neden evlenmiyorsun

12 /
ajankemal ajankemal
"geçmişinde ne boklar yedi kim bilir?" düşüncesi geliyor benim aklıma. 2. sırada aile geçindirmek için yeteri kadar kazandığımı düşünmüyorum ve son olarak tahammül edebileceğimi sanmıyorum. çok çok daha fazla olgunlaşmam gerekiyor sanırım.
parkla ilişkiler uzmanı parkla ilişkiler uzmanı
o yola bir kere başvurdum söz yaptık vs. beni öyle pişman ettiler ki büyük konuşmayayım ama evlilik uzak bir düşünce artık bana bir daha evlenecek kadar kimseyi sevip değer vermeyi ve emeğimin yüzüme vurulmasını istemiyorum.ne anasının fitnesi ne babasının hede hödösü bitmedi.kızla mı ailesiyle mi evleniyordum anlamadım.en acısı belki şuydu herşeyimsin diyen insanın profesyonel bir dansözden bile daha iyi kıvırıp 360 derece dönüş yapmasıydı.burdan ona sesleniyorum öyle pat diye yarı yolda adam bırakılmaz başına gelmez umarım çok kötü bir durum.çevrenin aaa neden olmadı sorularına cevap vermekte cabası.
adagiettoo adagiettoo
bazı şeyler toplum içinde dile getirilemiyor. insanlar senin anlattıklarından çok anlatmadıklarına kilitlenip ortaya bambaşka bir hikaye çıkarabiliyorlar. o yüzden bu soruyu soran herkese 'nasip' deyip geçerim. bu konuda daha bir allah'ın kuluna tek bir cümle kurmuş insan değilim. değmez, değmiyor. ama burda anlatabilirim. kendim rahatlarım size bir şey olmaz en kötü eksiler geçersiniz. daha kötü ne olabilir? hiç.
gerçekten evlenmeyi çok istiyorum. çünkü bu hayatı tek başına göğüsleyebilmek çok zor. her geçen gün pilimin bittiğini hissediyorum. bu hayat zor ama bu zorluğu birlikte paylaşacağın insanı bulmak da çok zor. ben insanlara güvenmiyorum bile diyemem size. çünkü ben insanları anlayamıyorum, ne yapmak istediklerini çözemiyorum. insanların iki yüzü var özellikle ilişkilerde bu böyle. ve ben kısacık hayatımda şunu iyi öğrendim: bir insan kendisiyle ilgili hangi özelliği ölümüne reddediyorsa kesin o öyledir. insan, garip bir varlık. ben zarar görmekten çok korkuyorum çünkü hep zarar gördüm. insan gibi ayrılık süreci bile yaşayamadım hiç, saygı duyulmadı, saygı görmedim. tek yaşadığım için herkes hayatımda söz sahibi oldu ve söylemesi çok zor olsa da arkamda kimsenin olmamasını fırsat bildiler. biri 2012'de ayrıldıktan sonra çilingir arkadaşını çağırarak kapımı açtırıp evin içine fareler bırakmıştı. ben bu travmayı atlatabilmek için hem tedavi gördüm hem de yıllarca bunun yargı süreci devam etti. o beraat etti ben tükendiğimle kaldım. arada rüyamda fareler görüp uyanıyorum, ışığı açıyorum etrafa bakıyorum hemen. insanları sevgiliyken değil ayrıldıktan sonra tanıyorsun. kendi kız kardeşi de yalnız yaşıyordu. bir gece kız kardeşi şimşekten korktuğu için abisini aradığında abisi araç kiralayıp kaç km uzaklıktaki