müptezel

1 /
manidoo manidoo
(bkz: gemide)

kaptan(erkan can) kamil'i azarlıyor:

-vay döt vay demek içince bokunu cıkartıyorum ha, ulan müptezel bu geminin raconunu sen mi kesecen he.
polikina polikina
en son uzun saçlı, genç bir apartman yönetcisi abisinin kullandığını duyduğum, birkaç gün boyunca aynı tonda beynimde yinelenmiş kelimedir. " bu ne müptezelliktir canım"
flash flash
iç anadolunun bazı kesimlerinde -özellikle sivas- çok kullanılan, başı-boş gezen, işsiz, aylak, serseri insanlar için kullanılır bu söz.
kafada canlanması için bu beyaz şahinciler vardır mesela arabaya doluşan 5 - 6 kişi onlar işte onlar.
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
müptezel kelimesi daha çok, belki de sadece, esrar severler arasında kullanılan bir kelime. etimolojisi hakkında bilgimiz olmasına rağmen esrar içenlerin kullanımına ne zaman geçti, ilk hangi üflenti kullandı, nasıl yayıldı gibi sorular cevabını bilmediğimiz sorular. bildiğim bir şey varsa o bu kelimeyi kullanan insanların büyük bir çoğunluğunun kelimenin gerçek anlamını bilmiyor olması. -anlamsız bir varoluşta kelimelerin anlamı yoktur, onlar sadece belirler diyorsanız bu başka bir yazının konusu olmalı- kelimeyi kullananlar kelimenin gerçekten "ağır üflenti" demek olduğunu sanıyorlar. oysa kelimenin kapsadığı küme öylesine büyük ve öylesine yayılmacı ki, bir ucundan tüm 21 nci yüzyıl nihilizmine dokunuyor:

arapçada sıradan, bayağı, adi, seçkin olmayan, rezil ve çokluğu nedeniyle ucuzlamış, değersizleşmiş anlamına geliyor. "müptezellerin" kelimeyi farkında olmadan, tam olarak doğru şekilde kullanıyor olmaları oldukça ilginç: müptezeller kahvaltı etmeden bir sigara yapıştırıp günlük yaşantısına devam eden ve artık uykusunda da dahil olmak üzere dumanlı kafayla yaşayan ve bu yüzden ayık kafayı unutmuş, algılarındaki değişimi bir şekilde değersizleştirmiş insanlardır. ne zaman bu tanıma takılsam aklıma devletin ideolojik aygıtlarından tüm gün yapılan bilgi bombandırmanı, seslerin çeşitliliği, basit bir caddeden geçerken üzerinize bir ordu gibi gelen tabelaların ve reklam panolarının süslü ve saygısız ordusu, her gün çıkan binlerce şarkı, yüzlerce kitap, yüzlerce film, çıplaklığa ve dahası pornografiye bile ulaşmanın sürati ve kolaylığı geliyor. milyarlarca insanın yarattığı anlamsız ve değersiz kalabalıkta bizim de sesimiz, fikirlerimiz, eylemlerimiz, bir bütün halinde varlığımız değersizleşiyor. savunduklarımız tarihin de biriktiği sonsuz/dipsiz bir çukurda kalabalığın arasında gözden yitip gidiyor.

yazık bize. onu diyorum.

(bkz: müptezeller çağı)
arsız arsız
kendini yenileyen bir yaşam formu. virüslere benzer sürekli bir değişim halindedir. değişik kullanımları mevcut bir kelimeden ötesi imiş.

üniversitede ilk yılımdı bu kelimeyi duyduğumda sanırım 7 yıl kadar önce. hoşuma gitmişti fonetiği hoş gelmişti. "o ne demek lan?" diye sorduğumda senin gibi herifler için kullanılıyor diye eklemişti arkadaş. vurdum duymaz, boşvermiş, gamsız gibi bi anlamda kullanmıştı. hitabı bana yakıştıran ev arkadaşımının serkeş ve esrarkeş olması da durumumun vehameti açısından belirleyici olabilir. esrarkeşler arasında yaygın bir kullanım olmasına rağmen esrar içenler için değil, belki esrarın etkilerinin ortaya çıkarttığı ruh hali için kullanılıyordu. neyse gel zaman git zaman "müptezel" kelimesini cümle içinde dahi kullanmamıştım. ta ki bu kullanımın yeniden popülerleşmesiyle yeniden karşılaşana kadar. ama artık müptezel kelimesi junkieler için kullanılmaya başlanmıştı. şaşırmıştım. müptezel kelimesi de zamana yenik düşüp masumiyetini kaybetmişti artık. sanırım geçirdiği sorunlu ergenlik onu bir junkieye dönüştürmüştü.

şimdiyse torbacılar için kullanılmaya başlanmış. bu kelimenin değişimini merakla takip etmeye devam edeceğim. yakında feysbuk grubu falan kurulursa şaşırmayın. zihinlerine üflediklerim.
a fine day to exit a fine day to exit
bi müptezeli tanıma rehberi: ciddi rakamlar kazanmasına rağmen hep aynı şeyleri giyiyorsa, üstüne başına bişe alamıyorsa,arkadaş çevresi hep ama hep aynı kişilerden oluşuyorsa, arada para muhabbeti dönüyorsa, bir süre sonra kopuyorlarsa, dinledikleri müzik, gittikleri mekanlar hep aynıysa, gerçek hayatta iyi bir statüde olmalarına rağmen iş arkadaşlarından kimse yoksa ve artık mutlu mu değil mi ne hissettiğini bilmiyorsa.
sychtianarch sychtianarch
eskimiş, değersizleşmiş.

müptela ile karıştırılmış. madem bilgiçlik tadlayacaksınız bari bildiğinizi kontrol etme alışkanlığı kazanın. cehalete bak.


ek: artılar, favoriler havada uçuşmuş. istedigin kadar puanlama algoritması koy, yine al gülüm ver gülüm dünyası. fake ve yan hesapları biliyoruz (demek ki kayıt esnasında telefon numaralarımızı fişlenmek için vermişiz). her şeye çare var.

yazmaya başladığımdan beri bir kaç iyi yazarın hesabını kapattığnı gördüm. bunlar ne sebeple bıraktılar ya da bezdirildiler bilmiyorum. yazarların okunması puanlama sistemi ile belirleniyorsa bu iyi bir yol değil demek ki. kimsenin puanında gözümüz yok ama, uydur kaydır yazanları görünce puanlarına şaşıyorum. madem yaş ortalaması 26, burada milletin birbirini kolladığı, akranlaşma olduğu çok açık.

burda adamın akran grubu olacak, eşi dostu olacak oh, bas artıyı, bas favoriyi. gerçekten, yazılan bir yazının sağlıklı değerlendirilebileceğine inanıyor musunuz?
1 /