muhsin yazıcıoğlu

1 /
lemuria lemuria
şu anda bbpnin genel başkanı. mhp kökenli bir siyasetçi olup, alparslan türkeş ölmeden önce partiden ayrılmasa şuanda devlet bahçelinin yerinde oturacak olan insan. partiden ayrılıp bbp yi kurmasa, mhp hem başsız* kalmayacak hemde kendi siyasi kariyeri zedelenmeyecek olan siyasetçi.hakkında hem kendini harcadı hem de mhpyi yorumları yapılan idalist kişilik.
sahra sahra
gençlik yıllarınden beri ülkücülerin muhsin başkanı sıfatını taşıyan bbp lideri muhsin yazıcıoğlu,"hrant dink, bu topraklarda yüzlerce yıl egemen olmuş kültürün bir yadigârı idi. benim için bir emanettir. benim zimmetimdeydi." diyor ve dink' e bir de şiir yazıyor. şiirin tamamının yayınlanmasını istemese de bazı satırları şöyle;

yine bir korku ve telaş arasında kalakaldık,

yine ne derler diye endişelendik maktulün başında

timsah gözyaşlarından daha masum değil gözyaşlarınız

caniyi besleyen korku ve telaşlarınız

hep korku ve telaşlarınızla süslediğiniz çatışma kültürünüz

insan hakları söylemleriniz, medya maydanozu liberalleriniz

kan sızıyor fırat'ın delinmiş tabanından toprağıma

bağrındaki bütün mehmet'ler ağlıyor

oğlunun adını fatih koyan bütün ermenilerle birlikte
stairway to heaven stairway to heaven
büyük birlik patisi'nin 15 nisanda yapılan olağanüstü 2. büyük kurultayında tek aday olarak girdiği seçimle yeniden genel başkan seçilmiştir. aşağıdaki sözler kongrede yaptığı konuşmadan alıntıdır:

"biz iktidara geldiğimizde idamı geri getireceğiz. barzani'yi de diyarbakır'da yargılayıp habur kapısı'nda infaz edeceğiz."

(bkz: ha benim aslanıma)

ayrıca bir genel başkanın iktidar vaadi olarak idamı geri getirmeyi düşünmesi cem uzan'ı bile kıskandıracak bir hamledir.

(bkz: tebrik ediyorum)
strateji strateji
fethullah gülen'e oldukça yakın bir isim. 28 şubat sürecinde fethullah'a oldukça destek vermiştir. cemaat de bunun karşılığı olarak sivas'ta diğer illerin aksine akp'nin yerine kendisini destekleyecekmiş. arkasında fethullah gülen olduktan sonra, büyük ihtimalle milletvekili seçilir.

seçimlerden sonra gelen ek: sivas'tan bağımsız milletvekili seçilmiştir.
turgon turgon
kanal 24'te yayınlanan ve 12 eylül'ü anlatan "keşke olmasaydı" isimli programda utanmadan darbe sonucunda en fazla ülkücülerin katledildiğini ima eden şahıs. kendisi sütten çıkmış ak kaşıktır ve halen meclistedir...
galak galak
28/04/2008 tarihi. dink davasının bir duruşması var. işte o gün kaleme alınmış bir yazısında bahsediyor yıldırım türker. baktığımız şeyi görüyoruz sayesinde.

"gene muhsin başkan...

