nar

1 /
ceycey ceycey
binlerce küçük sulu, kırmızı tanecikten oluşmuş tadına doyulmaz, yemesi ayrı bir zevkli meyve. karasal iklimde yetişir. ağacı suyu sevmez. ekşi ve tatlı olmak üzere iki çeşidi vardır. ekşi narlar nispeten daha küçük olur. nar ekşisi ve nar pekmezi, narın tadılması gereken türevleridir. çok bildik çocuk bilmecelerinin baş rol oyuncusudur.
benign benign
birhan keskin'in güzel bir şiiri.

çiçeklerin eksilen suyuna su,
yazın yanına hatırayı ekledik,
çekirge sesleri ve
öğle güneşi altında narın
olgunlaşmasını bekledik.

bekledik, başka başka odalarda
çektiğimiz ağrı dinsin,
bir çocukluk düşü gibi
ince bir sızıya dönsün diye
yaza sedeften bir anlam ekledik

biliyorsun,
bir başdönmesi gibi sürüyor hayat,
yazların yanına yazlar ekleniyor,
zaman uzun bir sıcağa dönüyor burada,
ağırlığına duygunun, taşınamazlığına
ve yazlar hatıraya...

sığındığımız konuşmalar kesecek mi ağrıyı?
ağacın güzelliğindeki mânâ sönmeyecek,
köklerinde sürecek mi aşk?
ah benim hayal kardeşim,
bizim bu aşktan alacağımız var,
dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı,
yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar.
bettyboop bettyboop
ayıklaması zor ama yemesi de bir o kadar zevklidir.tanelerini o beyaz kısımlarından ayırarak iyice temizleyip bir kaseye koyarsınız,sonra kaşığınızı alarak afiyetle yersiniz.ağzınızda o ilginç tadını bırakırken siz sert kısımlarını çiğnemeye ve dişlerinizin arasından temizlemeye çalışıyor olursunuz.
(bkz: olsa da yesek)
fangiri fangiri
doğu edebiyatında kadına gönderme yapar. rahime daha doğrusu. baharda dalıyla koparılıp duvara değmeyecek şekilde asılırsa kışın afiyetle yenebilir, kendini saklar.
demeter demeter
keloğlan masallarında adı sık geçen meyve. masalların sonunda dev keloğlana bir nar verir, tanelerinin her biri değerli bir mücevher olan.
anosias anosias
nar, punicaceae ailesinden, antik çağlardan beri tümör, bakteriyel hastalıklar, ishal, mantar, ülser gibi birçok hastalığın tedavisinde farklı kısımları kullanılan küçük bir ağacın meyvesidir.

başlıca türkiye, iran, amerika birleşik devletleri, orta doğu ve akdeniz ülkelerinde yetişir. narın yenebilen kısmı önemli miktarda asit, şeker, vitamin, polisakkarit, polifenol ve mineral içerir.
şeker ve asit içeriklerine göre narlar, tatlı, ekşi ve tatlı-ekşi olmak üzere üç grupta incelenir.
narın kimyasal içeriği; türüne, yetiştiği bölgeye, iklime, olgunluğa ve saklama koşullarına göre değişir.
nar taze olarak piyasaya sunulabildiği gibi, nar suyu olarak tüketilip meşrubatlarda, jöle yapımında, tatlandırıcı ve renk verici olarak da kullanılabilmektedir. ayrıca zengin renkli nar taneleri, tatlı ve salatalarda süsleme amaçlı olarak da kullanılmaktadır.

türkiye narın anavatanı içinde yer almaktadır. akdeniz, ege ve güneydoğu anadolu bölgeleri'nde düzenli şekilde üretimi yapılmaktadır. nar üretim miktarımız yıllara göre değişmekle birlikte, son yirmi yıllık dönemde genel bir artış grafiği çizmiştir. yapılan analizlere göre önümüzdeki yıllarda da bu artışın devam edeceği izlenimi ortaya çıkmaktadır. standart çeşitlerle düzenli bahçeler kurulması, seleksiyon çalışmalarının sürdürülmesi, özellikle tatlı ve yumuşak çekirdekli çeşitlere önem verilmesi ve adaptasyon çalışmalarının sürdürülmesi, nar üretiminin yakın gelecekte belli düzeyde de artmasına katkıda bulunacaktır. genellikle yurt içinde tüketilmesine rağmen az miktarda da olsa nar ihracatı gerçekleşmektedir. önemli alıcı ülkeler almanya, avusturya, birleşik arap emirlikleri, belçika ve danimarka'dır.

