neden evlenmiyorsun

1 /
neva neva
aslında...

evlenmek isterdim,
süper bir düğünüm olsun,
bembeyaz, sırtı açık bir gelinliğim olsun,
annem sevincinden ağlasın diye..
kıvırcık saçlı bir kız çocuğum olsun
ve bana anneler gününde
çarpık çurpuk yazısıyla
okulda yaptıkları kartı getirsin diye...
geceleri gök gürleyip fırtına çıktığında
korkarak yastığıma sarılmayayım diye...
sevdiğim erkek bana! :
canım karıcığım desin diye...
artık yemek yapmayı öğreneyim,
devamlı
yumurta ve makarna pişirmeyeyim diye...
ama


evlenmiyorum:
sevdiğim erkeğin
kirli çamaşırları,
lavobodaki sakal artıkları,
kaprisleri, küfürleri,
vurdumduymazlıklari ve
yalanları arasında
onu neden sevdiğimi unutmayayım
diye...
işin içine
para ve çıkar hesapları girdiği zaman
büyük aşkların
nasıl küçüldüğünü görmeyeyim
diye..
aldatılmanın dayanılmaz hafifliği (!) ile
tanışmayayım diye...
canım babacığımdan kalan tek sahip olduğum şeyi,
soyadımı verip
yerine
bana soyadından başka verecek
çok büyük
birşeyi olmayan birininkini
almayayım
diye....
gece
kız arkadaşim ağlayarak bana telefon
açtığı zaman
kedime ertesi gün için mama koyup
geceliğim ve diş fırçamla
onun evine gidebileyim
diye..
ben olgusunu daha yeni yeni öğrenmişken,
bunu biz olgusuna değişmeyeyim
diye...
hiç düşünmüyorum evlenmeyi
bir gün beni çok! üzer gereksiz şeylerle
ve bir özür dilemeyi akıl bile edemez diye

*
shade shade
aslında...

evlenmek isterdim
krallar gibi düğünüm olsun
şöyle pierre cardin kravatlı siyah bir takım elbise çekmişim üstüme
babam gururla sırtımı sıvazlasın
koca pipili bir oğlum olsun diye...
ve babalar günün de
pilot kalemle yazılmış
arkaşına yaptırdığı kartı getirsin diye...
geceleri susadığım da yada çeyrek ekmek arası peynir çektiğinde canım
hay mına koyim kim kalkcak şimdi deyip yastığı kemirmeyeyim diye...
beni seven karım bana! :
buyur bey ne istemiştin desin diye...
artık eline sağlık demeyi öğreneyim
devamlı
yumurta ve makarna pişirmiyeyim diye...
lakin

evlenmiyorum:
aldığım karının
paçalı donları
küvette ki bacak kılları
dırdırı,basenleri
beyaz sütyeni ve
makyajsız suratıyla
onu neden eş olarak seçtiğimi unutmayayım
diye...
işin içine
para ve çıkar hesapları girdiği zaman
aldığım karının
istemeye gelen zengin eski talipleri düşünürek orospulaştığını görmiyeyim
diye...
aldatılma sonrası iki kişiyi doğramak zorunda
kalmayayım diye...
saygıdeğer babamdan kalan tek sahip olduğum şeyi
soyadımı paylaşıp
karşılığında
babasından bir arsa ne bileyim bir daire
getiremeyen birini
sülaleme katmayayım diye...
gece kız arkadaşım azıp ta bana
telefon açtığı zaman
kendime gece için bir viagra koyup
allah ne verdiyse tüm gücümü alıp
karıya iki sümsük atmadan
onun evine gidebileyim diye..
am olgusunu daha yeni yeni öğrenmişken
bunu tek bir am olgusuna ingirgemeyeyim
diye...
ne düşüncem len evlenmeyi
bir gün beni çok sıkar eminim
ve bir fanteziyi yapayım komşu nerimanı da çağırayım demeyi akıl bile edemez diye...

