. yani hastayla, kanla, kesikle vb. ilk defa karşılaşıyor gibi çocuk.
6
sychtianarch sychtianarch
ilk bölümü izledim, millette "otizm eşittir deha" gibi yanlış izlenim bırakacak mesajlar veriliyor. elbette bu tür sendromlara karşı farkındalığımız olmalı. aileler için çocuklarının özel eğitime muhtaç oluşu gerçekten zor.

bilinçli orta sınıf aileler zaten bu durumdaki çocuktan yana beklentiyi yüksetmiyorlar. daha eğitimsiz / bilinçsiz kesimden böyle bir yaklaşım sözkonusu. bireyin belli bir konu üzerinde odaklanma kabiliyeti yeteneği olduğu konuda diğerlerinin yanında fark yaratıyor, bu kadar.

ben de böyle yüzeysel, popülist yaklaşımlara ayar oluyorum. tıbbı içerik konusunda bir şey diyemem, nitekim aşırı ajitasyonun olduğu denyo bir dizi. işin drama boyutu izleyici için ağır basssa da gerçekle tutarlı senaryo yazsalar iyi olurdu elbette. hekim gözünden dizi sıkıcı olabilir. millet de izleyip ayriyeten doktorlar hakkında kalıp önyargılar edinebilirler.

hastane ortamına gelince zaten hastaların para karşılığı itina ile düzüldüğü tipik bir işletme görüyorum. bir devlet hastanesi olaydı, doktora hemşireye türüyen çomarlar olaydı güzel sosyal mesajlar verilebilirdi.

hayaller mayo clinic, gerçekler şişli etval'de zıçan teyze.

sokarım dizinize olmamış.
drsculptr drsculptr
uyarlama olmasında sıkıntı olmayan dizidir. uyalramalara karşı değilim, güzel konu bulunmuş onu almak sonuç güzel olacaksa neden olmasın.

ancak bu dizi uyarlama değil kopyalama olmuş. türk sağlık sistemiyle uzaktan yakından alakalı değil.
ramiz dayııı ramiz dayııı
the good doctor'dan esinlenmistir. senaryo'da kore dizisinin senaristlerindan destek alinarak ilk bolum yazilmistir. ilerideki bolumlerde suphesiz bu degisecektir. adi ustunde "uyarlama" aq.
drsculptr drsculptr
izleyenler:
-anlayanlar grubu: "millet breaking bad çeker bizimkiler uyduruk dizi kopyalar" diyenler & yapılan işin ne kalitesiz olduğunu anlayıp kahrolan sağlıkçılar. (bunlar aynı grupta)
-anlamayan duygusallar: çok güzel, gözlerin yaşardı, wow kaliteli iş diyenler. evet ferman çok yakışıklı.
-anlamayan agresifler: kalite aranması nedense kendilerine batan grup. "belgesel mi çekiyoruz", "tespit kasmayın", "mantık aramayın azıcık da beğenin" diyenler. onlar açısından kendi bilmedikleri eleştirileri yapan herkes monşer. hiçbir şey değişip gelişmesin, suç beceremeyenler değil beğenemeyenlerde çünkü . evet tüm hastaneyi iki doktor götürsün, onlar herbokolog olsun bütün ameliyatları onlar yapsın.
-otizmli yakını olanlar grubu. toplumun otizme bakışı değişsin diye bir beklentileri var. umarım doğru çıkar. ama otizmde dehanın düşük bir ihtimal olduğu gerçeğinin gözardı edilmesi hayal kırıklığı yaratabilir.
-genel izleyici: ne bb izlerler, ne sağlıkçıdırlar. çok basit mantık hatalarını görür. evet iş kalitesizdir ama izlemek eğlencelidir.
a good day to die a good day to die
iki saat dizi mi olur lan!!!!! hani yerli dizi yersiz uzundu? ilk bölümü 2x hızda atlaya zıplaya seyrettim. pişman değilim.
ancak ve ancak 1 saatlik ve 20 bölümden oluşan orjinalini izleyeceğim mutlaka.
bu arada hanım oyuncular güzelmiş. sadece onlar için katlanabilirim. yine atlaya zıplaya tabiki.
toshiro toshiro
otizm hakkındaki bilgim birkaç filmden ve kulaktan dolma bilgilerden edindiklerim ile sınırlı. iletişim konusunda sınırlı olmaları, belli konularda üstün zekaya sahip olmaları gibi.

dizinin otizm konusunda bir farkındalık yaratma çabasını duyunca merak edip ilk bölümünü izledim. dizideki mantık ve olası cerrahi hataları bir kenara bırakıyorum şimdilik. bunlara rağmen dizi farkındalık yaratması, "otizm mi? o da ne ola ki laa" diyen kişilerin kafasında bir ışık yaratması açısından başarılı.

ancak ben yine de sırf otizm konusunda bir farkındalık yaratmaya çalışıyor diye, saçma sapan aşk hikayelerini, en küçük kalp kırıklığında gözleri buğulanan masum rolündeki kadınları, yerli yersiz ağır çekim sahnelerini, mağdurun yanında yer alan babacan bi dayıyı, dayının karşısındaki çirkef bir kadın ve onun tokmakçısının hain planlarını ve bir şekilde başarısızlığa uğramalarını izlemekten yeterince sıtkım sıyrıldığı için diziyi izlemeye devam etmeyecem. izleyenlere de keyifli seyirler diliyorum.

kısacası, otizm konusunda farkındalık yaratma çabası dışında beş para etmez bir dizidir, birçok türk dizisi gibi.
lö şuhane lö şuhane
çok iyi başlayan bir hikaye, yayın günü de güzel seçilmiş.
fakat...


her türk dizisine sıkıştırılan olağanüstü kadın rekabeti, cıvıklaşmış tren aşklar, bir adama 3 kız o 3 kiza da 10 erkek düşmesi matematiği, kadınların ayak kaydırma entrikaları ve fazla duyar kasan duygusal sahnelerin ağdalığı olmazsa kaliteli bir dizi bulmuş olabilirim kendime.

2. fakat...

hiç de öyle olmayacak... zamanla otizmli ali karakteri arka plana atılıp, hastanede dönen dallas tadinda aşklar ve uçarı entrikalar izleyecegimiz apaçık. çünkü adı üstünde; türk senaristinin değdiği yerde; labirent aşk çıkmazı, histerik kadın ve adamlar, masumiyeti salaklıkla yarışan insanlar muhakkak vardır.

kisacasi itina ile içine edilecek güzel dizidir.