müslüman sevmemek

2 /
lazpinokyo lazpinokyo
ya arkadaş ne alıp veremediğiniz var, sürekli müslüman, dinci diye eleştiriyorsunuz, ula mkoduklarım elin hristiyanı, budisti, avrupa dakiler gülbebek mi, açın biraz haber okuyun oralarda da ülkede ki çoğu kötü haber yaygın, bi tutturmuşunuz müslüman dinci diye, siktir git inanmıyorsan inanma çokta sikinde ya müslümanların, ergen gibi gelmiş bir kaçıda, dine inanmadığını filan, bi hava, coolluk filan sanıp onun üzerinden duyar kasıyor, ailenize sabır ne diyeyim.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
dünya üzerindeki çoğu müslüman, genellikle farkında olmadan karşısındaki insan(lar)ı kendisine benzetmeye çalışıyor. müslüman oldukları için dışlandıklarını ve ötekileştirildiklerine inanıyorlar (suçumuz müslüman olmak) ve benzer hisleri bizim de yaşamamızı istiyorlar (suçumuz müslüman olmamak). islamcı denen çengelköy hıyarları müslümanların korku, kaygı ve paranoyalarının farkında ve onları istismar etmeye çalışıyor. herhangi bir konu ya da alanda çıkar elde edebilmeleri için (çift yönlü) müslüman nefretine ihtiyaçları var (hem biz onlardan nefret edeceğiz hem de müslümanlar bizden nefret edecek). bizim gibi pis kafirler onlardan nefret ettiğinde bizi parmakla gösterip "bakın bunlar sizden nefret ediyorlar, sizi bu kafirlerden ancak biz koruruz, bize muhtaçsınız," diyebilirler ve müslümanları hunharca, barbarca, manyakça istismar etmeye devam edebilirler. bu çift yönlü olduğuna inandıkları nefretin en ileri boyutu intihar saldırganlığı. kendilerini havaya uçururken bizi de yok ediyorlar. yani en sonunda birbirimize benziyoruz (aferin). açıkçası biz de onları kendimize benzetmeye çalışıyoruz ancak bunu kötü değil iyi niyetle yapmaya çalışıyoruz.




müslümanlardan nefret ettiğimizde islamcı pezevenklerin istediğini yapmış oluruz. ayrıca insanları istismar eden bir başka kesim olan aşırı sağcıları da tatmin ederiz:




onlar da çift yönlü bir nefrete ihtiyaç duyuyorlar.

dördüncü nesil savaşın hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. bu savaşta amaç düşmanı imha etmek değil onu istediğimiz şekle sokabilmek (genelde umudunu kırmak, ölümü beklemeye başlamasını sağlamak). aslında bireysel olarak ikili insan ilişkilerinde bile böyle davranabiliyoruz. "öteki"ne saygı duymuyoruz, çünkü "öteki" de bize saygı duymuyor. en azından öyle olduğunu düşünüyoruz.





sithin sene sithin sene
insanlar karakterleri yüzünden sevilir ya da nefret edilirler. inanç, ırk ya da ideoloji farklılıkları yüzünden topyekün nefret işi faşistlerin eylemidir. faşistlerin en alası da solcu bozuntularından çıkar.

halbuki müslüman, hrıstiyan, deist, ateist, sağcı, solcu demeden önüne gelene sorsan, sordukların samimi insanlar ise, hakkında fikir sorulan örneğe verecekleri değer belki köpek boku seviyesinde olacaktır, samimiyetsizdir bir kere diyebilirler, götü başı ayrı oynamaktadır belki de, ne sevgiyi ne saygıyı hak etmeyen bir zavallı olduğu halde yaldır yaldır genelliyorsa mesela, nasıl sevilsin bir insan?
bizzatsahsen bizzatsahsen
saygım var ama sevgim yok bir kadın olarak yaşam alanlarımı ve kendime saygımı ciddi boyutlarda sınırlayan ve yok sayan bir din çok da sevimli gelmiyor. ha inananınkini allah kabul etsin mekanı cennet olsun ne diyelim. ama bana bulaşmasın yani herkes kendi işine
2 /