kardeşinin evinde almıştı soluğu 'aman korkmasın kıyamam' diye. ben de imrenmiştim. beni de öyle korur zannetmiştim. o işler öyle değilmiş. bana böyle bir psikopatlığı zevk ala ala yapacağını söyleseler dahi inanmazdım. benim kimsem yok ki. günahtır ya düşman düşmana yapmazdı bunu, kıyamazdı. ama eller böyle kıyıyor işte. hiç acımadan. herkes cici yüzünü gösteriyor maskenin arkasında ne var bilmiyorsun. mükemmeli aramıyorum ben mükemmel değilim. herkesin iyi huyları var kötü huyları var. teraziye koyduğunda iyi huyları ağır bassın, yeterli.
uykusuzyolcu uykusuzyolcu
geçenlerde kuzenimin isteme merasimi oldu. kuzenimin sevgilisinin ailesinden gelenlerden bir kaçını tanıyordum. muhabbet, sohbet falan derken konu bana geldi tabi ben 30 küsürlerde, kuzen de 20lerin ortalarında olunca.
neden evlenmiyorsun, bir dahakine senin de kahveni içelim, ay yok mu biri, nasip kısmet tabi bu işler...
baktım sohbet baya bana döndü ve uzayacak gibi, 'eveeett, bana da acıdığımıza göre artık kuzeni isteseniz mi acaba?' dedim. herkes güldü falan, isteme merasimine geçildi, tamamlandı.
kuzenime söylediğim şeyi size de söyleyeyim;
şayet gerçekten anlaşabildiğiniz, beraber gülebildiğiniz, aynı dili konuşabildiğiniz, sizi anlayan ve size değer veren birini bulduysanız, onu harcamayın ve geciktirmeyin. çünkü bu hayatta size ya bir kez denk gelir ya da hiç gelmez. yaş ilerledikçe zorlaşıyor bu işler dedikleri de doğru, karakter oturuyor, yalnızlığa alışılıyor ve hatta seviliyor, bilmiyorum belki bir yerden sonra zorunluluk gibi göründüğündendir, emin değilim.
insanlara da üstünüze vazife olmayan konularda soru sorma hadsizliğinden vazgeçin, çok umurunda değilse çok canına batmaz, şakasını yapar, konuyu kapatır, üzerinde konuşur ya da konuşmaz, etkilenmez ama ya umurundaysa ve hatta çok kötü şeyler yaşadıysa? ki böyle tanıdıklarım da var.
insanlar, bu örnek özelinde değil, genel olarak çok acımasız.
bu arada evlenmemek ölüm olmadığı gibi, evlenmek de meziyet değil. çok da şeetmeyin yani.
fark ettim fark ettim
-neden evlenmiyorsun?
+teyzeciğim bu soruya verilecek yanıt yok. soru yanlış bir kere.
-nasıl sorayım?
+neden evlenemiyorsun diye sorsan durumumu daha net öğreneceksin.
-neden evlenemiyorsun peki?
+bu sorunun o kadar çok yanıtı var ki koronadan dolayı kısa tutulmuş mesafeli bayram ziyareti yetmez maalesef. bir soru daha var işte onu sordun mu ortalık karışır?
-aaa hangi soruymuş o?
+neden evli değilsin sorusu. bu sorunun yanıtı için bir büyük açmamız gerekli. malum normal insanlar eğlenmek için içer biz içimizdeki arabeske yenilmek için içiyoruz. he bir de kurbanla rakı günah (iç ses benim için değil de seni bilemem).
arıbeyi arıbeyi
yaşın gelmiş sen niye ölmüyorsun?
sen niye boşanmıyorsun?