*
hidrolaz hidrolaz
üniversiteyi bitiren veya üniversite okumamış ise askerlikten gelen erkeklere ve en geç 22 yaşına basmış -zira bu yaştan sonrası ne alakaysa evde kalmış sınıfına giriyor- kızların sıkça karşılaştığı sorun, dikkatinizi çekiyorum soru değil sorun.

nasıl evlenelim arkadaş,varsayalım universiteyi yeni bitiren bir erkeğimiz evlenmeye kalktı hadi askerliğini yedek subay olarak yaptı ve bir miktar para biriktirdi ki bu olasılık yani yedek subaylık çok düşük bir ihtimal, bu evlilik sürekli bir iş ister öle hanım bugün para yok bugünde aç kalalım yoksa sigara alamıyacağız diyemezsiniz, yerler adamı. hadi bi iş buldun ki bu ihtimal günümüz koşullarında yedek subaylık şansından oldukça az gibi duruyor, aldığınız maaş ne kiranıza yeter ne yemenize içmenize bırakın hafta da bir sinemya gitmeyi ara sıra dışarıda yemek yemek gibi romantik atraksiyonları. ki bunlar evlenildikten sonra ki sorunlar bundan önce önünüzde dağ gibi düğün problemi vardır koltuk takımı alıcaksın, beyaz eşya alıcaksın, halısıydı perdesiydi güpürüydü güzelinden olacak, televizyon lcd olsa iyi olur da derler adama zartıydı zurtuydu düğün salonuydu en az 20 bin ytl efendim, bakmayın öyle bu da en iyi ihtimal ile. çok yakın zamanda hesapladım ben bunu, velhasılı bu zamanda ailenizden destek görmüyorsanız veya başınıza talih kuşu denilen kuş konmuyorsa çok zordur evlenmek, göt ister hele ki genç yaşta.

ha bir de madalyonun öbür yüzü var yok değil, karşınıza anlayışlı bir eş çıkar sizin bütün dertlerinize ortak olayım bana yeter der ve tek göz sobalı bir evde sizinle bu hayat denen hilesiz oynanması zor olan oyunda hertürlü beraber olma sözü verir ve hayata 4 el ile sıfırdan başlamaya razı olursa ne ala gidin evlenin ama bu zor bir ihtimal tabi, eşi geçtim bu kadar fedakarlığa kendinizi bile hazırlamanız zor bu yüzden götü düzeltene kadar size bu sorunu yada bir başka deyişle soruyu sorana ver parasını evleneyim deyin o da olmadı siktir çekin.
burdan farklı görünüyor burdan farklı görünüyor
anne, baba, kardeş ve sizi oldukca iyi tanıyan herhangi bir yakınınız -üzerinizde baskı yaratamak gibi bir düşünceleri yoksa- böyle bir soru yöneltme gereği duymazlar. evlilik konusunda kesin bir karar almışsanız ya da farklı sebeblerden dolayı bazı şartların oluşmasını bekliyorsanız, zaten yakınlarınızla bunu paylaşırsınız genelde. size rahatsızlık verebilecek olan, çevrenizdeki diğer insanların bu soruyu yerli yersiz yöneltmeleri ve ciddi anlamda bir cevap beklemeleridir. en kibarından, "sana ne arkadaşım?" deyip mutlu yaşantınıza devam etmek istersiniz ama peşinizi bırakmazlar.
(bkz: özel yaşamımla ilgili soru istemiyorum)
edge edge
nefret ettiğim soru, resmen insanlar farkında olmadan evlenmeyi birbirlerine dayatmayı kendilerine görev biliyorlar. cevabının 'sana ne' olmaması için terler döktüğüm soru.
maia maia
"tüm koşulları sağlıyorsun, vakti geldi. hatta bizim bilmemkim..." diye devam eder genellikle bu cümle. saçmadır, kime nedir. cevabını vermeye gerek duyulmayandır.
sonradan gurme sonradan gurme
bu tür sorulara cevap vermeyiniz efendim...kendilerine bu had verilmemesine rağmen özel yaşamınıza bodoslamasına dalmayı marifet sanan bu kişilere cevap mevap vermeyiniz...
sanki cazorla sanki cazorla
bu şekilde sorulması, yani hesap sorar gibi yöneltilmesi en az bir akla yatkın sebep tarafından bile meşru kılınamayacak soru..

akla yatkın bir sebep aramayın bu soruyu hesap sorarmışçasına yöneltmek için birilerine, arayan varsa da uyarın çok uzağa gitmeden, kaybolmasın.
sonra bi de onu ara dur işin yoksa..
1 /