gene onun ismi dolaşıyor ortalıkta.
hrant'ın katledilmesinde önemli rol oynadığı ortaya çıkan, içerideki küçük çetenin en afili abisi erhan tuncel'in bir telefon kaydında geçiyor şimdi de. kayıtlar, tuncel ile emniyette kendisinden sorumlu polis memuru muhittin zenit'in kentten ayrılması sonrası birlikte görev yaptığı ve 'memduh abi' diye hitap ettiği polis memuru arasında geçen konuşmaları kapsıyor.
tuncel, abisine muhsin yazıcıoğlu'nun trabzon gezisinde (birlikte fotograflarını da görmüştük) görev alacağıyla böbürleniyor ve ona, "muhsin başkan geliyor. ona eşlik edeceğim" dedikten sonra gezinin programını ayrıntılı olarak bildiriyor.
sanayi'deki cuma namazını müteakiben esnafla görüşülecek. ve sonra da muhsin başkan'ıyla özel olarak önemli meseleler görüşecek: "yasin'in konusunu da görüşeceğiz. avukatı da çağıracağız, avukat da gelecek. hee yasin'in sonraki ceza olayını mı, hı, hı, tamam görüşürüz."
bbp ve yazıcıoğlu, hrant cinayetinin gönülsüz aydınlatılma tefrikasında sıkça karşımıza çıktılar. yazıcıoğlu, tuncel'le birlikte görüldüğü fotograf için, "ben halkın içindeyim, herkesle fotografım olabilir. sözünü ettiğiniz tuncel'i tanımam bile. alperen ocakları'nın da üyesi değildir" demişti.
azmettirici yasin hayal de 2000 yılında amcasıyla birlikte gidip bbp'ye üye olmuş, macdonalds'ı bombalayıp yattığında da bir bbp'li olarak il başkanı tarafından maddi yardımla taltif edilmişti.
muhsin yazıcıoğlu'nu unutmak üzereydiniz, öyle değil mi?
on yıldan fazla zaman geçmiş. gene bir kilitlenmenin anahtarı olduğu ikbal günlerinde onun için 'parlamenter sistemin azizi' başlıklı bir yazı yazmıştım. "her şeyin battığı, oyunun tökezlediği, etik'in tamamıyla ayaklar altına alındığı noktada görmezden gelinen çatlaklardan, aralık bırakılmış kapılardan çıkıveren azizlerden biri o. kir pas içinde."
muhsin başkan'ın gölgesi, hrant katillerinin olduğu gibi birçok kanlı katilin üstüne düşmüştür. hatırlayalım.
"ben yoksulluğun cenderesinden geçmiş bir çiftçi ailesinin çocuğuyum" diyor. "koltuğumuzun altında tezek götürerek okullar okuduk."
12 eylül öncesi, ülkücülerin kalesi olan veteriner fakültesi'nden mezun oldu. fakültedeyken güreşmiş. adı pehlivana çıkmış. fakülteden sonra ülkü ocakları içinde sivrilerek 1977'de genel başkan oldu. 12 eylül darbesinden sonra mamak'da yedi yıl geçirdi. bir sürü cinayetin ve bombalamanın sorumluluğundan idam talebiyle yargılandı. ülkücü gençlik derneği'nin bir dönem hukuk masası şefliğini yürütmüş olan itirafçı ali yurtaslan, yazıcıoğlu'nun cinayet ve bombalama emirleri veren, soygun çeteleri kuran bir lider olduğunu kaydediyor. 1978'de ülkücü militan baki yeşiloğlu'nun öldürülmesinden sonra balıkesir cezaevi'nde çıkan isyan üzerine de, "muhsin yazıcıoğlu, bunun öcü alınmalıdır, dedi. bunun üzerine cezaevinde isyan çıkarıldı. hatırladığıma göre iki-üç kişi öldürüldü. ülkücülerin burnu bile kanamamıştı" diye ekliyor.
bahçelievler'deki katliamın üzerinde de izi var. katliama karışan ülkücülerin hepsini tanıdığı, onların kimliğini açıklamayı reddettiği, haluk kırcı'ya kaçak yaşadığı yıllarda para yardımında bulunduğu biliniyor. kendisi de ifadesinde bunu kabul ediyor.
muhsin yazıcıoğlu'nun aynı babalığı, aynı sadakati abdullah çatlı'dan da esirgemediğini biliyoruz. çatlı, 1978'de balgat katliamı sanıklarından mustafa pehlivan ile birlikte yakalandığında yurtaslan'a göre, "ankara'ya geldiklerinden bir saat kadar sonra yazıcıoğlu şubeye telefon etti. 'bu size son ihtarım. abdullah'ı bırakmazsanız ankara'nın 150 yerinde bomba patlatacağız' diye tehdit etti. gerçekten de ihtar olarak demirtepe köprüsü'ne bir bomba konulmuştu. polis patlamadan bombayı aldı. abdullah, tehditten sonra bırakıldı."
