my sister s keeper

4 /
hocam ama ders hakkında konuşuyorduk hocam ama ders hakkında konuşuyorduk
izlediğinizde ağlamamanızın mümkün olmadığı film. filmde üzülüp sorgulayabileceğiniz çok nokta var.

-- spoiler --

- kanser hastası bir çocuğu olan ailenin bütün fertlerinin yaşamı köklü değişikliklere uğruyor. anne işinden vazgeçip kendini hasta çocuğuna adıyor.

- diğer çocuklara yeteri kadar ilgi gösterilmiyor. abinin öğrenme güçlüğü çektiği sonradan anlaşılıyor.

- donör amaçlı dünyaya getirilen anna ise yedek parça muamelesi görüyor.

- hasta kız kate'in ulaştığı olgunluk insanı çok şaşırtıyor.

- kate'in hastanedeki son gecesinde yakınlarının odada olduğu sahnede bana göre garip bir detay var. anne baba ve kardeş dışındaki yakınların kızın hastalığına daha yüzeysel baktıkları ve o telkinler esnasında ailenin yüzlerinin aldığı ifade de üzücü ve gerçekçi olarak nitelendirilebilir.

- cameron diaz'ın çocuğu için saçlarını kestiği sahnede de ağladım diyebilirim.


-- spoiler --

sonuç olarak izlenilesi ve tavsiye edilesi bir film.
orgomelih orgomelih
bazı filmler vardır kendine izlemeye yediremezsin, o cesareti bulamazsın ya benim için bu film o kategoridedir.

kaç zamandır duruyor bilmiyorum. acaba izlesem mi diyorum sonra tekrardan internetteki yorumları okuyorum ve vazgeçiyorum yine, yine diyorum acaba kaldırabilir miyim yükünü.

ama bu sefer kararlıyım, yakın bir zamanda izleyeceğim.
gladsteel gladsteel
camerona gıcık olduğum film. güzel değildir, ama kötü de değildir, yoklukta izlenir yani.

konu tüm amerikan filmlerinde olduğu gibi fedakar ve güzel anneye,yani kadına endekslenmiş. anne, hata yapmadığını düşünüyor, her fırsatta evlatlarından birini tercih edip diğerlerini savsaklamasını savunuyor ve yönetmen olacak popülist de anneyi-ve dolayısıyla kadını-haklı göstermek ister gibi onun mesleğini uzun süre sonra ''kullanmak zorunda kaldığını'', yani yaptığı ''fedakarlığı'' gösteriyor. anne mazlum, anne zavallı, anne fedakar...lan tamam özen göster de, diğer evlatlarını da tamamen terketme lan...

ama klasik popülist yaklaşıma göre, resmen yedek parça dükkanı olarak kullanılan kızcağız ise dava açtığı için şımarık...

yönetmen öylesine yavşak ki, anneyi haklı göstermek için çocuğun avukatının sara krizini koyuyor. bize kendince ''hastalık işte böyle birşey, annenin evlatlarından birini ötekilere tercih etmesi hatalı da olsa haksız olmaz, olsa da günahkar değil'' demeye getiriyor.

tabi o arada diğer abinin hayatını kaybetmesi, sokaklarda heba olması falan annenin sikinde değil haliyle.

ben şurada bizim popülist entellere ne desem azdır ya...

ben siz cahiller için özet geçeyim: cameronun vücut güzel, film biraz efkarlı ama yine de 31 malzemesi mevcut, çocuk şımarık, anne tabi ki ve her zamanki gibi haklı ve mağdur...

yalnız beyler, film baya bunalım, varsa alternatifiniz, oceans eleven falan izleyin, takılmayın bu filmlere.
psikopatpapatya psikopatpapatya
lösemi hastası bir kız var ve onun için bir çocuk dünyaya getiriyorlar, kan için ilik için vs.
izleyin de içiniz sökülene kadar ağlayın. lösemi hastası kızın, yedek parça görevi gören kız kardeşin, biri hasta olmak üzere üç çocuğa sahip olan anne babanın gözünden bakın hayata.
duygu geçişleri, oyunculuklar çok iyiydi. lösemi hastamızın makyajı çok iyi düşünülmüş, hasta bir organizma gibi, sanki rol yapan biri değil de gerçek bir hasta vardı filmde. ben bayıldım.
4 /