necronomicon

1 /
hplovecraft hplovecraft
aslının, seneler önce deli bir arap tarafından yazıldığı iddia edilen, okuyanı delirttiği düşünen kitap. bir örneğinin, ingilterede royal müze'sinde sergilendiği ve özel izinle görülebildiği rivayet ediliyor. aslında kitabı, howard phillips lovecraft alhazred takma adıyla yazdı ve içeriği tamamen hayal ürünü... bunu lovecraft mektuplarında da arkadaşlarına belirtiyor. fakat, bir kitabı hayal ürünü olduğunu bile bile okumak ne kadar zevk verir insana, o da tartışılır. bir de bu kitabı kesinlikle bulamıyorum bir yerde. sahip olan varsa, bana ulaşsın lütfen
ati ati
ne menem bir kitapsa, içinde karabüyü, ölüler hakkından tutun da, yaşamın yaratılışı, yüce eskiler gibi diğerleriyle alaksız konuları da barındırır. yazan adam çok yönlüymüş, tuhaf, korkunç herşeyden biraz anlıyormuş demek ki
jamesdean jamesdean
necronomicon ilk kez lovecraft'ın karısı greene ile tanışmasından üç ay sonra 1921 ekim'inin ortalarında yazdığı "the haund" adlı öyküsünde bahseder. necronomicon'nun yazarı olan abdul alhazred ise ilk olarak 1921 ocağı'nda yazdığı "adsız kent" isimli öyküsünde geçer. necronomicon gerçek midir? lovecraft hakkındaki en yaygın yanılgı budur, bu konu belki de onun çevreleyen tüm belgeleri ustaca yaratması yüzünden kaynaklanmıştır. yarattığı mitolojinin daha gerçekçi gözükmesi için abdul alhazred adından bir karakter yaratıp arkasından, onun necronomicon'u yazdığı hikayesini tasarlamıştır. necronomicon, cthulhu'nun mitlerinin bir hayali parçasıdır, lovecraft bunu mektuplarında belirtmiştir. kendisi bu kitabın olmadığı ve bir hayal ürünü olduğunu çoğu mektubunda cevap olarak vermiştir. kitabın gerçek olduğunun british museum'da saklandığının, papa tarafından yasaklandığının vs... iddialar vardır. internet üstünde bakılacak olursa bir çok necronomicon'nun olduğu görülebilir. yaklaşık 15 farklı yazar tarafından ele alınmış ve necronomicon olduğu söylenen bir çok kitap var. iki ciltlik, tek cilt vs... şeklinde bunlar satılıyor. eğer kara büyü, ölüm, satanizm, simya vs... konularını içine alan yasaklanmış bir kitapsa neden internet ortamında satılıyor? yasaklandığı halde neden ortalıklarda dolanıyor? cevap basit, çünkü böyle bir kitap olmadı ve satılan veya necronomicon olduğu iddia edilen kitaplarda birer tuzaktan başka bir şey değil. lovecraft, robert ervin howard'a yolladığı bir mektupta abdul alhazred adını küçükken okuduğu arap kitaplarının etkisindeyken, aklına gelen bir isim olarak anlatmıştır. necronomicon sözcüğünün necros - ölü, nomos - yasa, eikon - imge sözcüklerinden türetilmiş olduğunu yazmıştır. george lucas, jedi'leri ve felsefelerini yarattı, hatta dünya üzerinde jedi dinine mensup ve benimseyen bir çok insan var. yinede jedi'lerin efsane haline gelen bir seri film olduğunu ve george lucas'ın aklından çıkan bir evrene mensup hayal ürünü olduklarını iyi biliyoruz. cthulhu mitosuda lovecraft'ın aklından çıkmış ve yazarın yine araştırdığı sağlam bilgilerden oluşan bir temele sahip, fakat tamamen ayrı bir hikayesi ve efsanesi olan bir mitolojidir. necronomicon veya diğer adı ile al azif'de bu mitolojinin bir parçasıdır. cthulhu'ya inanan ve onu arayan insanlar vardır ki cthulhu tarikatları kurulmuştur. george lucas ve jedi örneği gibi, cthulhu ve necronomicon birer hayal ürünüdür. sadece insanları korkutmak ve etkilemek için oldukça gerçekçi ayrıntılara ve bir tarihe sahiptirler. yinede oldukça etkilenen insanlar onun gerçek olduğunu zanneder ve inanırlar. inanıp inanamamak kişilere bağlıdır ve karışılmaz. bence bir palavra gerçek değil, lovecraft zaten mektuplarında kendi itiraf etmiş. kitabın kendisinin yarattığını ve hayal ürünü olduğunu belirtmiş. cthulhu mitolojisinin etkileyiciliği için, necronomicon ve onu yazan bir kişi tasarlanıp, bunun ustaca kaleme alınması onu gerçek kılmıştır.http://www.kanguncesi.com/kg/ adresinden isteyen güya necronomicon olduğu iddia edilen kitabı indirebilir.
kuzudis kuzudis
el arab tarafından yazıldığı one sürülen ve lanetli olduğu düşünülen kitap. nam-ı diğer ölü adlar kitabı. orjinalinin ingiltere'de bir müzede saklı tutulduğu söylense de pek inandırıcı değildir. kerameti ölüleri geçici bir süre için diriltmeye yarayan büyüleri ihtiva etmesidir. kuran'da büyünün yasaklandığını, ve var olmayan birseyin yasaklanamayacağı teorisinden yola çıkarak büyünün gerçekten var oldugunu hesaba katarsak, böyle bir kitabın olması da muhtemeldir aslında. sorun nerde ya da kimde olduğudur. bakara suresinde harut ve marut adli iki varlığın, insanlara bunu kötü yolda kullanmamaları ve allah'a bolca şükretmeleri karşılığında büyü ilmini öğrettiği anlatılır. ola ki el arab' da bu kavmin soyundan geliyordur. ve ola ki kendisine anlatılanları bir kitapta toplamıştır.. ve bu da o kitaptır. kim bilir...?
eksiksizuyum eksiksizuyum
içinde büyüler de barındıran bir kitap olduğu rivayet edilir. ay ışığında 3 defa tekrarlanan sözcükler... temiz parşömende oluşan şekiller... baktığım kadarıyla var içinde bir şeyler. çok uğraşıp kafayı yaranlar varmış. ilk nüshasının insan kanıyla keçi derisi üzerine yazıldığı da söyleniyor. rivayet çok.