bu sorular sorulduğunda orada olmak isterdim.

bir gün eşimin almancı kuzenlerinin akraba ayinine katıldım. 88 tane dayı var. nerden buluyolar bu kadar dayıyı bilmiyorum neyse.

tavuğun suyunun suyu teyzeyi ziyarete gittik. ben de o dönem işsizim iş bulamıyorum stresteyim. yau kadın habire bana dönüp dönüp sen ne iş yapıyorsun oğlum diye soruyor.

ya kardeşim işsizim hatırlatma. bi kere sordun bi daha niye soruyorsun? zaten sıkılıyorum.

porno sektöründe vale olarak çalışıyorum teyze oldu mu? rahatladın mı?

böyle durumlarda insanların abuk subuk konuşmalarının tek nedeni var. açacak mevzuları yok klasik soruları soruyorlar.
gayfe gayfe
bu soruyla çok karşılaşıyorsunız etrafınız muhafazakar gelenekçi insanlarla sarılı. çünkü ben afyon a gidince karşılaşıyorum bol bol. benim akrabalar görücü usulu evlenmiş başka türlü sevişemeyen, afyondan başka yer görmeyen, başka hobileri olmayan insanlar. öyle mutlular, başka hayatlar bilmiyorlar ve evlenmezsen mutlu olamazsın sanıyorlar. yani desen ki, benim sevgilim var arada bana geliyor, benim 30 m2 tek kişilik evim var minnacık, temizleme derdi yok bir şey yok, hayatım zaten dışarda geçiyor, evlenmek istemiyorum, sorumluluk sevmiyorum, çük de buluyorum arayınca çok şükür desen ölürler. beni meydana yarı belime kadar gömüp taşlarlar. annem babam afyonda barınamaz, abartmıyorum. o yüzden onlar sorar biz kem küm ederiz. biz kem küm ettikçe içten içe sevinirler. kız okudu ama evde kaldı, bak benim torunlarım var boyum kadar diye. yaşlı sevindirmek sevaptır. napiyim naile teyzecim çıkmadı senin kızın gibi hayırlı kısmet diyin. ne diyelim yani, ne yapabilirsin akrabalarını ve coğrafyanı seçemiyorsun ve ben afyonluyum.
badass badass
karşılaşmayı en sevdiğim sorudur. ekseriyetle hadsiz akr*ba kişilerinden geldiği, ve badass kişisi kesinlikle "elalem ne der" düşüncesini hayatının bir saniyesinde bile aklına getirmediği için komik durumlara gebedir. soruyu asla cevaplamam, bazen soranla taşak geçerim, bazen saldırıya geçerim.

-neden evlenmiyorsun? (her konuda hadsiz bir abla)
+menopoza girdin galiba ... abla?
-ay ne münasebet o ne biçim soru terbiyesizleşme
+ne bileyim sadece bizi ilgilendirmeyen şeyleri konuşuyoruz sandım bir an.

-neden evlenmiyorsun? (her fırsatta evliliğe söven sığır kuzen)
+içinden bile olsa bir defa bile "evlendiğim günü sikeyim" demediysen bu soruyu bir daha sorar mısın?
-...

-neden evlenmiyorsun? (kocası her fırsatta boynuz takan akr*ba)
+hastasıyım kadınların, katlanamıyorum hepsine veda etme fikrine

-neden evlenmiyorsun? (paso kavga eden bir çift)
+sahi yav, siz neden boşanmıyorsunuz? sürekli kavgalarınızı duyuyoruz.
-(anlaşılamayan sesler)

-neden evlenmiyorsun? (bu soruyu sorabilecek haddi kendinde gördüğüne şaşırdığım, ömrümde 2 defa falan gördüğüm bir akraba)
+eşcinselim ben, bizim evlilikler hala yasal değil.

-neden evlenmiyorsun? (küfürden, terbiyesizlikten haz etmeyen bir sığır)
+sanki evlenenlerin başı göğe eriyor hıammmına koyyim.

-neden evlenmiyorsun? (evliliğe "beleş seks" olarak baktığını bildiğim bir başka sığır)
+sığır olmadığımdan insanların yapabilmek için evlendikleri şeyi evlenmeden de yapabiliyorum. evlenmek çeşitliliği kısıtlıyor.

bu en sevdiğim, lol.
-e okul da bitti, evlilik ne zaman? (amcamın eşi, patavatsız ötesi)
+bak bak arkanı dön kim var orada?
-annen?
+sor bakayım anneme bana bu soruyu kendi sorabilir miymiş?
-...
+sor bakayım anneme bu soruyu sorsa ben ona neler derim?
-...
+şimdi kendine sor bakayım sana neler deme ihtimalim var?
-...
+aynen öyle.

arkadaşlar, 3 günlük dünya bu bakın gerçekten hoşunuza gitmeyen en ufak bir şeyin bile tadınızı kaçırmanıza izin verdiğinize değmez. benim bu tip çıkışlarım sayesinde serseri mayın olduğumu sonunda herkes anladı ve bana bulaşmıyorlar. bana soru sormadan en az 5 defa düşünüldüğünü hissediyorum ve kafam çok rahat. gencinden yaşlısına kimse hadsizliğe bulaşmıyor. hatta ailem de dolaylı olarak biraz bu duruma bozulduğundan eskiden çok ısrar ettikleri akr*ba kişilerinin arasında (düğün, cenaze, bayram, seyran...) bulunmam yönündeki taleplerini tam tersine çevirdiler, artık bayramlarda bile kendileri geliyorlar.

çekin kılıcınızı, savurun sığırın üstüne üstüne.
sevgili jane sevgili jane
arkadaşımın 3. çocuğu olurken benim bu soruya cevabım 'ben daha çocuk sayılırım'

bu yaşta evlenilir mi be
evlilik bir yetişkin aktivitesidir
12 /