mümtaz er türköne

1 /
eleanor eleanor
tansu çiller le hatırlanan, meşhur susurluk kazası sonrası ortaya çıkan mafya-siyaset-emniyet üçgeni ve özellikle abdullah çatlı ve adamlarının devletin pis işlerinde kullanılmasının ne kadar meşru ,etik olduğu ve karşılığında bu adamlara tanınan iltimasların ne olduğu sorularına karşılık söylenmiş olan " bu memleket için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir " cümlesi esasında bu pek "değerli" hocamıza aittir.zamanında tansu çillerin danışmanıydı. tansu çiller in milliyetçi bir şahine evrilmesinde ciddi katkısı vardır bu zatın .
rahatsız rahatsız
mümtazer türköne diye adı yanlış bilinen ve yazılan siyaset bilimcinin gerçek adıdır ve doğrusu mümtaz'er türköne diye kesme işaretiyle yazılır. gazi üniversitesinde doçenttir. zaman gazetesi yazarıdır. bazı üniversitelerde siyaset bilimine giriş derslerinde okutulan çok değerli siyaset adlı kitabın editörüdür.
bambirella bambirella
etnik milliyetçiliğin bir numaralı savunucusudur. insanları hedef göstermeyi sever.
bir de kadınlara attığı dayaklarla gündeme gelmiştir.
fen liselim fen liselim
son günlerde ahmet hakan coşkun'la gazetedeki köşesinden tartışan isim. şahsi fikrim tartışmanın galibinin mümtazer türköne olduğudur.

tartışmayı kaçıranlar burdan buyrunuz:

- tartışmaya giden yol, 24 aralıkta mümtazer türköne'nin sabah'a verdiği röportajında "ana dilde dilekçe, referandumla bir kentin adını değiştirme hakkı verilebilir" demesiyle açıldı.
(bkz: sabah - 24 aralık 2007, pazartesi - entelektüel ülkücü: diyarbakır'ın adı amed olabilir türkiye'nin en iyi gazetesi. sabah )

- 26 aralık: ahmet hakan coşkun - "dönekliğin raconu" yazısında mümtazer türköne'yi "dönekliğin bir raconu vardır... 'hesabını vereceksin... maceranı anlatacaksın!' " diyerek düşüncesini değişimi açıklamaya çağırdı.
(bkz: dönekliğin raconu "ben eskiden diyarbakır'ın üzerine yasal olmayan mermilerle yaklaşılması taraftarıydım... konjonktür beni esir almıştı... abdullah çatlı'yı şerefli... hurriyet )

- 28 aralık: mümtazer türköne - "dönekliğin hesabı"nda, ahmet hakan'ı "dönekliğin macerası, eyyamcılıktan farklıdır. anlatılması en zor meslek eyyamcılarınkidir." diyerek oportunistlikle suçladı.
(bkz: dönekliğin hesabı anlaşabildiğimiz nokta "dönek" tabirinin "dönme" gibi inancını değiştiren insanlar için kullanıldığıdır. inanç değiştirme ise baktığınız yere göre ... zaman )

- 30 aralık: ahmet hakan - "mümtazer bana eyyamcı demiş" başlıklı yazısında "'eyyamcılık' yapsaydım... bugün ben de mümtazer hoca gibi, 'özlem'i milletvekili yapacağım' türünden pervasız cümleler kurabilirdim." dedi.
(bkz: mümtazer bana 'eyyamcı' demiş zaman gazetesi yazarı mümtazer türköne, benim için hurriyet )

- 3 ocak: mümtazer türköne - ahmet hakan'ı konu aldığı yazısına "geçmişini pazarlayan adam" başlığını attı ve sert ifadelerle ahmet hakan'ı "dönekler klübüne adam devşirmeye çalışmak"la itham etti.
(bkz: geçmişini pazarlayan adam "dönekler kulübü"ne adam devşirmeye kalkmak ise farklı. ikincisinde hafif bir nedamet, yeni hayatında hissettiği yalnızlık, bol miktarda içinde bul... zaman )

gelişmelerde editlerle karşınızda olacağız.

edit: ahmet hakan'dan yeni bir cevap geldi; "geleceğini pazarlayan adam" diyor, mümtazer türköne için. yazının sonunda çok fena belaltı oynamış yine ahmet hakan, ayıp ediyor.
(bkz: geleceğini pazarlayan adam - ahmet hakan - hürriyet "mümtazer bey! mümtazer bey! tebrikler! bu ne güzel değişim böyle! ama mümtazer bey bu güzellik nasıl oldu? hadi bize hikayeni anlat! hadi bize mac... hurriyet )

yıllar sonra gelen edit: şimdi baktım da ahmet hakan o kadar da ayıp etmemiş. yanlış anlaşılmasın, bu ikiliden herhangi biri hakkındaki görüşlerim değişmiş değil ama bir daha okuyunca böyle bir sonuca vardım.
earendill earendill
ahmet hakan'a geçirerek kalbimi kazanmış adam. aslında hakan'ın kendisine sataşmasının sebebi, ertuğrul özkök'ün mümtaz'er türköne'den pek hoşlanmamasıdır (bu da daha önceki bir "çomar" yazısından kaynaklanıyor türköne'nin). ahmet hakan (ve oray eğin) bu tür durumları not eder ve fırsatını bulduğunda eö'ye yaranmak için fedai olarak kendilerini öne atarlar. fakat hakan coşkun bu sefer çetin bir cevize çarptı. türköne hakkında söylenenlerin dedikodu olduğunu, gerçeği yansıtmadığını söyşleyerek yalanlama yaptığı gibi, ahmet hakan'ın insider trading'den para kazanmaya çalışan birisi olduğunu da deşifre etti. tebrikler mümtazer türköne
mümtaz mümtaz
bize var olan bir psikozu hatırlatan bilim adamı kişisi. şöyle ki:

bir akademisyen adayı başka bir akademisyen adayı ile evlenir. asistanlıktı, yüksek lisanstı, doktoraydı, hoca çilesiydi derken yıllar birbirini kovalar, ömürler yarılanır. bu arada çiftlerin belki bir belki de iki yavrucakları olur. artık onların ikisi de birer akademisyendir, hocadır. ancak eşlerden kadın olanı çocuk bakmak, ev işlerini de idare etmek gibi ek vazifeler dolayısıyla yazık ki eskisi kadar güzel görünmemektedir. o arada, eşlerden erkek olanının gözüne, muhtemelen kendisinden yirmi yaş küçük bir öğrenci tazesi ilişir. bu taze hocasının gözüne görünmek için de epeyce heveslidir ayrıca. derken efendim, gönüller birbirine kayar. artık eskimiş olan eş aradan çıkarılır, çocuklar da kendisine emanet edilir. erkek akademisyen yeni bir hayata başlar. yeni unvanı "terk edilmiş eş" olan kadın akademisyen ise olanların ardından bakakalmıştır yalnızca. mümtazer-mualla-özlem türköne üçlüsünün yaşadıkları bize bu psikozu hatırlatır her daim.
sugibiazizol sugibiazizol
"diyarbakır'ın adı amed olarak değiştirilebilir" gibi mümtaz fikirlerini kamuoyuyla paylaşarak nabız yokladığını düşündüğüm şahsiyet.
1 /