ama esas büyü kitabı derseniz şu: (bkz: ramil)
geber marla singer geber marla singer
necronomicon'ın gerçekten var olup olmadığını sormak, simyacıların zamanın bir noktasında gerçekten istanbul'un yeraltı dehlizlerinde felsefe taşını elde edip edemediklerini sormak gibidir. asla emin olamayacağımız hayal kırıklıkları kanat çırpar semada ve insanoğlunun kendi elleriyle yarattığı sırlar var. gece yatağına uzandığında uykularını kaçıran kayıp sözcükler, başka başka yüzyıllardan göğsüne ağırlık eden yalvarırcasına gerçekleşmesi istenen dilekler..

necronomicon, bu düşün en tatlı ve en karanlık saati oldu bugüne dek. dünya böylesine yoksul ve sefil olduğu sürece duaların yönü bellidir; "perilere inanmadığını söylersen, bir yerlerde bir peri ölür."

anka kuşu'nun gerçekteki hikayesini bilmek sıkıntısından belki de, bu kez necronomicon'u elle tutmak isteriz. sokak köşelerinde kızışan anarşistlerine karşın, "otur oturduğun yerde!" der paniklemeye pek bir müsait anneler, dünya gözlerinde alev alıp tutuşurken evrenin gördüğü en umursamaz ve tatlı haliyle kıvrıldığı yerden gözlerini şöylesine bir aralayıp sana bakar kedi.. işte böylece ayrılıktan sonraki ilk gün gibi her şeyin tadı tuzu kaçar. yoksunluğun, sarhoş olmanın bir anlamı olsun diye ılık ılık yanar kalp, alev alev yanar göz yaşları.. bilinir aslında kendini yitirircesine bir şeyi dilemenin sana ona sahip olma hakkını vermediğini fakat gene de bir yerden sonra bu kitaba ne kadar uzak olsak da, iki cümle taçlandırır korkunç duaların sonunu;

"so close no matter how far
couldn't be much more from the heart"
pool of sorrow pool of sorrow
küçük iskender'in bir deneme kitabıdır aynı zamanda. sosyalizm'i ve eşcinselliği çok uç noktalarda imgesel olarak anlatır kitapta.

"hayatla sidik yarıştıran çocuklardık biz!

manamızın tansiyonu yükseti ve biz sürat yapmaktan hoşlanırdık geceleri. geceleri sokaklarda, barlarda, yataklarda, kavgalarda sürat yapardık. bir yanımız delikanlıydı hep. aşklara pandik atardık.

bir yanımız dişiydi: acıdan çok büyük yürekli evlatlar doğururduk. kin tutardık. kin tutmak, karanlığın lütfudur. kin tutmak, racondur. kin tutmak, hafızadır, unutmamaktır. zehrini son güne, son darbeye, o saniyeler arasındaki tek vuruşa saklamaktır.

kin tutmak, bir insandan bir halk yaratmaktır."

şeklinde yazıları barındıran arka kapağa sahiptir.
1 /