nazar

1 /
cyberboy cyberboy
yok demeyin var böyle bişiy. hatta bir de duası* vardır, hergün anneme okutturduğumu hatırlarım. bir insana hergün nazar mı değer demeyin, oluyor işte.
dydm dydm
"ay bu bardaklar ne güzelmiş" lafı üzerine bütün bardakların çatlaması, bileğinizdeki kocaman nazar boncuğunun patlaması, topluluk içine girdikten sonra başa gelen aksilikler gibi olaylar sonucu varlığı kanıtlanan, korkulması gereken, korunmak için nazar boncuğu batıl olsa da duası gerekli olan, bazı insanların * başına ciddi dert olan şey
cupid cupid
çok da hurafe olmayan, aslında kişinin içindeki biyo-enerjiyle bağlantısı olan bir çeşit kitleyici güç. öyle hemen etkisini şıp diye göstermez, belli bir zaman sonra olanlar olur. renkli gözlülerde ve ayrık dişlilerde yoğun olduğuna inanılırmış. ne olur ne olmaz diye mavi gözlülerden uzak durmama etkendir de ayrık dişlilerden ne kadar kaçsam da kurtulamam
sade sade
böyle negatif elektrik gibi , görünmez bir güç gibi , ne bileyim değen bir şey işte.

boncuğu batıl inançtır bir boka faydası yoktur. ama üzerinizde metal bir nesne varsa bu nazar denen şey onun üzerinde toplanır size etki etmez diye biliyorum.

bakın, ben tam anlamıyla bir batıl inanç düşmanıyım. ama nazar denen şeye var diyorsam, gerçekten vardır bir bildiğimiz dimi ?

aman aman diyeyim ben size.
takın metal bir zamazingoyu üzerinize
toplayın zararlı ışınları üstüne
sakata gelmeyin derim ben size.
clementine clementine
tecrübelerimle sabit elektrik olayı. niyetle alakalı olduğunu da sanmıyorum sadece birşeye çok beğenerek baktığınızda ki üstüne benim gibi bir de mavi gözlü iseniz, nazarınızdan kurtulmasının imkanı yok. adamı ortasından ikiye bile ayırabilirsiniz.
gölgeningücü gölgeningücü
şu muhteşem şiir:

nazar

gece, leyla'yı ayın on dördü
koyda tenha yıkanırken gördü.
"kız vücudun ne güzel böyle açık!
kız yakından göreyim sahile çık!"
baktı etrafına ürkek, ürkek
dedi:"tenhada bu ses nolsa gerek?"
"kız vücudun sarı güller gibi ter!
çık sudan kendini üryan göster!"
aranırken ayın olgun sesini,
soğuk ay öptü beyaz ensesini,
sardı her uzvunu bir ince sızı;
bu öpüş gül gibi soldurdu kızı.
soldu, günden güne sessiz, soldu!
dediler hep: "kıza bir hal oldu!"
ta içindendi gelen hıçkırığı,
kalbinin vardı derin bir kırığı.
yattı, bir ses duyuyormuş gibi lal.
yattı, aylarca devam etti bu hal.
sindi simasına akşam hüznü,
böyle yastıkta görenler yüzünü,
avuturlarken uzun sözlerle,
o susup baktı derin gözlerle,
evi rüzgar gibi bir sır gezdi,
herkes endişeli bir şey sezdi.
bir sabah söyledi son sozlerini,
yumdu dünyaya ela gözlerini;
koptu evden acı bir vaveyla,
odalar inledi: "leyla! leyla!"
geldi koy kızları, el bağladılar...
diz çöküp ağladılar, ağladılar!

nice günler bu seametli ölüm,
oldu çok kimseye bir gizli düğüm;
nice günler bakarak dalgalar,
dediler: "uğradı leyla nazara!"


yahya kemal beyatlı
heidideki terry heidideki terry
varlığına hiç son günlerdeki kadar inanmadığım kavram.

başarı belgesi mi aldın; asla duvara asma. seneye güzel bir tatil mi planlıyorsun; asla kimseye deme. seviyorum, çok mutluyum...aman hacı naptın !! deme yahu deme.

duyduklarında, gördüklerinde, anladıklarında sinsice baş sallayan insanların negatif elektriğinin gidişatı tersine çevirmesidir nazar.
1 /