deneyler sonunda, meyveler arasında % 62,7 ile narın en yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu görülmüştür. narın en yakın rakibi ise % 51,4 ile ayvadır. üzüm, armut, elma ise yüzde 10 seviyelerinde antioksidan aktiviteye sahiptir.

narın toplam ağırlığının yarısını oluşturan nar meyvesi % 80 oranında su içerirken, kalan % 20'si tohumlardan oluşmaktadır. nar suyu ise % 85 su, % 10 şeker, % 1,5 oranında ise pektin, askorbik asit ve polifenolik flavonoid içermektedir. şeker olarak fruktoz ve glukoz, amino asit olarak ise glutamik* ve aspartik asitler dikkat çekmektedir. kül içeriğinin ise yaklaşık olarak yarısı kalsiyumdan oluşur. ayrıca c vitamini, demir ve potasyum da içermektedir.

narda polifenol, tanin ve antosiyanin türü antioksidanlar bulunur. antioksidan miktarının kırmızı şarap, yeşil çay, kızılcık ve portakal suyuna göre üç kat daha fazla olduğu bilinmektedir. antioksidan etkilerine göre karşılaştırıldığında bir bardak nar suyu, iki kadeh kırmızı şarap, on bardak yeşil çay ve dört bardak kızılcık suyu ile aynı seviyededir.

nardaki fenolik bileşikler genelde gallik*, protokateşik*, klorojenik*, kafeik*, ferulik*, orto* ve para kumarik asit gibi fenolik asitlerdir. ayrıca kateşin, quercetin ve floridzin gibi flavonoidler de narın içeriğinde bulunmaktadır.

narın içerdiği en önemli organik asitler ise sitrik*, l-malik ve ogzalik asitlerdir. nar ayrıca düşük miktarlarda da olsa tartarik, sukkinik ve quinik asit de içermektedir.

nar tohumu, hem mideye hem kalbe oldukça yararlıdır. yeşil yaprakları, hamur haline getirilebilir ve göz iltihabına karşı uygulanabilir. nar tohumunun içerdiği östrojenler (estradiol, estron ve estriol östrojenik etkileri sayesinde kadınlarda menopoz`a bağlı olarak östrojen azalmasıyla görülen depresif hal* ve kemik özelliklerinde meydana gelen kötüleşmeyi engellemektedir. narın `göğüs kanseri` tedavisi için kullanılabilmesinde de bu östrojenlerin etkili olduğu sanılmaktadır. nar tohumu bu östrojenler dışında, `testosteron ve beta sitosterol gibi steroid`ler de içermektedir.

nar dış kabuğu ve meyve kabuğu ellajitanin adı verilen hidroliz edilebilir taninler açısından son derece zengin bir kaynaktır. endüstriyel uygulamalarda bu ellajitaninler narın dış kabuğundan ekstrakte edilmektedir. narın dış kabuklarının nar suyu elde ederken oluşan bir yan ürün olduğu düşünülürse, dış kabuk kaynaklı ellajitaninler hem masrafsızdır hem de kaynak sıkıntısıyla karşılaşmadan elde edilmektedir. bu ellajitaninler potansiyel antioksidan etkileri ile ilaç sektöründe kullanılabileceği gibi, kozmetik ve gıda sektörlerinde de bozulma önleyici olarak kullanılabilirler.
nar kabuğu ekstraktları günümüzde solunum sistemi hastalıklarının tedavisinde, kozmetik sektöründe esans hazırlığı aşamasında, gıda sektöründe bozunma geciktirici olarak kullanılmaktadır. nar kabuğunun kan şekerini önemli ölçüde düşürdüğü, ishal ve dizanteriye karşı etkili olduğu, yaraları iyileştirme, bağışıklık sistemini düzenleme, mide koruyucu, larva öldürücü özelliklere sahip olma özelliği yanında antioksidan, anti mantar, anti tümör, anti bakteriyel, anti mikrobik ve anti virüs aktivite sağladığı bilinmektedir .
chrystal chrystal
bolluğu, bereketi simgeleyen meyve. ana tanrıça kibele'nin ve ishtar'ın elinde görülür. yılbaşı gecesi yeni yılın ilk dakikalarında eşikte nar patlatılırsa tüm yılın bolluk bereket içinde geçirileceğine inanılır.
1 /