yazıcıoğlu'nun bir yığın soygun ve gasp olayı örgütlemiş olduğu, gerekli silahları temin ettiği, sonra 'pis silah' denilen kullanılmış silahların taşraya sevkini sağladığı da yaygın olarak ileri sürülen iddialardan.
yurtaslan itiraflarında, yazıcıoğlu'nun 1978 yılında, sivas katliamında da başrol üstlendiğini belirtiyor: "1978 sonlarındaki sivas olaylarını mustafa mit ve muhsin yazıcıoğlu tertiplemişlerdir.
yazıcıoğlu sivas'a giderek bizzat olaylara önderlik etti."
pehlivan'ın geçmişi hakkında ilk elde oltaya yakalananlar bunlar. cinayet, gasp, soygun, katliam.
kırcıların, çatlıların, tuncellerin hamisi. muhsin başkan.
memleket tarihinin son 30 yılında hemen her felaketin, her karanlığın kıyısında gölgesiyle karşılaştığımız parlamenter aziz. gerçek 'bir bilen'.
nitekim, çatlı için, "kanaatim o. kaçmayıp mahkemeye çıksaydı beraat ederdi. birçokları gibi şimdi meclis'te olurdu" diyordu. haksız mı?
muhsin yazıcıoğlu, seçimleri çoktan kazanmış olduğunu, her partiden, her kademeden dost ve ahbapları olduğunu bilmenin verdiği rahatlık içinde hiçbir zaman sağ partileri karşısına almadı. refahyol'a destek verirken de anayol'a arka çıkarken de hep hükümette olduğunu biliyordu. anap'a şükranlarını sunuyor, kendisine 'katil' demiş olan çiller'i kısa zaman sonra affediyordu. çiller ondan özür dilemişti. meğer, 'seçim atmosferinde danışmanlarından önüne gelen bildirimlere göre değerlendirme' yapmış. o hep partilerüstü bir lider olmayı amaçladı. "milliyetçilik anlayışımızın katı ırkçılık noktasına gitmesini dengelemek için islam'ın birleştirici, hoşgörülü prensiplerinden istifade ediyoruz" diye açıklıyordu partisinin duruşunu. bu beyanatını desteklemek için de insanı allak bullak edecek bir ayrıntıya başvurduğunu hatırlarız: "mesela partimiz mensubu milletvekili arkadaşlarımızdan hanımı kürt olan var." ne büyük esneklik, ne derin inkişaf, değil mi? demek geçmişte olsa o kadının, hatta kocası murdar olduğuna göre her ikisinin de beynine birer kurşun. ama islam anlayışı, anadolu geleneğine uygun: hoşgörülü şeriat.
gerçi partisinin yayın organında kendisini eleştiren gazetecilere, "onları gecenin karanlığında ya da gündüzün aydınlığında ansızın bir sürpriz bekliyor. kınından çıkarılan bir kılıcın kahpe soyluların kökünü kazıyana kadar bir daha kınına girmeyeceği bilinmelidir" gibi tehditler yayınlanıyordu, ama muhsin başkan her şeye rağmen ayakta kaldı.
şimdi, gündüzün aydınlığında hrant'ımızı alçakca katledenlerin de başkanı, hâmisi olduğunu görüyoruz. on bir yıl önce onun hakkındaki yazıyı şöyle bitirmişim: "muhsin yazıcıoğlu çok güçlü olduğunu biliyor. devletinin başında. kendisi ile uzlaşmayanı geçmişinin karanlığına çekiverecek bir güç var onda. onun diyeti daha uzun süre ödenecek. gün, onun günü."
şimdi kim bilir, devran döndü mü?
hrant'ın katillerinin davası için bugün saat 9.30'da beşiktaş'dayız. hayat için. adalet için."
oniyeoyleoldu oniyeoyleoldu
yaşayan gerçek "reis"lerden. türk-islam safsatasına kaptırdı iyice kendini. oysa "ülkücü" hareketin başına (mhp'nin değil) "muhsin başkan" yakışır. bbp'nin ekipi oldukça zayıf, iktidar olamayacağı ya da meclise en fazla tek başına girebileceği aşikar, liderlik vasfı harcanıyor.
1 /