mühür

1 /
depresif depresif
* bir kimsenin, bir kuruluşun adının veya unvanının tersine kazılı bulunduğu, metal veya lastikten yapılmış araç (damga, kaşe) ve bu araçla basılan ve imza yerine geçen ad
hell guardian hell guardian
kırmızı mumla basılan mühürler son derece şık ve karizma bir şekilde kullanılabilir.
italyan lüks kırtasiye firması francesco rubinati'nin buram buram kapitalist aşırı pahalı ama bir o kadar da güzel ürünleri vardır. ama yanına yaklaşamam o ayrı. türkiye'de sadece istiklal caddesi'nde* bulunr. tek yetkili ithalatçı orada.

bir de nereli olduğunu bilmediğim, yerli mum deyince adamların uzattığı factory geniune adlı marka var. onlar da hoştur ve su gibi ucuzdur. tastamam yerli firma da perihan'dır. devlet malzeme ofisi de oradan mal alır.
yalnızlık bir yangıdır yalnızlık bir yangıdır
mezopotamya ve eski mısır uygarlıklarından bu yana kullanılan mühür, çoğunlukla değerli taşlardan, metalden ya da kauçuktan yapılır. kullanılan yüzünde, ters olarak kazınmış kişi ya da kurum adı ile çeşitli yazı ve desenler bulunur. sıcak balmumu üzerine basıldığı gibi, mürekkeplenerek kâğıt üzerine de basılır.
ilk kez mezopotamya'da kullanıldığı bilinmektedir.
bimekan bimekan
özgün'ün yeni albümü biz ayrıldık'tan bir şarkı.

bakınca her fotoğrafına
dudakların mühürleniyor
düşünmeden yazar şu hayat acı sonları
duvarlarım yosunla dolu
gönül yine derin yaralı
kader değil insan acıtır canı

ne yıldızlar yanar, yokluğun kör karanlık
ne de gün doğar
sensizlik benle yaşlanmış
en büyük acım, inan değişmez yerin bende aynı

ne yağmurlar diner
gönlümden herbir hücre bana seni diler
sensizlik benle yaşlanmış
en büyük acım, inan değişmez yerin bende aynı
sezenehir sezenehir
"bana en güzel anları yaşatan
kalbime değil ömrüme yazılan aşkım
inan değişmez, yerin bende aynı"

diye biten özgün şarkısı.
alerion alerion
mühürü kaybetmek başa gelecek en kötü şeydir. resmi kuruluşlara ait bir mühür kaybolduğunda kırmızı alarm verilir. mühürün "hangi kuruma ait olduğu, bu mühürle damgalanmış olan belgelerin geçersiz olduğu" yazıları tüm türkiye'yi köşe bucak dolaşır.
karyatid karyatid
kıymetli veya yarı kıymetli taş, maden, ahşap, lastik gibi malzeme üzerine, basıldığında düzgün çıkması için ters olarak işlenmiş, imza yerine geçen yazı, arma, simge veya damgalara verilen addır.
zinkafnun zinkafnun
"kader değil, insan acıtır canı" diyen şarkı.
bana oluyor bazen öyle, alakalı alakasız vuruluyorum herhangi bir yerde/zamanda duyduğum popidik bir şarkının içinde geçen ufacık bir cümleye.

her haltın suçunu üstümüzden atıp, tercihlerimizin günahını doğruca kadere şutlamak alışkanlığında olan bir ecdadın evlatları olarak, feleğin tekerine çomak sokmayışımızın tek suçlusu yine feleğin kendisidir bize göre. oysa negzel söylemiş çocuk... kader değil, insan acıtır canı. yapılanların, yapılmayanların, yapılamayanların, oluru olmayanların, uğraştıkça olmayanların,... bunların sonucunda oluşan şeydir kader, bunları olduran değil... her acıtan kelimenin döküldüğü bir el, bir dudak, bir ses vardır... bir kişisi var her acının, her acı allahtan gelmiyor paşalar, yalan o.

pek alakasız olacak ama; serbest çağrışım engellenemez düsturuyla; içindeki cümleye vurulduğum bir başka şarkıyı da anmadan edemeyeceğim. candan erçetin, dayan'da şöyle derdi: "fazla güvenme döner diye dünya, kalleş durdu mu tam duruyor..."

dünyayı durduran da kader değil işte yine insan. biri gidince, yürümek mümkün olmuyor, aksam tam olsa da. kuklaymışsınız da biri görünmez iplerinizi kesmiş gibi... çat diye öyle kıç üstü. kader mader hikaye.

bi de; ing. seal
falasquil falasquil
-motor-

abartma yoktur, ilk dinleyişimde özgün'e "abi sen naaptın ya..." deyiverdim. hayır yani recep ivedik'in "yiter yaa, yiter ama yaa" diye yaka silkmesi olayı bende cereyan edecek, bu adam* böyle güzel şeyler çıkarıp bizi her seferinde kalbimizden vurmaya devam ettikçe.
günlerce dinledim bu şarkıyı, hala da dinliyorum bıkmadan, bıkamadan.
"bana en güzel anları yaşatan..." sözleri o malum melodiye o kadar güzel oturmuş ki, insanın içi dolup taşıyor şarkıya eşlik ederken.

yukarıya her ne yazmış olursam olayım, bu şarkı çalarken ruhumun girdiği o tuhaf hali hiçbir kelime tarif edemiyor.

-kestik-
kowalski kowalski
sıcacık bir özgün şarkısı.. hem içimin hem de aklımın karmakarışık olduğu şu günlerde daha bir manidar gelen..

ama insana yıllardır kullanmadığı hislerinin gerçekten de var olduğunu hatırlatıyor.. aşk gibi, sevgi gibi, heyecan gibi..
kerrigan kerrigan
özgün'e ait bu şarkının sözlerinden önce müziği bağlıyor kendine.. hoş bir tınısı var. sözlerle birleşince harika bir karışım oluyor.
türk pop müziğine emek veren yeni yeteneklerden; özgün'ün sesine de çok yakışmış bu şarkı.

dinlemek için:
(bkz:http://fizy.com/s/1ago0n
1 /